Yunanistan'da emekli tuğamiral ve Aleksandros Papanastasiu Bilim Enstitüsü Başkanı Stelios Fenekos, İsrail'den satın alınan silah sistemlerinde kaynak kodunun ellerinde olmamasının kriz ve savaş durumunda Yunanistan'a maliyetinin yüksek olabileceğini söyledi.
"in.gr" haber sitesine konuşan Fenekos, Yunanistan'ın İsrail'den satın almak için anlaşma imzaladığı "Aşil Kalkanı" silah sisteminin kaynak kodunun Atina'ya verilmeyeceği haberleri hakkında değerlendirmede bulundu.
Fenekos, kaynak kodunun Aşil Kalkanı için kritik olduğunu belirterek. "Zira, sadece füze ve radar satın almıyoruz. Platformların, sensörlerin, komuta merkezleri, farklı silah sistemleri ve silahların tehditlere ilişkin veri alışverişi yapması ve işbirliği yapması gereken bütünsel bir hava savunma ağı kuruyoruz." dedi.
Merkezi komuta sisteminin, komuta ve kontrol altyapısının kaynak koduna sahip olmanın, Aşil Kalkanı bünyesinde işbirliği yapan silah ve silah sistemlerinin tamamının kaynak koduna sahip olmak anlamına gelmediğini belirten Fenekos, bugüne kadar kamuoyuna açıklanan veriler ışığında İsrail'den satın alınacak SPYDER, BARAK MX ve Davud Sapanı sistemlerinin kritik dahili işlevlerine ait bir kaynak kodunun Yunanistan'a verildiğine dair bir bilgi olmadığını ifade etti.
Kritik bir silah sisteminde bağımlılık maliyetinin de hesaplanması gerektiğini vurgulayan Fenekos, bu maliyetin kriz veya savaş dönemlerinde, anlaşmanın yapıldığı tarihte elde edilen maliyetten çok daha yüksek olacağına işaret etti.
Fenekos, bu nedenle Aşil Kalkanı'nın maliyetinin ne kadar olduğunu bilmenin yeterli olmadığını belirterek, "Yunanistan'ın tek başına tam olarak yapabileceğini, hangi değişimlerde üretici firmaya ihtiyaç duyulacağını, hangi bağlantıların üçüncü ülke onayı gerektirdiğini ve özellikle Davud Sapanı'nın hangi bağlantılarının öncesinde ABD'nin onayını gerektirdiğini bilmemiz gerekir." diye konuştu.
- İsrail ve Yunanistan arasında 3 milyar avroluk silah anlaşması
İsrail ve Yunanistan arasında 31 Ağustos'ta Tel Aviv'de yaklaşık 3 milyar avro değerindeki "Aşil Kalkanı" hava savunma anlaşması imzalanmıştı.
"Aşil Kalkanı" anlaşması kapsamında İsrail'in, Yunanistan'da David's Sling (Davud Sapanı) sistemleri ve Israel Aerospace Industries (IAI) tarafından Barak MX sistemi dahil çok katmanlı hava savunma ağı kuracağı kaydedilmişti.
Anlaşmanın, Rafael şirketinin Davud Sapanı ve IAI'nın Barak MX sistemlerinin yanı sıra yine Rafael'in Spyder sistemini ve IAI'nın hava kontrolüne yönelik MMR tipi çok görevli radarlarını da içerdiği belirtilmişti.
Bunun yanında Rafael'in öncülüğünde geliştirilecek yeni bir ulusal komuta ve kontrol sistemi de anlaşmada yer almıştı.
Yunanistan'da muhalefetteki partiler ise anlaşmanın İsrail'e savunma alanındaki bağımlılığı artıracağını, Yunan vergi mükelleflerine mali yük getireceğini ve ülkenin bölgesel politikasını daha fazla İsrail'e bağlayacağını vurgulamıştı.
Eski Yunanistan Maliye Bakanı Yanis Varufakis, İsrail ile imzalanan "Aşil Kalkanı" anlaşmasının "utanç verici" olduğunu belirterek, "Yunanların büyük bir çoğunluğu soykırımcı Apartheid devletine karşı olmasına rağmen, biz yönetici sınıfımızın bu rezil anlaşmayla Yunanistan'ı lekelemesine izin verdik." değerlendirmesinde bulunmuştu.
Basında yayımlanan değerlendirmelerde de anlaşmanın maliyeti, İsrail'e teknolojik ve stratejik bağımlılık ile Atina'nın Orta Doğu'daki konumuna etkileri eleştirilmişti.




