MAKAMER 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla etkinlikler düzenleyecek MAKAMER 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla etkinlikler düzenleyecek

Kıbrıs Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (KEMA), çam kese böceğiyle mücadelede predatör böcek yönteminin işe yaramadığına ve çam kese böceğinin yüzde 2 yüz 50 oranında arttığına dikkat çekti.
KEMA, böcek popülasyonunun zarar eşik değerinin çok üzerinde seyrettiği yıllarda kullanılması zorunlu hale gelen mücadele yönteminin sadece havadan biyolojik larvasit uygulaması olduğunu vurguladı ve “Diğer yöntemlerin hiçbiri bu şekildeki bir yoğunluğu zarar eşik değerinin altına düşürdüğü görülmemiştir. Bunun aksini iddia etmek aptallıktır” dedi.
Ülkede 2020 yılından sonra havadan ilaçlama yapılmadığı için böcek popülasyonunun çok arttığına işaret eden KEMA Mütevelli Heyeti Başkanı İlkay İlseven yazılı açıklamasında,  ülkedeki çam ağaçlarının yeşilden kızıla döndüğünü ifade etti. İlseven, yeşil ibrelerini kaybeden çam ağaçlarında fotosentez olayının durduğunu, yüzde 60’lara varan büyüme ve artan kayıpları oluştuğunu belirtti.
Direncini kaybetmiş ve zayıflamış ağaçların sekonder zararlı (hasta ağaçlara, zayıflamış ağaçlara arız olur) öldürücü böcek olan kabuk böceklerinin istilasına uğradığını ve ormanlarda kitle ölümlerine sebebiyet verdiğini belirten İlseven,  şunları kaydetti:
“İnsanlarda astım, bronşit, cilt tahrişlerine neden olur ve lenf bezlerini şişirerek komalık durumlar ortaya çıkarır. Kızılçam ağaçlarında oluşturduğu tahribat ve insanlarda oluşturduğu sağlık sorunları nedeniyle çam kese böceği ile her yıl mücadele zorunlu hale gelmektedir. Tüm bu saydığımız olgular uzun araştırmalar sonucu bilim insanlarının ortaya çıkardığı bilimsel verilerdir. Aynı şekilde çam kese böceğinin zararlarına karşı alınacak önlemler konusunda da dünyada birçok entegre mücadele yöntemleri geliştirilerek uygulanmaktadır. Böcek yoğunluğuna göre çeşitli mücadele yöntemleri kullanılmaktadır. Ancak böcek popülasyonunun zarar eşik değerinin çok üzerinde seyrettiği yıllarda kullanılması zorunlu hale gelen mücadele yöntemi sadece havadan biyolojik larvasit uygulaması yöntemidir. Diğer yöntemlerin hiçbiri bu şekildeki bir yoğunluğu zarar eşik değerinin altına düşürdüğü görülmemiştir. Bunun aksini iddia etmek aptallıktır”.

Ülkede 2020 yılından sonra havadan ilaçlama yapılmadığı için böcek popülasyonunun çok artmış durumda olduğuna işaret eden İlseven, havadan biyolojik larvasit uygulamasının ağaçlar zarar görmeden 10-15 güde çam kese böceğini ortadan kaldıracak, ileri dünya ülkelerinin kullandığı bir yöntem olduğuna vurgu yaptı.

 “Bilimsel olarak bu yoğunluktaki bir tehlikeyi ağaçlar zarar görmeden çok kısa sürede (10-15 gün) bir anda ortadan kaldıracak mücadele yöntemi ileri dünya ülkelerinin de kullandığı havadan biyolojik larvasit uygulamasıdır. Bu şekliyle yoğunluk zarar eşik değerinin altına düşürüldükten sonra diğer mücadele yöntemleri ile devam edilmelidir.

Yöneticilerin irade ortaya koyup sorunu kökten çözmek yerine, yalan yanlış beyanlar ve açıklamalarla kamuoyu ile adeta dalga geçtiğini savunan İlseven, “Geçen yıl predatör böcek colosoma ile kuşlarla bu yoğunluktaki bir böceği bitireceğiz iddiası ile yola çıkanlar 1 yıl geçmesine karşın böceği bitirmek bir yana 200-250 misli artırmışlardır. Söylemlerinde sürekli dile getirdikleri ve ağızlarından hiç düşürmedikleri böcek colosoma (Yırtıcı böcek) ile ne kadar başarılı olunup olunamayacağı konusunda kamuoyunu bilgilendirmek gereği doğuyor inancındayız” dedi.

İlseven şu bilgileri de verdi: “1 hektar alanda ortalama 1200 ağaç vardır. Her ağaçta ortalama 20-25 kese bulunmaktadır. Her kesede 200-250 çam kese böceği bulunduğu gerçeğinden hareketle 1 hektar alanda 7,500,000 çam kese böceği var demektir. 1 predotör böcek colosoma 1 sezonda yaklaşık 840 çam kese böceği yiyeceğine göre, 1 hektar alandaki böcekleri yemek için 9,000 civarında colosoma böcek gerekmektedir. 25,000-30,000 hektar alan için gerekli böceği siz hesaplayın. Colosoma ile bu yoğunluktaki çam kese böceğini bitirmek için ne sizin ömrümüz, ne de ağaçların ömrü yeter. Aynı şekilde bu böceğin doğamızda bulunduğuna dair bir bilgi de yoktur. Laboratuvarda üretilip doğaya salınanların ne kadarı yaşayıp ne kadarı öleceği konusunda da bir çalışma yapılmamıştır. Geçmişte doğaya salınan colosomaların hiç birine rastlanmamıştır. Harcanan paralar havaya atılmış oldu. Toplum olarak bizi idare ettiği iddiasında olanlara tekrar sesleniyoruz. Bu yoğunluktaki çam kese böceğini ne kadar colosoma ile ne kadar zamanda yok edersiniz ve hangi bütçe ile yapacağınızı kamuoyuna açıklayınız”.

Editör: Mehmet Kasimoglu