SAVAŞ KÖPEKLERİ
‘‘ Savcı, nedir düşündün mü,
Dağları sorguçlu kılan?                                                                                                                            
Onlar susmaz, gece gündüz, onlar haykırır yüceden.
Gelmiş dağlardan yalnayak, durmuş kapına bir ıssız,                                                                                    
Seni bile içli kılan.
Savcı, nedir düşündün mü,                                                                                                                
Bıçakları uçlu kılan?                                                                                                                                          
Bir eski hak alınmamış, bir dere kan sorulmamış,                                                                                           
Şunun bunun alın teri,                                                                                                                          
Alınları taçlı kılan.
Savcı, nedir düşündün mü?                                                                                                                          
Yazıları suçlu kılan?                                                                                                                                          
Usla, yürekle büyümüş, gündüzler geceye karşı,                                                                                                
 Ama nedir çağlar üzre,                                                                                                                                    
Beni senden güçlü kılan.’’
Fazıl Hüsnü Dağlarca yazdı bu şiiri, sanki ben yazmışım gibi gönençle kıvançla doluyorum Dağlarca’yı her okuduğumda.
Sürekli ATEŞ KES istemiyormuş USA lâbaratuarlarında üretilen beslenen büyütülen ve içtikçe insan kanını iştahı vahşeti kabaran Amerikan savaş köpekleri.
Ateş kes de ne ki hele barış dostluk insanın el vermesi insana kucaklaması ve yürümesi barışa doğru savaşa karşı.                                                                                          Her bir mermi kaç dolar eder ve kaç kuruştur ki insan canı hele de can Hristiyan beyaz kuzey batı çeyrek kürede doğmamışsa kimdir amerika yine Dağlarca söylemişti ‘‘ hoşt amerika dersem / sözüm sana değiş kentakili sütçü kız ’’ diye.

Sözüm Amerika yerlilerine değil yüzlerce yıllık zenci kölelelere de değil. Evet Obamanın rengi hiç önemli değil su katılmamış bir beyazdı o beyaz evde sustalı maymun gibi oturup ‘‘ otur arap – kalk arap muamelesi altında mutlu mesut ve bahtiyar yaşarken. Yaşarken ölü insan olur mu demeyim obama ve povel gibileri örnektir ölü olduğu halde yaşar gibi görünen labatatuar şeylerine.

Hırsla üretilmiş saval köpeklerinden birisi havladı hırladı saldırdı SÜREKLİ ATEŞ KES İSTEMİYORUZ diye.

İstemezsiniz evet bunu defalarca kanıtladınız ve biliyorum amerika dediğiniz savaş vahşet ve kırım kıyım ölüm lâbaratuarının daha çok daha da çok en çok kan ve cesetle beslendiğini.

Biz kazanacağız ama / kesin bu siz öldüreceksiniz bizi ve fakat yenemeyeceksiniz / teslim olmayacak insanlık size. Çocuklarımızı doğrup büyüteceğiz. Türkülerimizi söyleyecek şiirlerimizi yazacak buğdayı ekip biçip un eyleyeceğiz unu ekmek.

Kazanmak diye bir derdimiz olmadı hiç                                                                      kaybetmeyeceğiz İNSANLIĞIMIZI.