Gündem

Tıp-İş Yönetim Kurulu: “Sözler masada kaldı”

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş), Sağlık Bakanlığı’nın, “hukuk dışı baskıları durdurmaması, yasa ve istihdam sözlerini takvime uygun somutlaştırmaması” halinde mücadelenin dozunu artırmaktan ve halkın nitelikli sağlık hakkı için sahadaki direnişi büyütmekten çekinmeyeceklerini duyurdu.

Kıbrıs Türk Hekimler Sendikası (Tıp-İş), Sağlık Bakanlığı’nın, “hukuk dışı baskıları durdurmaması, yasa ve istihdam sözlerini takvime uygun somutlaştırmaması” halinde mücadelenin dozunu artırmaktan ve halkın nitelikli sağlık hakkı için sahadaki direnişi büyütmekten çekinmeyeceklerini duyurdu.
Tıp-İş Yönetim Kurulu imzasıyla yapılan açıklamada, “Sağlık Bakanlığı’nın son açıklamaları ve hastane yönetimleri üzerinden yürütülmeye çalışılan ‘böl-yönet’ politikaları, üzülerek görmekteyiz ki çözüm iradesinden değil, kaos ve baskı arzusundan beslenmektedir” denildi.
Bakanlığın bir taraftan söz verirken, diğer taraftan da idare eliyle baskı yaptığı ileri sürülen açıklamada, şöyle devam edildi:
“13 Şubat’ta ‘diyalog’ diyerek, grevimizi askıya aldığımızda, karşımızda yapıcı bir muhatap bulacağımızı ummuştuk. Ancak geçen bir haftalık süreçte gördük ki, Bakanlık masada ‘yasa çalışması’ vaat ederken, sahada klinik şeflerimizi tek tek çağırıp, baskı altına almaya, kolektif yönetim kurullarını hukuka aykırı şekilde parçalamaya çalışmaktadır. Yasayı biz hatırlatmak zorunda kalıyorsak, Bakanlık ya kendi yasalarından bihaberdir ya da kasten yan yol sapmaları ile çiğnemektedir.”

-“Asıl mağduriyet eksik kadrolar ve ilaçsızlık”
Asıl mağduriyetin eksik kadrolar ve ilaçsızlık olduğu ifade edilen açıklamada, “Sayın Bakan ‘halk mağdur ediliyor’ söyleminin arkasına sığınarak, başarısızlıklarını örtbas edemez” denildi.
Halkı asıl mağdur edenin, yıllardır açılmayan münhaller, hastanelerde bulunamayan temel ilaçlar, hekimi tükenme noktasına getiren sistemsizlik olduğu kaydedilen açıklamada, sağlığın, ülke gerçeklerinden bağımsız olmadığı, kurumları peşkeş çekme girişimlerine ve yolsuzluk iddialarına karşı durulmasının “sağlık dışı” olarak nitelendirilmesi reddedildi.

-“Bizler masadayız ama bu masa koşulsuz bir teslimiyet masası değildir”
Sağlıklı bir toplumun ancak hukukun, şeffaflığın ve kamusal değerlerin korunduğu bir iklimde mümkün olduğu vurgulanan açıklamada, “Ülkenin geleceği karanlığa sürüklenirken, hekimlerin sessiz kalmasını beklemek, meslek onurumuza hakarettir. Sonuç olarak bizler masadayız ama bu masa koşulsuz bir teslimiyet masası değildir” denildi.
Açıklamada, “Eğer Bakanlık hukuk dışı baskıları durdurmazsa, özellikle sendika yönetim kurulu üyelerine yönelik idarecilerin eliyle bezdirme çalışmalarına son vermezse, bu tehditkar ve ada insanına yakışmayan baskıcı üslubundan vazgeçmezse, verdiği yasa ve istihdam sözlerini takvime uygun somutlaştırmazsa, hekimlerin demokratik haklarına yönelik tehditkâr tutumundan vazgeçmezse mücadelemizin dozunu artırmaktan ve halkımızın nitelikli sağlık hakkı için masadaki yerimizi terk edip, sahadaki direnişimizi büyütmekten çekinmeyeceğiz” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, Sağlık Bakanı, tüm iktidar vekilleri, hükümetin ve kabinenin başı olan Başbakan toplum adına sağduyulu olmaya davet edilirken, “Halkımız müsterih olsun, kavgamız koltuklar için değil, çocuklarımıza borçlu olduğumuz insanca bir sağlık sistemi ve yaşanabilir bir ülke içindir” denildi.