Avrupa ve dünya şampiyonalarına katılarak A millilik seviyesine ulaşan Ulaç, bugün Türkiye Milli Takımı adına mücadele ediyor. Ulaç, bugün uluslararası arenada ülkesini temsil eden başarılı bir sporcu olarak 2028 Los Angeles Olimpiyatları’na katılmayı hedefliyor.
Doğukan Ulaç’ın yüzmeyle tanışması henüz dört yaşındayken yaşadığı bir olayla başladı. Ailesiyle çıktığı tatilde boğulma tehlikesi geçiren Ulaç için ailesi yüzme öğrenmesinin önemli olduğuna karar verdi. Böylece Yakın Doğu Üniversitesi’nde yüzmeye başlayan Ulaç’ın hayatında yeni bir sayfa açıldı. Yüzmeye duyduğu ilgi zamanla büyüdü. Bir dönem basketbolu da sürdüren Ulaç, ailesinin iki spor arasında seçim yapmasını istemesi üzerine yüzmeyi tercih etti. Henüz 13 yaşındayken ilk Türkiye şampiyonasına katıldı ve elde ettiği derecelerle dikkat çekmeye başladı. Ulaç’ın milli takım yolculuğu ise 2022 yılında açık su yüzücülüğüne yönelme kararıyla yeni bir boyut kazandı. Antrenörü Mehmet Hoca ile yaptığı çalışmaların ardından milli takım seçme yarışlarına katılan genç sporcu, ilk yarışında milli takıma girmeyi başardı. 2023 yılında Türkiye’deki olimpik hazırlık merkezlerinde çalışmalarını sürdürürken uluslararası kariyerinde de önemli adımlar attı. Avrupa ve dünya şampiyonalarına katılarak A millilik seviyesine ulaşan Ulaç, bugün Türkiye Milli Takımı adına mücadele ediyor.
10 Kilometrelik yarışın arkasında saatler süren hazırlık
Doğukan Ulaç’ın yarış günleri, start verilmeden saatler önce başlıyor. Başarılı sporcu, yarıştan yaklaşık üç-dört saat önce uyandıklarını, kahvaltılarını yaptıklarını ve yarışa özel hazırlıklara başladıklarını söyledi. Parkurun belirlenmesi, yarış stratejisinin antrenörle değerlendirilmesi ve yarış sırasında tüketilecek enerji içeceklerinin hazırlanması bu sürecin önemli parçalarını oluşturuyor. Sporcuların yarış numaraları vücutlarına işaretleniyor, zaman ölçüm çipleri takılıyor ve ısınma çalışmalarının ardından hakem toplantısına katılıyor. Yarıştan önce vücuda vazelin sürülmesi de uzun süreli yüzme sırasında mayo ve suyun neden olabileceği tahrişi azaltmak için uygulanan hazırlıklar arasında bulunuyor. Yaklaşık iki saat sürebilen 10 kilometrelik yarışlarda enerji kaybını önlemek için sporculara özel karbonhidratlı içecekler ve enerji takviyeleri veriliyor. Antrenörler, özel beslenme çubukları aracılığıyla sporculara bu içecekleri ulaştırıyor. Ulaç, yarış sırasında antrenörünü kalabalığın içinden bulmanın bile başlı başına bir zorluk olduğuna dikkat çekti. Sporcu, beslenmesini aldıktan sonra yeniden yüzüş temposuna dönmek zorunda kalıyor.
Günde 15 Kilometre yüzüyor, hedefinden vazgeçmiyor
Başarının arkasında büyük bir disiplin olduğunu vurgulayan Doğukan Ulaç, günlük antrenmanlarında yaklaşık 7-8 kilometreden 15 kilometreye kadar yüzdüğünü anlattı. Çalışmalarının büyük bölümünü havuzda gerçekleştiren milli sporcu, açık su antrenmanlarını da programına dâhil ediyor. Bu yoğun tempo, sosyal hayatından da fedakârlık etmesini gerektiriyor. Arkadaşları dışarı çıkarken antrenman veya yarış hazırlıkları nedeniyle onlara katılamadığı zamanlar olduğunu belirten Ulaç, profesyonel sporun bazı şeylerden vazgeçmeyi zorunlu kıldığını ifade etti. Zorlandığı dönemler yaşadığını kabul eden milli yüzücü, elde ettiği başarıları düşündüğünde yaptığı fedakârlıkların karşılığını aldığını hissettiğini söyledi. Ulaç’a göre önemli olan, yalnızca başarıya ulaşmak değil, o başarı için gereken emeği ortaya koymak.
Başarısızlık, yeniden ayağa kalkmayı öğretti
Doğukan Ulaç’a göre sporculuk kariyerinde en önemli dersler, kazanılan yarışlardan çok kaybedilen yarışlardan çıkarılıyor. Paris’te düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nın kendisi açısından iyi geçmediğini belirten Ulaç, sonrasında İsviçre’deki Avrupa Kupası’nda daha iyi bir performans sergilediğini ve Barcelona’daki yarışa da iyi hazırlandığını anlattı. Başarısızlıkların ardından hatalarını değerlendirdiğini söyleyen Ulaç, antrenman eksikliklerini, zihinsel durumunu ve su koşullarına uyumunu gözden geçirdiğini ifade etti. Kötü geçen bir yarışın hemen ardından konuşmayı tercih etmediğini de belirten milli sporcu, önce yalnız kalıp yaşadıklarını değerlendirmek istediğini, daha sonra antrenörüyle yarışın analizini yaptığını söyledi. Ulaç, başarısızlığın doğru değerlendirildiğinde sporcuyu geliştiren önemli bir deneyime dönüştüğüne inanıyor. Milli yüzücü, Barcelona’da yaşadığı ve unutamadığı bir yarışı da anlattı. Yarışa çok iyi başladığını ve olimpiyatlarda yarışmış Çek sporculardan biriyle mücadele ettiğini belirten Ulaç, ilk etapta rakibinin hemen arkasında yer aldığını söyledi. Ancak yağmur nedeniyle elektronik sistemlerde yaşanan sorunlar sonucunda yarış iptal edildi. Ulaç, o günkü performansını sürdürmesi hâlinde nasıl bir sonuç elde edebileceğini merak ettiğini dile getirdi.
Uluslararası arenada Kıbrıslı Türk kimliğini anlatıyor
Doğukan Ulaç için uluslararası yarışlar, yalnızca sportif başarı elde etmek anlamına gelmiyor. Milli sporcu, katıldığı organizasyonlarda ülkesini tanıtmayı da önemli bir sorumluluk olarak görüyor. Yarışlarda farklı ülkelerden sporcularla sohbet ettiğini belirten Ulaç, kendisini tanıtırken Kıbrıslı Türk olduğunu özellikle söylediğini ifade etti. Kıbrıs’ın tanınma meselesi nedeniyle zaman zaman yanlış veya eksik bilgilerle karşılaşıldığını anlatan Ulaç, bu nedenle ülkesini ve kimliğini daha fazla anlatmaya çalıştığını dile getirdi.
“Bu ülkede bugünlere gelebilmemiz için dedelerimizin, nenelerimizin çabaladığı noktada bizim de ülkemizi tanıtabilmemiz için elimden geleni yaptığımı düşünürüm” diyen Ulaç, vatanını çok sevdiğini vurguladı.
Başarılı sporcu, elde ettiği derecelerle Kıbrıslı Türklerin uluslararası spor arenasında daha fazla görünür olmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.
Kuzey Kıbrıs’ta yüzme havuzu eksikliğine dikkat çekti
Doğukan Ulaç, programda Kuzey Kıbrıs’taki yüzme altyapısına ilişkin sorunları da gündeme getirdi. Özellikle Gazimağusa, Girne ve Lefke’de devlet havuzlarının bulunmamasının yüzme sporunun gelişimini zorlaştırdığını söyledi. Yüzmeye başlamak isteyen çocukların ve lisanslı sporcuların yeterli tesis bulmakta güçlük çektiğini belirten Ulaç, Lefkoşa’daki havuzlarda da kulvar kullanımına ilişkin sıkıntılar yaşandığını ifade etti.
Başarılı sporcu, yüzme branşında daha fazla gencin yetişebilmesi için altyapı yatırımlarının artırılması gerektiğine dikkat çekti. Ailelere de çocuklarını yüzmeye yönlendirmeleri çağrısında bulunan Ulaç, lisanslı sporcuların ise hedeflerinden vazgeçmemeleri gerektiğini söyledi. Milli sporcu, gelecekte kendi yüzme kulübünü kurmayı düşündüğünü ancak bunun için öncelikle havuz ve kulvar sorunlarının çözülmesi gerektiğini belirtti.
Ailesinin desteği en büyük gücü
Yoğun antrenman ve yarış takvimi nedeniyle zaman zaman ailesinden uzakta kalan Doğukan Ulaç, ailesinin desteğinin kendisi için çok değerli olduğunu ifade etti. Türkiye’deki kamp ve yarış dönemlerinde Kıbrıs yemeklerini özlediğini anlatan Ulaç, ailesi yanına geldiğinde özellikle ev yemekleri istediğini söyledi. En sevdiği yemeklerden birinin etli molehiya olduğunu da paylaştı. Ailesinin kendisine verdiği desteğin karşılığının ödenemeyeceğini belirten milli yüzücü, başarı yolculuğunda ailesinin önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.
2028 Los Angeles Olimpiyatları: Kariyerinin en büyük hedefi
Doğukan Ulaç’ın önündeki en büyük hedef, 2028 yılında Los Angeles’ta düzenlenecek Olimpiyat Oyunları’na katılmak. Dünya sıralamasında o dönem 91’inci sırada bulunduğunu belirten Ulaç, ilk 50’ye girerek davet kotası elde etme ihtimalinden söz etti. Bunun yanında Nisan 2028’de yapılması planlanan olimpiyat eleme yarışlarını da kariyerinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak görüyor. Ulaç, ülkelerin olimpiyatlara gönderebileceği sporcu sayısının sınırlı olması nedeniyle sıralamada önünde bulunan sporcuların tamamının oyunlara katılamayacağını, bunun da kendisi için fırsat oluşturabileceğini belirtti. Türkiye sıralamasında ilk sırada bulunduğunu ifade eden milli yüzücü, olimpiyatlara katılma hedefine ulaşmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Başarılı sporcu, 2028 sonrasında profesyonel kariyerini noktalama ihtimalini de değerlendiriyor. Bu kararında yaşının yanı sıra iş hayatına atılma ve geleceğini planlama düşüncesinin etkili olduğunu belirtiyor. Ancak yüzmeyi tamamen bırakmayı düşünmediğini, haftada birkaç gün yüzmeye devam etmek istediğini söyledi.
“Vay be, bir Doğukan geçmiş” dedirtmek istiyor
Kariyerinin sonunda nasıl hatırlanmak istediği sorulan Doğukan Ulaç, yıllar sonra da başarıları ve kırılması güç dereceleriyle anılmayı arzuladığını dile getirdi. Ulaç, yüzdüğü derecelerin sekiz, dokuz veya on yıl sonra bile kırılamamasını ve insanların geçmişte elde ettiği sonuçları gördüklerinde şaşkınlıkla kendisini hatırlamalarını istediğini söyledi. Onun için başarı, yalnızca madalya kazanmak veya kürsüye çıkmak değil. Ön grupta yer almak, güçlü rakiplerle mücadele etmek, hedeflediği dereceye ulaşmak ve her yarışta kendisini geliştirmek de başarının bir parçası. Kendisini egolu bir sporcu olarak görmediğini belirten Ulaç, özellikle genç yüzücülere örnek olmanın ve onların mutluluğuna katkı sağlamanın önemli olduğunu ifade etti.




