Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, diğer hususların yanı sıra, Mağusa limanının Avrupa Komisyonu tarafından yönetilmesiyle birlikte, kapalı bölge Maraş’ın iadesi konusunu gündeme getirdiği iddia edildi.
Fileleftheros gazetesi, “Maraş da Görüşülecek Pakette” başlıklı haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in, Güven Yaratıcı Önlem (GYÖ) olarak kapalı bölge Maraş konusunu tartışmaya açtığını ve bunun yalnızca sürecin değil bir anlaşmaya varılmasına ilişkin perspektifin de “kilidini açabileceğinden” ötürü üçüncü taraflarca "cesur bir hareket" olarak tanımlandığını iddia etti.
Rum kesiminin zor bir ortamda çabanın ilerlemesi için yollar aradığını öne süren gazete, bu çerçevede kapalı bölge Maraş konusunun da ortaya konduğunu belirtti.
Önerinin 2006 yılının ikinci yarısında Finlandiya’nın AB dönem başkanlığı esnasında da üzerinde çalışılan eski fikirlere dayandığını ve Rum kesiminin aynı yönde hareket ettiğini yazan gazete, o dönemdeki teklifin içeriğinin ve günümüzdeki genel çerçevesinin büyük ölçüde aynı şekilde sunulduğunu belirtti.
Haberde önerinin kapalı bölge Maraş’ın ilk başta BM idaresine iadesini, akabinde de yasal sakinlerin geri dönüşü ve Mağusa limanının Avrupa Komisyonu’nun gözetiminde faaliyet göstermesi şeklinde olduğu kaydedildi.
Finlandiya’nın önerisinde Türkiye’nin Rum bandıralı gemilerin limanlarına yanaşması ve uçakların da hava sahasını kullanması konusunda uyguladığı ambargonun kaldırılmasının dahil olduğunu da anımsatan gazete, Türkiye’nin o dönem öneriyi reddettiğini ve bu yüzden de başlangıçta teknokratik aşamada sonrasında da siyasi aşamada o dönem yapılması planlanan görüşmelerin iptal edildiğini öne sürdü.

- “Diğer fikirler”
Bu hamleye paralel olarak Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in gerek Birleşmiş Milletlere (BM) gerekse Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’a birçok fikir sunduğunu ileri süren gazete, bunların vatandaşlık, günlük hayat ve geçmişte Türk tarafının ortaya koyduğu meselelerle alakalı olduğunu öne sürdü.
Hristodulidis’in çabaların "hızlı ve kesintisiz" bir şekilde ilerlemesi için, görüşmelere kolaylık sağlanmasına ilişkin konular da ortaya koyduğunu yazan gazete, bunların çoğunun BM Genel Sekreteri Guterres ve Guterres’in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin tarafından olumlu karşılandığını iddia etti.

Ancak Erhürman’ın herhangi bir fikre karşılık veremeyeceği ve tartışamayacağının "ortak çıktığını" iddia eden gazete, Türkiye’nin "buna izin vermediğini ve Kıbrıs sorununda gelişmeler yaşanmasını istemediğini" iddialarına ekledi.

Haberde, Türkiye’nin ya ortaya çıkacak olası gelişmelerin genel planlamalarını etkileyeceği düşüncesi veya şimdiki BM Genel Sekreterinin görevden ayrılmasını ve çözüm temelinin alt üst edilmesini istediği için Kıbrıs sorununda gelişmeler yaşanmasını istemediği iddialarına da yer verildi.

Çözüm temelinin alt üst edilmesinin ve BM tarafından yön değişikliğinin, BM Genel Sekreterine değil BM Güvenlik Konseyine bağlı bir şey olduğunu kaydeden gazete, bunun Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in New York’ta BM Güvenlik Konseyinin beş daimî üyesinin temsilcileriyle bir araya geldiği çalışma yemeğinde netleştiğini de öne sürdü.

Türkiye’nin genel tavrıyla, ileriye doğru atılacak her adımı engellediğini iddia eden gazete, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın bazı konuları tartışmaya hazır göründüğü ancak ertesi gün fikrini değiştirdiği durumlar yaşandığını ve aynı şeyin Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ için de geçerli olduğunu ileri sürdü.

- “Fitto’nun misyonları”

Güney'de 7 kişiden 1’i Akdeniz Anemisi taşıyıcısı
Güney'de 7 kişiden 1’i Akdeniz Anemisi taşıyıcısı
İçeriği Görüntüle

Gelişmelere, AB Komisyonu’nun Kıbrıs Özel Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu’nun Uyum ve Reformlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto’nun sahip olduğu misyonlarla birlikte Avrupa Birliği’nin (AB) de katıldığını yazan gazete, söz konusu misyonların öncelikle Ankara ve Avrupa-Türk meselelerine odaklanacağını belirtti.

AB temsilcisinin bir plan oluşturduğunu ve bunu tartışılmaları için Türk tarafının önüne konacak meseleler içerdiğini öne süren gazete, Brüksel’in Avrupa-Türk diyaloğunu normalleştirerek Ankara’yla iletişim kanalları açmak ve muhafaza etmek istediğini savundu.

- “Holguin acilen hareketlilik istiyor”

Gazete bu alt başlık altında yer verdiği haberinde ise, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in, BM Genel Sekreteri Guterres’in görev süresinin sona ermesiyle bağlantılı olan sözleşmesinin sona ermesinden sonra da misyonuna devam etme arzusunu dile getirdiğinden bahsedildiğini belirtti.

Bunun gerçekleşmesi için yeni BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorunundaki gelişmelerin Holguin’in misyonunun uzatılması/ yenilenmesini haklı gösterdiği konusunda ikna edilmesi gerektiğine işaret eden gazete, Holguin’in ay içerisinde adaya gelecek olmasının sebeplerinden birinin de bu olduğunu savundu.

Haberde, Holguin’in ay içerisinde adaya gelecek olmasının başlıca sebebinin ise Guterres’in görev süresinin son gününe kadar Kıbrıs sorunundaki tüm imkanların tüketilmesine dair direktifleri olduğu kaydedildi.