Yine Seçim...

25 Haziran 2023 Pazar günü yine seçim var. O gün KKTC seçmeni sandığa giderek boş olan bir milletvekilliği ile yerel yönetimlerdeki boş sandalyeler için oy kullanacak.
Seçim konusu, KKTC özelinde genellikle “hareket,” “dinamizm” ve ülkenin şenlenmesi demektir ama bu kez değişik bir ortam var. Üstelik KKTC seçmeninin, -ilgisi giderek azalsa da- genelde önemsediği seçim, bu kez “soğuk” karşılandı gibi! Aslında “gibi”siz “karşılandı” demek abartılı bir saptama olmaz ama benimki yalnızca kişisel bir saptama olduğundan “gibi” dedim.
İzleyebildiğim kadarıyla bu ara seçimi “abes” ve “gereksiz” görüp harcanacak milyonlara değmediğini düşünen çok insan var. Hatta son zamanlarda sosyal medya üzerinden ya da paralı ilanlarla belli konularda “görüş” bildiren Ahmet Sanver, bu “ara seçim”e harcanacak para ile neler yapılabileceğini de açıkladı.
Sanver’e göre, ara seçim için harcanacağını öngördüğü 30 milyon TL ile bakın neler yapılabiliyormuş: 2 adet okul, 2 adet rehabilitasyon merkezi, 1 adet hastahane, 20 adet sağlık ocağı, 4 adet açık 1 adet kapalı spor salonu, 13 kilometre duble yol, Lefkoşa-Girne yoluna bir yonca, 2 fabrika.
Tabii ki tümü birden değil herhalde! Olasılıklar arasına “ya da” demek gerekir yani 30 milyonla olasılıklardan biri yapılır diye algılamak gerekir diye düşünüyorum.
Öncelikle şunu vurgulamalıyım ki “seçim” kavramını harcanacak para ile değerlendirmek, benim kabul edebileceğim bir şey değildir. Ara seçime karşı çıkılmasını anlıyorum. Benim de buna gerek olmadığı yönünde görüşüm vardır ama karşı çıkış, harcanacak para dolayısıyla olmamalı!

***

Her şeyden önce ara seçimin anayasal bir zorunluluk olduğunu unutmamak gerekir. Anayasamızın “Cumhuriyet Meclisi Seçimleri” başlıklı 79’uncu maddesinin (4)’üncü fıkrasına göre, “Ara seçimleri, her yıl belli bir zamanda yapılır.  Genel seçimlerin yapılmasına bir yıl kala ara seçimi yapılamaz.”
Meclis, “her yılın belirli zamanı” olarak Haziran ayını seçmiş ve bu konuda tek yapabileceği şey bu “belirli zamanı” değiştirmektir. Yani Meclis “ara seçim”i yapmaktan kaçınamaz. “Ara seçim”in kaldırılması ancak anayasal değişiklikle olur. Bunun için en az üçte iki çoğunluk (34 milletvekilinin evet oyu) ve halkın halkoylamasını ile buna onay vermesi gerekir.

***

Kişisel düşüncem, “ara seçim” kurumunun anayasadan kalkması yönündedir. Bu konuda, “Kıbrıs Türk Halkı’nın Siyaset Kutrumu Üzerine Deneme” adlı kitabımda önerim de oldu.

Açıkçası kendi koşullarımıza uygun, kendimize özgü bir sistem oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum. Bunun için ilk akla gelen, “yedek milletvekilliği” ile yedek belediye meclisi/ihtiyar heyeti üyeliği kurumlarının oluşturması ve hangi nedenle olursa olsun boşalmalarda ilgili yedek kişinin görevi devralmasıdır.

***

         25 Haziran 2023 ara seçiminin düşük oranlı bir katılımla gerçekleşeceğini düşünüyorum. Parti politikaları ve bir partiye destek anlamında sonuç çıkması pek olası değil! Dolayısıyla ara seçim sonucunun erken seçim için bir işaret olma olasılığını da görmüyorum.

         Yanılmıyorsam kesin aday sayısı, 6’sı parti adayı, 6’sı bağımsız olmak üzere 12’ir. Bu sayı bağımsızlar bağlamında dikkat çekicidir.

Seçim sistemimiz genel seçimlerde bir bağımsızın kazanmasına olanak vermez. Nitekim Meclis’e seçim kazanarak giren bağımsız milletvekili hiç olmadı.

Tek adaylı ara seçim ise her bağımsıza, her parti kadar şans verir. Tek aday olduğu için d’hont sistemi çalışmaz, sistem fiilen basit çoğunluk sistemi gibi çalışır ve en çok oy alan partili ya da bağımsız aday milletvekili olur.  Yani partili ve bağımsız adayların şansı eşittir.

Doğallıkla partili adaylar, -eğer partileri devreye gider ve parti destekleyicilerini sandığa gitmeleri yönünde harekete geçirebilirse- daha avantajlı olabilirler. Gerek partiler gerekse bağımsız adaylar bağlamında, “örgütlü” olup yandaşlarını sandığa götürme konusunda başarılı olanlar da avantajlı olur.

Kısacası bu ara seçimde herhangi bir partili ya da bağımsız adayın kesin olarak kazanabileceğini öngörmüyorum.