Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Örgütlenme Sekreteri Növber Gürtay, bugün halen emekçi kadınların iş yerlerinde, çalışma hayatı içerisinde ve evde fiziksel, cinsel, psikolojik şiddete ve tacize maruz kaldığını belirtti.

Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen) Örgütlenme Sekreteri Növber Gürtay, bugün halen emekçi kadınların iş yerlerinde, çalışma hayatı içerisinde ve evde fiziksel, cinsel, psikolojik şiddete ve tacize maruz kaldığını belirtti. Gürtay, ülkede yürürlükte olan yasa ve sözleşmelerin uygulanmasını, ILO 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’nin ise onaylanmasını talep etti.
“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü” nedeniyle mesaj yayımlayan Gürtay, Dominik Cumhuriyeti’nde faşist dikta rejimine karşı özgürlük mücadelesinin öncüsü olan ve 25 Kasım 1960 tarihinde öldürülen Mirabel kız kardeşlerin anısının, dünyanın dört bir yanındaki emekçi kadınların, sömürüye, eşitsizliğe, ayrımcılığa, şiddete ve savaşa karşı verdikleri mücadelede yaşadığını kaydetti.
Bugün halen emekçi kadınların iş yerlerinde, çalışma hayatı içerisinde ve evde fiziksel, cinsel, psikolojik şiddette ve tacize maruz kaldığını ifade eden Gürtay, emekçi kadınların, hukuki ve politik kazanımlarının tersine çevrilmeye, yürürlükten kaldırılmaya veya uygulama noktasında görmezden gelinmeye çalışıldığını savundu.
Şiddetin hem ülkede hem dünyada oransal olarak değişkenlik gösterse de artarak devam ettiğine dikkat çeken Gürtay, bu evrensel sorun karşısında Uluslararası Çalışma Konferansı’nın 2019 yılında, iş yerlerinde her türlü şiddetin ortadan kaldırılması için ILO 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi’ni gündemine alarak, 2021 yılının Haziran ayında yürürlüğe koyduğunu ifade etti.

Kırsal Kalkınma İhtiyaç Analizi Köy Toplantılarının Dördüncüsü, Beyarmudu’nda düzenlendi Kırsal Kalkınma İhtiyaç Analizi Köy Toplantılarının Dördüncüsü, Beyarmudu’nda düzenlendi

-“Şiddetsiz ve insanca yaşanabilir bir yaşam herkes için en temel insani haklar arasında”
İş yerlerindeki şiddet ve tacizin, emekçi kadınların insanca yaşam haklarını ortadan kaldırarak, çalışma yaşamına erişimleri ve çalışma yaşamında kalmalarının önündeki en büyük engellerden biri olduğunu belirten Gürtay, şiddetsiz ve insanca yaşanabilir bir yaşamın herkes için en temel insani hakları arasında olduğunu kaydetti.
Böylesi kapsayıcı sözleşmelerin çalışma yaşamında şiddet ve tacizin, özellikle de emekçi kadınlara yönelik şiddet ve tacizin önlenmesi için önemli bir araç olduğunu vurgulayan Gürtay, Mirabal kardeşlerin, insan hakları, eşitlik, özgürlük ve demokrasi mücadelesi verenlere ilham kaynağı olduğunu belirtti.
Gürtay açıklamasında, taleplerini de paylaştı. Talepler şöyle:
“-Hali hazırda ülkemizde yürürlükte olan KKTC İş Yasası, Basın-İş Yasası ve ILO Sözleşmeleri uygulansın.
-ILO 190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi onaylansın.
-Eşit işe eşit ücret verilsin.
-Özel sektörde ve kamuda çalışan ebeveynlere dönüşümlü ve eşit olarak ücretli izin verilsin.
-Emekçi kadınlara özgü olarak görülen ev içi sorumluluklar karşısında derhal kamusal politikalar geliştirilsin.
-Ücretsiz kreş, gündüz bakım evi, hasta ve yaşlı bakım evleri açılsın ve tüm emekçi kadınların ücretsiz yararlanabileceği şekilde hayata geçirilsin.
-Kamu ve özel ayrımı olmaksızın tüm emekçi kadınlar, regl başlangıç tarihinden itibaren ayda bir iş günü izinli sayılsın.”