23 nisanlardan biriydi.
1964 veya 65 yıllarından birinde Lefkoşa’da, Tanti’nin hamamı bölgesinde bir çocuk , bir ilkokul çocuğu, meşhur Sniper filminden sonra bizim de keskin nişancı değil sniper adını verdiğimiz bir katil tarafından vurularak öldürüldü.
Keskin nişancı eğitimi alan her bir kişi potansiyel katildir.
Yüz yüze değil uzaktan görünmeden vurmak bir canlıyı.
Evet keklik tavşan avcılığı da berbat bir haldir, berbat bir haldir ve fakat tavşan, keklik bilincindedir avcının ortalıkta gezdiğinin. Kendilerince önlemler alma ihtimalleri vardır. Vardır çünkü tavşan ve kekliklere, cana canlılara canlılığa düşman olan Tüfeğiyle ortalık yerdedir.
Hayvanların avcılara karşı alabilecekleri tedbirler vardır ve alıyorlar da.
Avcılık spor değildir olamaz da ama avcılığın spor olduğuna cidden inanan avcılar, av mevsiminin günlerini avcılar kadar hatta avcılardan da önce hayvanların bilmekte olduğunu, o günlerde pek de yuvalarından çıkmadıklarını gözlemlemiş olmalılar.
Avcılık da tıpkı savaş gibi mecbur kalınmadıkça ( bu mecburiyet hükümetlerin generallerim trumphların keyfine kalmış bir mecburiyet değil ve fakat ‘‘SİZE ÖLMEYİ EMREDİYORUM, İLK HEDEFİNİZ AK DENİZDİR İLERİ ’’ emrini veren, arkasında bıraktığı Çanakkale zaferine rağmen askerlikten tard yemiş, askerlikten kendini istifa ile AZAD eden Mustafa Kemal’in mecburiyeti gibi ya da tümü de sivil, silahlı insanlar olarak siperlere sıvanmış 1963 – 1967 yıllarının direnişçi mücahitlerinin mecburiyetidir.
Abilerimizin babalarımızın gönüllü mecburiyeti olmasaydı, onların gönüllü mücahitlikleri olmasaydı ne Denktaş olurdu ne Kemal Coygun, ne TMT’nin esamesi okunurdu ne de memleket hak ve halk duygusundan nasibini almamışların ‘‘ partimiz tmt’nin siyasi uzantısıdır devamıdır deyip de; avuç içi kadar memleketimizin varlıklarını ve dahi diplomalarını peşkeş çekenlerin adı anılırdı.
1964 – 1965 bu iki yılın birindeki 23 nisan günü, Kıbrıs Elenizmi keskin nişancı alçaklığı ile bir ilkokul çocuğunu bayramlık elbisesi ile, gülerek yürürken / oynarken, sadece Türk olduğu için vurdu öldürdü.
Ve hiçbir barışçı !!! Rum / Rum örgütü veya partisi hükümeti kim olduğunu bildikleri bu alçak keskin nişancıya yuh çekmedi, oha demedi katil demedi.
AKEL adı ile kendini komünist diye pazarlayan ve yutturan parti bir kez daha güven yaratıcı önlemler gündemde iken, bu katilin adını açıklayıp, cezalandırılmasını talep ederse, en azından ben AKEL in anlaşmaya doğru bir adım atabileceğine inanmaya başlayabilirim