Birleşmiş Milletlerin (BM) Kıbrıs sorunuyla ilgili esas amacının, kilit öneme sahip üç ülkedeki seçim süreçleri tamamlanana kadar, sürecin canlı tutulması olduğu ifade edildi.

BM Genel Sekreteri Guterres: "Doğaya bir tuvalet gibi davranarak kendimizi yok ediyoruz" BM Genel Sekreteri Guterres: "Doğaya bir tuvalet gibi davranarak kendimizi yok ediyoruz"

-EDEK Stewart’ın görevden alınmasını istiyor
Birleşmiş Milletlerin (BM) Kıbrıs sorunuyla ilgili esas amacının, kilit öneme sahip üç ülkedeki seçim süreçleri tamamlanana kadar, sürecin canlı tutulması olduğu ifade edildi.
İlk olarak 2023 yılının Şubat ayında Güney Kıbrıs’ta başkanlık seçimleri yapılacağını, bunu ilkbaharda Yunanistan’daki milletvekilliği seçimlerinin izleyeceğini, akabinde ise yaz aylarında Türkiye’de genel seçimlerin yapılacağını yazan Fileleftheros gazetesi, uluslararası unsurun uzun zamandır Lefkoşa Rum kesimine, Türkiye’deki seçimlerden önce Kıbrıs sorununda herhangi bir hareket beklenmeyeceğini ilettiğini kaydetti.
Üç ülkede yapılacak seçimlerin sona ermesinin ardından durumun tamamının değerlendirileceğini ve bir sonraki hamlelere karar verileceğini kaydeden gazete, Lefkoşa Rum kesiminin endişesinin, durumu daha da kötüleştirecek olaylar ortaya çıkmaması olduğuna işaret etti.
Türk tarafının izlediği taktik göz önünde bulundurulduğunda, mesajların çok da olumlu olmadığını yazan gazete, Ankara ile KKTC’nin arzusunun, Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliğinin tanınmasına ilişkin talebin gündemde olması için, yeni oldubittiler ortaya çıkması olduğuna işaret etti.
Bu arada gazete, BM Siyasi İşler Departmanında Avrupa, Orta Asya ve Amerika'dan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcılığı görevini yürüten Miroslav Jenca’nın geçtiğimiz hafta Kıbrıs’a gerçekleştirdiği ziyaretin geride bıraktığı şeyin, aynı zamanda çeşitli başkentlerden ulaşan mesajların, yaz ayları içerisinde, Kıbrıs sorunu barış sürecinin canlandırılmasına dair şartların olup olmadığının tespit edilmesi için, Kıbrıs sorununda kapsamlı bir yeniden değerlendirme yapılacağı olduğunu da ifade etti.
Jenca’nın temaslarının ilerleyen aşamada garantör güçlerle, başkanlık seçimlerinin akabinde ise Lefkoşa’da tekrarlanacağını kaydeden gazete, Jenca’nın Kıbrıs’taki temaslarıyla birlikte, pratik olarak, tarafların, BM yetkilisi atanması ve sahip olacağı görev-yetkiler konusundaki ilgili anlaşmazlıklarının aşıldığını öne sürdü.
Haberde, Jenca’nın BM Genel Sekreterinin iyi niyet misyonu şartlarına bağlı olmasının, Rum kesimi açısından önemli olarak değerlendirildiği de kaydedildi.
Öte yandan, RİK’in elde ettiği bilgilere göre, Jenca’nın Kıbrıs Türk tarafıyla gerçekleştirdiği temaslarda, Kıbrıs Türk tarafının UNFICYP’in Kıbrıs’taki misyonuyla ilgili ayrı bir anlaşma yapılmasına dair talebinin kabul edilemeyeceğine netlik kazandırdığını öne süren gazete, Jenca’nın, uluslararası örgütün yalnızca tanınmış üye devletleriyle anlaşmalar yaptığını vurguladığı iddiasında bulundu.
Gazete, Lefkoşa Rum kesimi açısından, çabaların artık Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in Avrupalı liderlerle temaslarına odaklandığını da ekledi.

-EDEK Stewart’ın görevden alınmasını istiyor
Gazetede yer alan başka bir habere göre, EDEK partisi ise açıklamasında, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Colin Stewart’ın “UNFICYP ile KKTC arasında ayrı bir anlaşma yapılmasına ilişkin Türk taleplerinin yerine getirilmesi için, UNFICYP’in görev-yetkilerini izah edecek bir formül bulunmasına ilişkin çabasıyla ilgili kamuoyuna yansıyan şeylerin, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin acil tepki vermesini gerektirdiği” iddiasında bulundu.
EDEK açıklamasında şu iddialarda da bulundu;
“Kıbrıs Cumhuriyeti, meşru tanınmış devlet olarak, UNFIYCP’le anlaşma yapabilecek tek devlettir. (Kıbrıs’ta) Taraflar yoktur. Kıbrıs Cumhuriyeti ve yasadışı işgal rejimi vardır. Bundan ötürü herhangi bir BM kararının atlanması ve ihlal edilmesine izin verilemez. EDEK, Stewart’ın izlediği tutumun Kıbrıs Cumhuriyeti’nin devlet varlığını sabote ettiği ve bundan dolayı da görevden alınmasının talep edilmesi gerektiğine dair tezini yinelemektedir.”