Söz bir eylem midir.
Sözün özü düşünce değil midir.
Nedir kuşun sözü, tilkinin, kurdun, aslan kaplanın, fil ve yılanın, börtü böceğin, denizin dağın taşın ve tuzun ya insanın.
Boşuna mı dedi atalar dokuz düşün bir konuş diye.
Çünkü söz ister eylemden önce ve isterse eylemden sonra söylensin, inandırıcı olması için eylemle bağlantılı olmalı.
Biz yaparız diyorsa bir örgüt bir parti bu bağlayıcıdır hem söyleyen için ve hem de duyan için ve fakat biz yaparız deyip de yapma erkine sahip olunca yapmıyorsa söz artık bir lafazanlıktan ibarettir ve lafazanlığı yapanlar da lafazan.
Dokuz düşünüp bir konuşmayı ciddiye almayanlar kalkıp da St Hilarion ile Girne arasında teleferik sözü verirler ki söz bile güler sahibine çünkü bırakın teleferiki elektrik yok elektrik.
Kırk sene turizm erkinin sahibi iseniz ve halâ daha Gaziantep ve Gazianteplilere KKTC’ni tanıtmaktan söz ediyorsanız söz bir ketçaptır mayonezdir dilinizde sıktıkça pırtlayan.
Evet söz bir eylemdir ve Taksim sahasını açtım dediniz mi gençler orda top oynamaya başlamalı eğer başlayamazlar ise sözünüzü yuttunuz demektir ki eyvah.
İki devlet dediniz mi bizim devletin işlerini doğru dürüst yönetmekle yükümlü olursunuz eğer beceremezseniz iki devlet lafazanlıktan öteye gitmez ve var olan haklar bile geriye düşmeye başlar.
Nice zamandır millet vekili seçimleri içerik olarak millet vekilliğinden ziyade kanal kanal gezip mazeret üretecek bireylerin seçimi içeriğine devrildi.
Her seçilen ister sağda olsun ister solda mecliste boş boş konuşmakla havanda su dövmekle  ya da kanal kanal gezip mazeret üretmek ve kendinden başka herkesi suçlamakla iştigal etmekte.
Yıllar var ki elektrik sorunumuzun yarından itibaren biteceği söyleniyor ve fakat 4532 yarın geçti elektrik sorunu berdevam
En az 15 ülkeden doğrudan uçuş ayın on ikisinde başlayacak dendi ayın 7654 ü oldu tık yok.
Üç güne kadar ilaç sıkıntısı bitecekti 333 gün geçti devam ediyor.
Az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınacağını söylemeyen hükümet parti bakan vekil yok az kazanandan vergi alınıyor da çok kazanana kimse lütfen be arkadaş bile demiyor.
Her ne halse bir tek SERPEST PİYASA EKONOMİSİ lakırdısı geçerli, ithalatçılar, tedarikçiler marketçiler SERPEST BİR BİÇİMDE KAZIKLIYOR.
Ücretin asgarisi lafı da geçerli, gerçekten ücretler asgaride ve asgarinin asgarisinde tutuluyor da kârlar azami sınırlarını çoktan aştı.
Yoksa acaba hükümet ve siyaset de lafı güzaftan mı ibaret