Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Kıbrıslı Türk üyesi Hakkı Müftüzade, kamuoyunda son zamanlarda sıklıkla yer alan ve Türkiye’nin kayıpların bulunmasını engellediğini iddia eden haberlerin, gerçeği yansıtmadığını belirtti.

Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Kıbrıslı Türk üyesi Hakkı Müftüzade, kamuoyunda son zamanlarda sıklıkla yer alan ve Türkiye’nin kayıpların bulunmasını engellediğini iddia eden haberlerin, gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Türk Ajansı Kıbrıs (TAK), Güney Kıbrıs Rum Yönetimi İnsani Konulardan Sorumlu Komiseri Fotis Fotiou’nun son dönemlerdeki açıklamalarıyla ilgili Kayıp Şahıslar Komitesi Türk Üyesi Müftüzade’den değerlendirme aldı.
Müftüzade, söz konusu açıklamalara ilişkin 31 Temmuz 1997’de Birleşmiş Milletler nezdinde yapılan basın açıklamasına göre iki toplum liderinin kayıp şahıslar konusunun politize edilmemesi doğrultusunda karar alındığına işaret ederek, alınan bu karara rağmen bu söylemlerin sonunun halen gelmediğini kaydetti.

Yasalardaki “cinsiyetçi maddelere” dokunuş Yasalardaki “cinsiyetçi maddelere” dokunuş

- “Verilen tüm destekler KŞK’nin web sitesinden görülebilir”
Türkiye’nin kayıpların bulunmasını engellediği konularının yer aldığı haberlerin gerçeği yansıtmadığının altını çizen Müftüzade, aksine kazı faaliyetlerinin başladığı tarihten itibaren Türkiye tarafından Komite’ye her türlü desteğin tek taraflı verildiğini söyledi.
Bu desteklerin KŞK’nın tüm faaliyetlerini içeren istatistiklerinin bulunduğu web sayfasına bakarak görülebileceğini ifade eden Müftüzade, “Geçmişte ve günümüzde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sınırları içerisinde kayıpların bulunabilmesi için sağlanan ve birçok kaybın bulunmasında etken olan bu faaliyetler yadsınamaz” dedi.
Müftüzade, askeri bölgedeki çalışmaların devam ettiğini ve çalışmalara hız kazandırdıklarını duyurarak, Komite olarak askeri bölgelerde taleplerinin süratle karşılandığı ve problem yaşamadıklarını bildirdi.

- “Kazı listesinde olmayan, sonradan ilave ettiğimiz 2 yer için de izin verildi”
Müftüzade, halihazırda devam eden askeri bölge kazılarının yanında, Kapalı Maraş - Derinya bölgesinde öngörülen kazı listesinde olmayan fakat sonradan ilave olarak talep ettikleri 2 yeni yerin kazılması için de izin verildiğini ve kazı hazırlık faaliyetlerine başlandığını aktardı.
Önceki röportajlarında, Güneyde, 1963-64 yıllarındaki kayıpların büyük bir kısmının, geçiş noktalarında ve hastanelerde verildiğini söylediğinin ve kayıtların paylaşılması için çağrıda bulunduğunun hatırlatılması üzerine Müftüzade, bugüne kadar taraflarına bu yönde bir bilgi gelmediğini kaydetti.
Müftüzade, “GKRY polis arşiv kayıtları gün yüzüne çıkmalı ve kayıplarımızın akıbetleriyle ilgili bu konu gerçekten ciddi bir şekilde ele alınıp incelenmelidir” ifadelerini kullandı.