Nazlı, HP yasa tasarısını eleştirdi…“Emekçinin cebine el atmadan önce teşvik ve muafiyetler kaldırılsın”
Nazlı, HP yasa tasarısını eleştirdi…“Emekçinin cebine el atmadan önce teşvik ve muafiyetler kaldırılsın”
İçeriği Görüntüle

Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin (Evkaf) kuruluşunun 455 ve yönetiminin Kıbrıs Türk halkına devredilişinin 70. yıl dönümü törenle kutlandı.
Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Merkez Binası’nda düzenlenen törene, Başbakan Ünal Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, Ana Muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Ulusal Birlik Partisi Milletvekili (UBP) Zorlu Töre, yetkililer ve vatandaşlar katıldı.
Tören, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş, 6 Şubat’ta kaybedilen Şampiyon Melekler ve şehitlerin anısına bir dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.
Törende Başbakan Ünal Üstel, Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Prof. Dr. Mustafa Tümer ve T.C. Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Hayrullah Çelebi konuştu.
Konuşmaların ardından ise Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer, Evkaf bahçesindeki Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Sonrasında Kıbrıs Vakıflar İdaresi İyilik Ekibi ile TC Lefkoşa Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği iş birliğinde bu yıl ilki düzenlenen “İyilikte Yaşıyoruz-İyilik Kılavuzu Projesi” Ödül Töreni yapıldı. Tören, Vakıf Eserleri Fotoğraf Yarışması ödüllerinin de takdim edilmesiyle sona erdi.

-Üstel
Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin Kıbrıs Türkü'nün varoluş mücadelesinde önemli bir yeri olduğunu vurguladı.
Kökleri Osmanlı İmparatorluğu’na kadar uzanan Evkaf’ın İngiliz Yönetimi’nden Kıbrıs Türk halkına, toplum Lideri Dr. Fazıl Küçük ve Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle ve büyük bir mücadele ile devredildiğini anlatan Üstel, “Bu binanın üzerine 15 Nisan 1956'da Türk Bayrağı çekildi ve bu güzide kuruluşumuz 20 Temmuz 1974 Barış Hareketi'ne kadar Kıbrıs Türk toplumuna önderlik etti. Büyük bir dayanışma ruhu içerisinde Kıbrıs Türk'ünü ayakta tuttu. Kıbrıs Türkü'nün bütün zulme, baskılara rağmen adadan ayrılmaması için bir önderlik yaptı.” diye konuştu.
“Toprağımıza, kültürümüze, kişiliğimize, benliğimize, tercihimize sahip çıktık ve bugün bu güzel kuruluşumuzun bize devredilişinin yetmişinci kuruluşunu kutluyoruz.” diyen Üstel, Evkaf’ın yönetiminin Kıbrıslı Türklere devredilmesi için mücadele eden Dr. Fazıl Küçük ve arkadaşlarını saygıyla andı.
Evkaf’ın toplumun tüm kesimlerine dokunduğunu vurgulayan Üstel, eserler ile kültüre sahip çıktığını, engelliler ile ihtiyaçlılara yardım ettiğini, eğitim ile spor gibi alanlarda destekler sağladığını anlattı. Üstel, hükümet olarak, Evkaf’ın toplumda daha etkili olması için gereken desteği verdiğini de belirtti.
Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan mali iş birliği protokolleriyle de bazı tarihi eserlerin restorasyonunu sağlayarak topluma kazandırdıklarını anlatan Üstel, “Bugün herkesin ziyaret ettiği bir Selimiye Camisi’ni toplumumuza kazandırdık. Lala Mustafa Paşa’nın da aynı şekilde Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük destekleriyle topluma kazandırılacak.” dedi.
Evkaf’ın ülkeye eserler kazandırırken toplumun her kesimine de dokunduğunu, “iyilik dağıttığını” yineleyen Üstel, kuruluşunun 455. ve yönetiminin Kıbrıs Türk halkına devredilişinin 70. yıl dönümü töreninde bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek sözlerine son verdi.

-İncirli
Ana Muhalefet CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin yönetiminin Kıbrıs Türk halkına devredilişinin önemine vurgu yaparak, “Çok önemli bir gün olduğunu düşünüyorum. 70 Yıl önce Vakıflar İdaresi’nin Kıbrıslı Türklerin tekrardan kontrolüne verilmesinin ve Kıbrıslı Türklerin Vakıflar İdaresi’ne sahip çıkmalarının hiç kolay olmadığını da tahmin ediyorum. Dr. Fazıl Küçük liderliğinde önemli bir mücadele verilmiştir ve bu mücadelenin sonucunda da Kıbrıslı Türkler kendi varlıklarına, kendi kimliklerine, kendi tarihlerine aslında sahip çıkmışlardır. Bu açıdan her zaman hatırlanması gereken bir gün olduğunu düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.
Evkaf’ın çalışmalarının toplumsal dayanışma açısından önemine de değinen İncirli, en çok ihtiyacı olanın yanında bulunma gerekliliğine vurgu yaptı.
Evkaf’ın yüzyıllardır Kıbrıs Türk halkının ekonomik ve sosyal olarak güçlenmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden İncirli, Vakıflar Tekerlekli Sandalye Basketbol Takımı’nın büyük bir hayranı olduğunu da belirtti. İncirli, Basketbol Takımı’nın başarılarından gurur duyduğunu söyledi.
“Vakıflar İdaresi, çağa uygun, Kıbrıs Türk halkının aydın bir halk olarak geleceğe ilerleyebilmesi için sporda da kültürde de sanatta da çok kıymetli çalışmalar yapıyor.” diyen İncirli, kültürel mirasa sahip çıkarken kimliği ve kültürü de geleceğe taşımanın önemine değindi.
“Türkiye Cumhuriyeti'nin kurumlarıyla da yakın ilişkiler içerisinde bu çalışmaları yürütmek bizlere elbette ki güç verir.” diyen İncirli, iyiliğin yanında, kötülüğün karşısında olmak gerektiğini vurguladı.

-Tümer
Kıbrıs Vakıflar İdaresi Genel Müdürü Mustafa Tümer ise konuşmasına, “Bugün burada, kökleri asırlar öncesine dayanan, toplumsal dayanışmanın ve iyiliğin en köklü temsilcilerinden biri olan Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin 455’inci kuruluş yıl dönümünü ve aynı zamanda İngiliz idaresinden devrinin 70’inci yılını kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.” diyerek başladı.
Vakıfların sadece taşınmazlardan ve mülklerden ibaret olmadığını, bir medeniyetin vicdanı ve paylaşma kültürünün en güçlü ifadesi olduğunu vurgulayan Tümer, Vakıflar İdaresi’nin geçmişten aldığı güçle bugün de aynı kararlılıkla hizmet vermeye devam ettiğini kaydetti.
Vakıflar İdaresi’ni çağın gerekliliklerine uygun şekilde ileriye taşımak için önemli adımlar attıklarını anlatan Tümer, “Türkiye Cumhuriyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği ve onların kıymetli destekleri sayesinde, dijitalleşme süreçlerini hızlandırarak bilgi işlem altyapımızı güçlendirdik, kurumsal verimliliğimizi artırdık. Emlak yönetimi alanında attığımız adımlarla vakıf mallarımızın daha etkin ve sürdürülebilir şekilde değerlendirilmesini sağladık.” diye konuştu.
İngiliz üsleri içinde yer alan vakıf arazilerine ilişkin haklarını koruma yönündeki hukuki çalışmalarına da değinen Tümer, şöyle konuştu:
“Ancak bizler için en önemli başarı; dokunduğumuz hayatlardır. Bugüne kadar binlerce vatandaşımıza sosyal yardımlarımızla destek olduk, ihtiyaç sahiplerinin yanında olmaya devam ettik. Çünkü biz biliyoruz ki vakıf demek, insan demektir; vakıf demek, iyiliği çoğaltmak demektir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: ‘Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça gerçek iyiliğe erişemezsiniz.’ Bu ilahi ölçü, vakıf medeniyetinin özünü ve insanlığa sunduğu yüksek ahlaki sorumluluğu en güzel şekilde ortaya koymaktadır.”
Tümer, bu anlayışla hayata geçirdikleri projelerin toplumun her kesimine hitap ettiğini de belirterek; ekonomi, kültür, sanat ve sosyal sorumluluk projelerini anlattı.
Kalıcı müze çalışmalarının da başladığını ve önümüzdeki haftalarda protokol imzalanacağını aktaran Tümer, Vakıf kültürünün akademik düzeyde ele alınmasına da büyük önem verdiklerini, bu kapsamda düzenledikleri “Hukuki Boyutlarıyla Uluslararası Kıbrıs Türk Vakıfları Sempozyumu” ileuluslararası nitelikte güçlü bir zemin oluşturduklarını söyledi.
Güney Kıbrıs’ta bulunan vakıf eserleri ve şehitliklerine de sahip çıkarak, bu mirasın yaşatılması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Tümer, Türk dünyası ile olan bağlarını güçlendirmeye de büyük önem verdiklerini belirtti. Tümer, bu kapsamda yürütülen çalışmaları anlattı.
Tüm çalışmalarının merkezinde “Hoş gör ki hoş görülesin.” anlayışı olduğunu kaydeden Tümer, Kıbrıs Türk halkının tarih boyunca farklı inançlara saygı gösterdiğini, ibadet özgürlüğünü koruduğunu ve adadaki çok kültürlü mirasın yaşatılmasına katkı sağladığını vurguladı.
Tümer, “Bugün geldiğimiz noktada, geçmişimizin mirasını koruyarak geleceğimizi inşa etmenin sorumluluğunu taşıyoruz. Vakıflar İdaresi olarak, köklü tarihimizden aldığımız ilhamla, çağdaş, güçlü ve toplum odaklı bir kurum olmaya devam edeceğiz.” dedi.

-Çelebi
Türkiye Cumhuriyeti Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Hayrullah Çelebi ise, TC Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un ve Vakıflar Genel Müdürü Sinan Aksu’nun selamlarını ileterek sözlerine başladı.
“Medeniyetimiz, yalnızca taşla, toprakla inşa edilen eserlerden ibaret değildir; bir gönül inşasıdır, bir iyilik düzenidir. İnsanı yaşatmayı, yaşatırken de iz bırakmayı esas alan köklü bir anlayıştır.” diyen Çelebi, TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde sürdürdükleri çalışmaların bu anlayışın bir tezahürü olduğunu söyledi.
Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında vakıf alanındaki iş birliğinin güçlü bir hukuki ve kurumsal zemine dayandığını anlatan Çelebi, Kıbrıs’taki vakıf kültür varlıklarının tespiti, tescili, rölöve ve restorasyon projelerinin hazırlanması ve uygulanması süreçlerinin titizlikle sürdürüldüğünü; bilgi, tecrübe ve teknik birikim paylaşımıyla Kıbrıs Vakıflar İdaresi’nin kurumsal kapasitesine katkı sunulduğunu anlattı.
Restorasyon çalışmalarının vakıf eserlerini yarınlara sağlam şekilde ulaşmasını hedeflediğini vurgulayan Çelebi, vakıf geleneğinin en güçlü yönlerinden birinin sosyal yardımlaşma ve dayanışma olduğunu vurguladı; bu kapsamda yürütülen çalışmaları anlattı.
Kıbrıs’ta kültürel mirasın tespiti ve korunmasına yönelik yürüttükleri çalışmalara da değinen Çelebi, şunları kaydetti:
“Gerçekleştirilen envanter çalışmalarıyla toplam 340 vakıf eseri tespit edilmiş; bu eserlerin önemli bir kısmı ilk kez kayıt altına alınmıştır. 131 cami, 35 çeşme, 24 mezarlık, 38 türbe, 28 mektep, 24 kültürel yapı, 11 tekke, 18 han-hamam, 10 meydan çarşı, 9 kütüphane, 2 kale-zindan ile 10 su kuyusu ve su kemeri belirlenmiştir. Bu zengin miras, arşiv belgeleriyle birlikte dijital ortama aktarılmakta; böylece gelecek nesiller için kalıcı bir hafıza oluşturulmaktadır. Bu çalışmalar, vakıf medeniyetinin yalnızca geçmişe ait bir miras değil, aynı zamanda geleceğe yön veren bir değer olduğunu ortaya koymaktadır.”
“Hayal Et, Keşfet, Vakfet” projesi kapsamında Kuzey Kıbrıs’tan gençleri İstanbul ve Bursa’da ağırlayarak onları vakıf kültürüyle tanıştırdıklarını anlatan Çelebi, bu yıl da Lefkoşa Hala Sultan Koleji’nde gerçekleştirilen “Bu Ramazan İyilikte Yarışalım” isimli yarışmada dereceye giren öğrencileri aynı program kapsamında misafir edeceklerini bildirdi.
“Kıbrıs, vakıf medeniyetimizin en güçlü izlerini taşıyan coğrafyalardan biridir.” diyen Çelebi, adada yapılan çalışmalar neticesinde yaklaşık 2 bin 200 vakıf tespit edildiğini ve bunlardan 763’ünün vakfiyesine ulaşıldığını belirtti.
Çelebi, Kıbrıs’taki bu güçlü varlığının korunmasına katkı sunan tüm kurumlara ve emeği geçen herkese teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.