Tatar: “4 Mart 1964 tarihli karar haksız ve siyasi…Bu karar çözümün önündeki en büyük engel” Tatar: “4 Mart 1964 tarihli karar haksız ve siyasi…Bu karar çözümün önündeki en büyük engel”

Doğu Akdeniz Üniversitesi Akademik Personel Sendikası (DAÜ-SEN), İsias Hotel'in açtığı yaranın hiç kapanmayacağını belirterek suçlularının "bilinçli taksir" değil, "olası kast" ile yargılanması gerektiğini kaydetti.
DAÜ-SEN’den yapılan yazılı açıklamada, “En değerlilerimizi 6 Şubat 2023 tarihinde Adıyaman İsias'ta kaybettik. Meslektaşlarımızı, velilerimizi, güzel ve yetenekli gençlerimizi, üyelerimiz ve arkadaşlarımızın çocuklarını kaybettik. Son gelişmeler ışığında İsias katliamına yol açanların bilinçli taksir suçundan yargılanacağını öğrendik” denildi.
“Bir kum yığını gibi yıkılan, taşıyıcı kolonları kesilen, mimarlık ve mühendislik bilimlerinin tüm temel ilkelerine aykırı, makyajla süslenen bu bina bir ihmal değildir" şeklinde süren açıklamada şunlar kaydedildi:
“Bu sadece para için yapılan olası sonuçları önceden bilinen ve olası kast içeren bir iştir. İsias katilleri olası sonuçları açık ve net olan uygulamalar gerçekleştirmişlerdir. Olası bir depremde otel sakinlerinin ölebileceğini, olasılıkları öngörmemeleri mümkün değildi. Yani ortada bir kasıt vardır. Bu kasıt ise bedelsiz kalmamalıdır.
İsias'ın açtığı yara hiç kapanmayacak. Aileler ve tüm toplum bu acıyla yaşayacağız. Ancak katillerin basit bir ihmal davasından birkaç yıl sonra hapisten çıkmaları hepimizin daimi olarak o korkunç cenaze günlerinde yaşamamıza neden olacaktır. Katillerin bedel ödemesini istiyoruz. Kasıtlarının bedelini ödemelerini istiyoruz. Katillerin hak ettikleri gibi ömür boyu hapiste olmalarını istiyoruz. Bu davanın bir emsal dava olmasını ve deprem suçlularının en ağır cezayla cezalandırılmasını istiyoruz. Bundan sonra yapılacak binalarda bilime ve hukuka göre hareket edilmesini; olası depremlerde başka masum insanların ve çocukların ölmemesini istiyoruz. Bu nedenle tüm toplumun ortak talebine biz de katılıyoruz: Katiller, olası kast ile yargılanmalıdır!”

Editör: Mehmet Kasimoglu