Okunacak yazardı İlhan Selçuk

1956 yılının Ocak ayında ‘Dolmuş’ adında bir mizah dergisi çıkarmıştık...

Dolmuş’taki kimi yazılar imzasızdı...

Neden?..

Çünkü o yazıları, hapisteki Aziz Nesin yazıyordu...

Aziz Nesin sakıncalıydı, adının çıktığı dergiyi yerle yeksan ederlerdi...

Demokrat Parti iktidardaydı...

*

6-7 Eylül 1955’te İstanbul bir felaket yaşamıştı; ne kadar Rum, Ermeni, gayrimüslim varsa evleri basılmış, dükkânları, mağazaları yağmalanmış, yaşamları allak bullak edilmişti...

Kim yapmıştı bunu?..

Zamane iktidarının yönlendirdiği ve yönettiği sürüsüne bereket azgın...

Oysa Ankara’da bir Meclis vardı...

Bir de hükümet...

Başbakan Adnan Menderes’ti..

Ne hükümet çekildi..

Ne Başbakan istifa etti...

Başta Aziz Nesin olmak üzere ülkenin aydın solcuları tutuklanıp içeri atıldı...

Aziz Nesin içerden bizim Dolmuş’ta mizah yapıyordu...

İmzasını koymak olanaksızdı...

*

Menderes 1950’de iktidara geçmişti...

27 Mayıs 1960’ta bir askeri müdahaleyle devrildi...

Tam 10 yıl süreyle iktidarda kalan, yalnız adı “Demokrat Parti” ne yapmış, ne yapmamıştı?..

*

27 Mayıs’la gündeme giren 1961 Anayasası’nda bu soruya yanıt vardır...

1961 Anayasası’yla Türkiye’nin “laik, sosyal bir hukuk devleti” olduğu tescil edilmişti..

Sonra?..

Anayasa Mahkemesi..

Basın özgürlüğü..

Yargıç güvencesi..

Sendikalar..

Toplusözleşme..

Grev hakkı..

Vesaire...

*

Peki, adı ‘demokrat’ olan Menderes iktidarı tam 10 yıl bu demokratik hakları neden gündeme getirmemiştir?..

İstanbul’da 6-7 Eylül faciasını tertipledikten sonra neden suçsuz olduklarını çok iyi bildiği solcu ve sosyalist aydınları suçlayıp içeri atmıştır?..

Ve sonunda neden iktidar partisinden kimi milletvekiline yargı yetkisi tanıyıp bir “Tahkikat Komisyonu” kurarak muhalefetin canına okumak istemiştir?..

27 Mayıs’ta askeri müdahale toplumda yaratılan gerilim ve kıyamet üzerine gerçekleşmedi mi?..

*

Bugün 27 Mayıs...

27 Mayıs’tan alacağımız büyük dersler var...

Ne yazık ki bu dersleri almaya ‘istidadımız’ yok...

Bugün toplum 27 Mayıs öncesindeki gibi bir kıyameti yaşıyor... Askeri müdahalenin olanaksızlığı, sivil kesimde otoriter ve totaliter siyasetin cüretini arttırıyor...

Ama, biz 1923’te kurulan ‘laik cumhuriyet’in sivil güçlerle yaşama yetisini kanıtlayacağına inanıyoruz...

Bush Amerikası’nın AKP ile birlikte tezgâhladığı ‘Ilımlı İslam Devleti’ projesinin demokratik mücadeleyle yıkılacağını adımız gibi biliyoruz...’’ İLHAN SELÇUK

( NOT : 27 Mayıs ihtilâlilin demokrasiye aykırı değil demokrasi gereği olduğuna inanmaya bilmeye devam ediyorum halâ. İdamlar yanlıştı. C.D )