Ziraat Mühendisi Sözal Gürçınar, 1976 yılından bu yana ekranlarda. Tarım Bakanlığı ile Bayrak Radyo Televizyon Kurumu (BRTK) iş birliğinde yayınlanan “Çiftçinin Saati” programını hazırlayıp sunan Gürçınar, 50 yıldır kesintisiz sürdürdüğü bu yayınla dünya televizyonculuk tarihinin en uzun soluklu tarım eğitim programlarından birine imza atıyor.
Aynı kişi tarafından en uzun süre sunulan tarım programı konusundaysa rakipsiz.
Çiftçinin Saati ile simgeleşen, kavalla çalınan jenerik müziği ise o dönemin çocukları, şimdinin yetişkinlerinin zihninde yarım asırdır tınısını koruyor.
Bu melodiyle büyüyen nesillerin zaman zaman baba-oğul, anne-kız olarak da yer aldığı program, her cuma saat 18.00’de BRT 2’de izleyiciyle buluşmaya devam ediyor.
Yaşam hikâyesini Türk Ajansı Kıbrıs’a (TAK) anlatan Sözal Gürçınar, Guinness Rekorlar Kitabı’na aday olabilecek yayıncılık hayatı için, “Sağlığım elverdiğince programa devam edeceğim. Bayrağı devralacak bir arkadaşımız olursa da memnuniyetle teslim ederim.” dedi.

- Hatıralardaki o güzel köy: Gilan
Sözal Gürçınar, Hüseyin-Rüçhan Mehmet çiftinin 4 çocuğundan biri olarak 6 Mayıs 1947’de Baf’ta doğdu. Babası polis olduğu için çocukluğu köy köy gezerek geçen Gürçınar’ın zihninde en çok yer eden Trodos eteklerindeki Gilan (Ceylan) köyü oldu.
Gilan’dan “Çocukluğumun en mutlu günleri burada geçti” diyerek söz eden Gürçınar; sürekli kar yağan köyün soğuk havasını, pınarlarını, lezzetli meyvelerini ve özellikle kirazını anlatırken babasının bir anısını da şöyle paylaştı:
“Babam süvariydi; piyadesini sırtına takar, ‘Hilman’ adındaki atıyla civar köyleri teftiş ederdi. Karlı bir gecede attan düşmüş; Hilman istasyona tek başına dönünce polisler onu takip edip babamı bulmuş. Yoksa donup ölecekti.”

- Kırmızı bültenle aranan baba

Piskobu, Evdim ve Moni’de de görev yapan babasının Yalova’da istasyon şefi olduğu sırada toplumsal olayların başladığını belirten Gürçınar, “Babam sorumluluğundaki silahları TMT’ye vermişti. Rumlar ‘asi’ sıfatıyla hakkında kırmızı bülten çıkardığı için uzun süre eve gelememişti” dedi.

- "Pırpır" uçakla Ankara’ya

1965 yılında 19 Mayıs Lisesi’nden mezun olan, sonrasında 3 yıl mücahitlik yapan Gürçınar, Limasol’dan Ankara’ya uzanan üniversite yolculuğunu şu sözlerle anımsadı:

“8-10 kişilik sallanan pırpır bir uçakla Adana Şakirpaşa Havalimanı’na, oradan da otobüsle Ankara’ya geçtik. Yanımda, birkaç ay önce kaybettiğimiz okul ve bölüm birincisi, Kıbrıslı öğrencilerin gururu, arkadaşım Enver Öztoprak da vardı. Aileden uzak olmak ilk zamanlar bizi sarssa da zamanla alıştık, ben Ankara’yı çok sevdim. Tam bir talebe muhitiydi ve bu muhit bizi okumaya teşvik etti.”

- Ailesinin telkinlerine rağmen Ziraat’ı seçti

Ziraat mühendisliğini seçtiğini öğrenen ailesinin “Bağın yok, bahçen yok, Ziraat Fakültesi’nde ne yapacaksın?” telkinlerini anımsayan Gürçınar, “Belki de okusam daha iyi olurdu” dediği hukuku seçmediği için biraz da olsa pişmanlık hissettiğini ifade etti ve şunları söyledi:

Ömürlü: "Kıbrıs Türk halkının güvenliği, huzuru ve geleceği Anavatan Türkiye'nin teminatı altında..."
Ömürlü: "Kıbrıs Türk halkının güvenliği, huzuru ve geleceği Anavatan Türkiye'nin teminatı altında..."
İçeriği Görüntüle

“Ankara’ya gittiğimde arayışa girdim. İmtihansız girilen hukuk gibi bölümler vardı, onları benimsemedim. Ziraat Fakültesi ise imtihanla öğrenci alıyordu ve puanları tıpla eşdeğerdi. Tıp eğitimi çok uzun olduğu için Ziraat’i seçtim. 4 yılın ardından bölümlere ayrılırdık, bu da o dönemin masteri gibiydi. Ben ihtisasımı süt üzerine yaptım ve 5 yıllık eğitimi tamamlayıp yurda döndüm.”

- Süt fabrikasından istifa ve esaret günleri

1974 öncesinde Rum tarafındaki bir süt fabrikasında işe başlayan Gürçınar, Rum çalışanlara 60 lira verilirken kendisine 30 lira ödenmesi üzerine ilk maaşını alıp istifa etti. 1974 Barış Harekâtı sırasında Limasol’da esir düşen Gürçınar, o günleri şöyle anlattı:

“Hasan Cafer’in öldürüldüğü top sahasında ben de vardım. Sesi hâlâ kulağımdadır. Felaket bir dönem geçirdik. Şiddet var, yemek yok. Haftada bir ailemiz bir şeyler gönderirdi ama bize gelene kadar tavuğun neredeyse kemikleri kalırdı. Kurtlu nohut pişirirlerdi, mecbur yerdik. 96 günlük esaretin ardından esir mübadelesiyle serbest bırakıldık.”

- 56 yıllık birliktelik

Hayatını öğretmen Sabiha Gürçınar’la birleştiren, “Lise birinci sınıfta bir yavuklum oldu” deyip 1960’ların başında başlayan aşk hikayesinden söz eden Gürçınar, araya mesafelerin girmesiyle eşiyle Kıbrıs’tan Londra’ya, oradan Ankara’ya ulaşan mektuplar üzerinden haberleştiklerini anlattı.

Sözal Gürçınar, “56 yıldır birlikteyiz. Şimdi böyle evlilikler yok” diyerek, bu evlilikten Hüseyin ve Pınar Gürçınar adında iki çocukları olduğunu söyledi.

- "New Numbering" Sözal

Kamudaki görevine Hayvancılık Dairesi’nde başlayan ve Balıkesir’deki Margo Çiftliği’nde İngilizce kayıtların karmaşasını gidermek için yeni bir numara sistemi kuran Gürçınar, bu nedenle meslektaşları arasında “New Numbering Sözal” olarak anılmaya başlandı.

Daha sonra Güzelyurt’a tayin olan, merhum Hasan Rıfat Siber’in teşviki ve merhum İrsen Küçük’ün ricasıyla Tarım Bakanlığı Basın Danışmanlığı görevini üstlenen Sözal Gürçınar; Eğitim ve Yayım İşleri Şubesi’nin yasasını hazırlayarak 8 yıl da amirliğini yaptı.

1981’de burslu olarak Almanya’da eğitim gördü; Amerika’da da benzer bir bursla okumayı ailesinden, çocuklarından daha fazla uzak kalmak istemediği için reddetti.

Tarım Bakanlığı’na bağlı Süt Endüstrisi Kurumu (SÜTEK), Cypfruvex, Genel Tarım Sigortası gibi kurumlarda yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan Sözal Gürçınar, Tarımsal İlaçlar Denetim Kurulu ile Ziraat Mühendisleri Odası’nda başkanlık yaptı.

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Gürçınar, sivil toplum kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluş temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Sosyal ve Ekonomik Toplantılara aktif katkı sağladı. Hükümetlerin 5 yıllık kalkınma planlarına yön veren bu toplantılarda sunulan öneriler hayata geçirilerek, ülke tarımı ve gıda güvenliği açısından stratejik önem taşıyan siloların kurulması ve göletlerin yapılması sağlandı.

Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nü kurarak ilk müdürlüğünü üstlenen Gürçınar, bu süreçleri anımsarken “Ben ilklerin adamıydım.” dedi.

- Çiftçinin Saati ve hafızalara kazınan jenerik müziği

BRT Müdürü Ali Süha’nın teklifiyle “Çiftçinin Saati” programı için kamera karşısına geçen Gürçınar; ülkenin her noktasında çekimler yaparak çiftçiye, üreticiye ve hayvancıya mikrofon uzattı.

Programın zihinlere kazınan jenerik müziği de yine böyle bir çekimde doğdu. Ovada hayvan bekleyen merhum Ahmet Kofalı ile karşılaşan Gürçınar, dağarcığında gördüğü kaval ile ondan bir parça çalmasını istedi. Hafızalarda yer eden o ünlü melodi bu sayede programın simgesi haline geldi.

Gürçınar programda sadece konuklara söz vermekle kalmadı; bir ziraat mühendisi olarak budamadan ekime, süt imalatından hayvancılığa kadar birçok alanda hem izleyicileri hem de konuk ettiği üreticileri bilgilendirdi.

1976’dan bugüne hem tarımdaki hem de medyadaki teknolojik gelişmelere birebir tanıklık eden Gürçınar, şunları söyledi:

“Bu program daha önce stüdyoda çekilirdi. Ben hiç stüdyoda program yapmadım. Kameramanım Türker Heper ile kocaman kayıt cihazlarını alıp ovalara çıktık. Türker emekli olduktan sonra Ali Deryalı ile çalışmaya başladım. Ne istediğimi bilen iyi bir ekiple çalışmak benim için çok önemlidir. Konuyu bilince program yapmak da kolaylaşır. Çekimleri de mevsimine göre yapıyoruz; budama zamanı bağa, ekim zamanı tarlaya gidiyoruz, imalathanelerde çekim yapıyoruz. Amacımız yenilikleri aktarmak ve üreticiye gerekli beceriyi kazandırmaktır…”

- "Geçmişle bugün mukayese kabul etmez.. Keşke ata tohumlarını terk etmeseydik”

Yarım asırda üretim teknolojilerinin tamamen değiştiğini vurgulayan, “Geçmişle bugün mukayese kabul etmez” diyen Gürçınar, tarımın ve çevrenin sorunlarını şu sözlerle değerlendirdi:

“Eskiden sağım elle yapılır, saman yabayla taşınır, arpa orakla biçilirdi. Şimdi robotlar, biçerdöverler var. Şartlar kolaylaştı ancak çevre kirliliği ve kuraklık büyük bir tehdit. Su kaynakları çekiliyor, yerini tuzlu deniz suyu alıyor. En büyük zenginliğimiz olan ata tohumlarımızı keşke terk etmeseydik. Gençlerin topraktan uzaklaşması üzücü; ne zaman tarım eğitimine katılan bir genç görsem umutlanıyorum.”

1792305308753Sözal Gürçinar Kopya1792305319010Whatsapp Image 2026 10 18 At 09.23.22 Kopya1792305319010Whatsapp Image 2026 10 18 At 09.23.21 Kopya1792305319009Whatsapp Image 2026 10 18 At 09.23.21 (1) Kopya1792305308754Sözal Gürçinar 5 Kopya