Bağımsızlık Yolu Mağusa Milletvekili Adayı Mustafa Keleşzade, sermaye karşısında emekten yana siyaset yürüttüklerini ifade ederek, seçim sürecinde emekçilerin sorunlarını, federasyonu ve iradeyi gündemde tutacaklarını söyledi.
Partiden verilen bilgiye göre, Emeğin Gündemi programında seçim süreci, Kıbrıs sorunu ve kamusal hizmetlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Keleşzade’nin programda yaptığı açıklamalar özetle aşağıdadır.
“Bağımsızlık Yolu Mağusa Milletvekili Adayı Mustafa Keleşzade, sermaye karşısında emekten yana siyaset yürüttüklerini vurgulayarak seçim sürecinde emekçilerin sorunlarını, federasyonu ve iradeyi gündemde tutacaklarını söyledi.
Emeğin Gündemi programında seçim süreci, Kıbrıs sorunu ve kamusal hizmetlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Keleşzade, adayların kişisel popülerliğini değil, siyasi fikirleri ve emeğin iktidarını öne çıkardıklarını belirtti.
Diğer partilerin aday listelerinde sermayedarların ve bürokratların ağırlıkta olduğunu söyleyen Keleşzade, Bağımsızlık Yolu adaylarının yüzde 80-90’ının beyaz ve mavi yakalı emekçilerden oluştuğunu kaydetti. Özellikle özel sektör çalışanlarının işlerini kaybetme veya ekonomik zarar görme riskine rağmen aday olduğunu vurgulayarak yol arkadaşlarına teşekkür etti.
‘Herkesi kucaklama’ söyleminin sınıfsal eşitsizlikleri görünmez kıldığını belirten Keleşzade, haftanın altı günü, günde 10 saat çalıştırılan ve ek mesaisi ödenmeyen emekçilerin karşısında, bu sömürüyle zenginleşen patronların bulunduğunu söyledi. ‘Ben taraf olmuyorum’ söyleminin gerçekte sermayeden yana tutum almak anlamına geldiğini ifade etti.
Kamu çalışanlarının da emekçi olduğunu hatırlatan Keleşzade, özel sektörde koşulların daha ağır olmasının, ev sahibi olmakta zorlanan ve sağlık ile eğitim giderleri altında ezilen kamu emekçilerinin sorunlarını ortadan kaldırmadığını belirtti.
Seçim sürecinde Kıbrıs sorununun yeterince tartışılmamasını eleştiren Keleşzade, CTP’den federasyon konusunda net açıklamalar göremediğini söyledi.
İki toplumlu federal çözümü, uzun vadede halkların çıkarına olacak tek çözüm olarak gördüklerini belirten Keleşzade, federasyonu seçim boyunca daha yoğun gündeme taşıyacaklarını vurguladı. TDP’nin CTP ile hükümet kurma açıklamalarına da değinerek olası bir ortaklıktan önce federasyon konusunda açık tutum belirlenmesi gerektiğini söyledi.
Neoliberal politikaların kamusal hizmetleri piyasalaştırdığını belirten Keleşzade, İspanya’daki barınma ve Fransa’daki eğitim hakkı mücadelelerinin benzer sorunlara karşı geliştiğini kaydetti.
Ev fiyatlarının arttığını söyleyen Keleşzade, sağlık sisteminin kötüleştiğini, insanların özel hastanelere yönelmek zorunda bırakıldığını ve kamusal eğitimin zayıflatıldığını ifade etti.
Eğitim ve inşaat sektörlerindeki yüksek kâr odaklı sermaye çevrelerinin yarattığı sorunlara dikkat çeken Keleşzade, kamusal eğitim, sağlık ve barınma olanakları için mücadele ettiklerini vurgulayarak ‘Halkın yanında olmak için adayız’ dedi.
Basın emekçilerine yönelik saldırıların münferit görülemeyeceğini belirten Keleşzade, baskıların tehditlerden siber saldırılara, yasal kısıtlamalardan fiziksel saldırılara uzandığını söyledi.
Basın emekçilerinin tüm baskılara rağmen sahte diploma meselesini takip ettiğini vurgulayan Keleşzade, saldırıya uğrayan Pınar Barut’un kararlılığına dikkat çekti. ‘Basın emekçileri bizim onurumuzdur’ diyerek basının özgür ve güvenli çalışma koşullarına sahip olması gerektiğini belirtti.
Seçimlerin yalnızca milletvekili belirleme süreci değil, eşitlik ve özgürlük mücadelesinin araçlarından biri olduğunu belirten Keleşzade, mevcut rejime karşı farklı mücadele araçlarını birlikte kullanmayı sürdüreceklerini söyledi.
Keleşzade, seçim döneminde federasyonun, emekçilerin yaşadığı sorunların ve irade meselesinin gündem dışında bırakılmak istendiğini ifade ederek Bağımsızlık Yolu’nun bu konuları ısrarla gündeme taşıyacağını vurguladı.”




