Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar, Kıbrıs’ta ilerleme sağlanmasına yönelik fırsat penceresinin giderek kapandığını belirtti.
Güven artırıcı adımların hayata geçirilmesi konusunda siyasi irade ortaya konmadığını ve düşmanca tutumların süreci zorlaştırdığını söyleyen Holguin, bölgesel gelişmelerle birlikte diplomatik alanın da daraldığına işaret etti.
Holguin, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın New York’ta önerilen üçlü görüşmeye, Rum lider Nikos Hristodulides’in yeni bir öneri sunmaması nedeniyle katılmadığını aktarırken, ekim ayında yapılacak temaslarda müzakere zemini ve yöntemi üzerinde durulacağını belirtti.
ANKA Haber Ajansı’na verdiği özel röportajda BM’nin sonuca ya da tarafların atması gereken adımlara hükmetmeyeceğini belirten Holguin, “BM Kıbrıs’ta kolaylaştırıcılık yapmak için bulunuyor; dayatmak ya da ne yapılacağını dikte etmek için değil.” dedi.
- New York’ta üçlü görüşme önerisi ve Erhürman’ın kararı
Holguin, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın New York’ta önerilen üçlü görüşmeye katılmama kararını, Rum lider Nikos Hristodulides’in yeni bir öneri sunmamasına bağladı.
Üçlü görüşmenin önceden planlanmadığını, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in programında iki liderle ayrı ayrı görüşmelerin yer aldığını belirten Holguin, Hristodulides’in üçlü görüşme önerisini Erhürman’a ilettiğini söyledi.
Erhürman’ın kendisine, “Böyle bir görüşmeyi anlamlı kılacak yeni bir öneri var mı?” diye sorduğunu, Hristodulides’in ise daha önce sunduğu önerileri yinelediğini aktaran Holguin, Erhürman’ın “İlerleme için gerekli koşullar oluşmadığı sürece görüşmenin olumlu bir sonuç vermeyeceği” değerlendirmesinde bulunduğunu belirtti.
- Güven artırıcı önlemler: “Şu ana kadar ilerlemek için siyasi irade ortaya konmadı”
Güven artırıcı önlemlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Holguin, doğal afetlerle ilgili yeni bir teknik komitenin kurulması konusunda tarafların daha önce anlaşmaya vardığını ancak ortak müdahalenin nasıl yapılacağı konusunda henüz uzlaşma sağlanamadığını söyledi.
Düzensiz göç, mayın temizliği ve spor alanındaki önlemlerin de hayata geçirilebileceğini belirten Holguin, bunun için siyasi irade gerektiğini kaydetti.
Yeni geçiş noktalarının iki toplum arasındaki iletişimi ve bağlantıyı güçlendirebileceğini ifade eden Holguin, Kiracıköy-Eğlence (Athienou-Aglantzia), Haspolat (Mia Milia) ve Akıncılar-Limya (Louroujina-Lymbia) güzergâhlarını örnek gösterdi.
Haspolat kapısının açılmasının ticarete katkı sağlayabileceğini belirten Holguin, “Ancak şu ana kadar ilerlemek için siyasi irade ortaya konmadı.” dedi.
- Ekim ziyaretinde içerik ve yöntem ele alınacak
Holguin, ekim ayında gerçekleştireceği temaslarda müzakerelerin içeriği ve yönteminin ele alınacağını belirterek, yapıcı ve somut gündeme sahip bir 5+1 toplantısının koşullarını oluşturmak için çalışmayı sürdüreceğini söyledi.
Müzakereler başladığında tarafların yararlanabileceği yakınlaşma noktalarına ilişkin bir belge üzerinde çalışıldığını kaydeden Holguin, belgenin müzakereler başlamadan önce taraflara sunulmayacağını ifade etti.
Belgenin erken paylaşılmasının geçmiş müzakere kayıtlarının nasıl yorumlanacağı konusunda yeni bir tartışma yaratabileceğini belirten Holguin, “Belgeyi daha önce sunmak, yeni bir anlaşmazlık başlığı açar. Belge, müzakereler başladığında ve kullanışlı hale geldiğinde verilecek.” dedi.
Taraflardan, “başlangıçta engeller yaratmayan, aksine yollar açan” yaklaşımlar önermelerinin isteneceğini söyleyen Holguin, müzakere yönteminin kısa, orta ve uzun vadeli hedeflere ulaşmak için gerekli “Alanı, kuralları ve ilkeleri” belirlemesi gerektiğini kaydetti.
“Her müzakerede taraflar, görüşmelerin nasıl yürütüleceğini belirleyecek bir yöntem üzerinde anlaşır.” diyen Holguin, BM’nin tarafları, müzakerelere başlayabilecekleri bir yöntemi birlikte oluşturmaya çağırdığını söyledi.
Müzakerelerin taviz verme iradesi, uzlaşı arayışı ve karşılıklı yarar temelinde yürütülmesi gerektiğini belirten Holguin, bu koşulların şu anda “Mevcut görünmediğini” ifade etti.
Holguin, “Ne yazık ki, bir anlaşmazlığı açık tutmak için her zaman bir neden bulunuyor. Her şey hep böyle yapıldıysa, belki de bugüne kadar çok fazla ilerleme kaydedilememesinin nedeni tam olarak budur.” dedi.
- “Sahip olduğumuz elverişli fırsatın giderek kaybolduğu açık”
Holguin, ANKA’ya yaptığı değerlendirmede, Kıbrıs Türk temsilcilerinin uluslararası temaslarının kısıtlanmaya çalışıldığı ve güveni zedeleyen adımların atıldığı bir ortamda elverişli koşulların oluşup oluşamayacağı yönündeki soruya, “Kesinlikle hayır; çünkü bunlar zaten karmaşık olan meseleyi daha da karmaşık hale getiriyor.” yanıtını verdi.
İş birliği ve karşılıklı kabulün anlamlı müzakerelerin mümkün olmasını sağlayan gerekli koşullar arasında bulunduğunu belirten Holguin, “Müzakereler kendiliğinden ortaya çıkmaz; düşmanca bir ortamdan da doğmaz.” dedi.
Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin durumu giderek daha karmaşık hale getirdiğini ve bunun Kıbrıs üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Holguin, “Geçen yıl boyunca ve bu yılın başlarında sahip olduğumuz elverişli fırsatın giderek kaybolduğu açık.” diye konuştu.




