İnsan hakları evrensel beyannamesi yazılmazdan / yayımlanmazdan çok önce de insanlık hakları vardı.
İşin aslı sözün özü şu ki canlıların var oldukları / doğdukları andan itibaren hakları vardır ve bu haklar her türlü tartışmanın dışındadır.
Yaşamak hakkı tartışılabilir mi meselâ.
Doğal haklar vardır bir ki bunu bir manzume olarak yazmak gereksizdi demiyorum da yazılmasa da var olan haklardır doğal haklar.
Sevilme ve oynama hakkı da canlıların doğal haklarındandır. Bütün canlılar yavrularını sever ve onlarla oynar, oyun yavrunun erişkin olmasında en etkili düşünsel / ruhsal ve fiziksel / bedensel nendir.
Annesi tarafından sevilmek, elbette babası tarafından, diğer büyükleri tarafından sevilmesi en sağlıklı besini yavrunun ama ille de ve mutlaka anne tarafından sevilmesi önemlidir.
Yavru canlıların sevilme ve oynama hakkı vardır meselâ, Her canlı yavrusu sevilir veoynar bu onların gelişme besinidir.
Sevilmeden oyun oynamadan ne kedi olunur ne at ne aslan ne maymun ve ne de insan.
Sevilme ve oyun hakkını çocukların gözeten tek bir devlet ve devlet kurumu ve dahi yasa anayasa yoktur.
Çocukların sevilme ve oyun hakkına zerre kadar saygı duyulsaydı eğer bu gün çok başka bir dünyada yaşıyor olacaktık.
Oyun hakkı ellerinden zorla alındığı hem de kanuni olarak zorla alındığı için teneffüs ve paydos zillerinde coşkun akan ırmaklar gibi sınıflarından dışarı boşalır okul çocukları.
Hiç okula ve sınıfa teneffüse çıkar gibi coşkuyla koşa koşa giden / giren öğrenci gördünüz mü.
Yaşadığı köyden her sabahın köründe uykusunun en tatlı saatinde şehire okula gidilecek diye çocuk uyandırmıyor muyuz biz hele de Türkiye’de kör karanlıklarda okul için uykusundan çocuk uyandırmak bir nevi işkence değil mi.
Buraya kadar neyse de asıl bundan sonra okuyacaklarınız üzerinde, bana saydırmaya başlamadan azacık düşünün lütfen.
Günümüz dünyasının hay huyu içinde hangi kadın çocuğuna sevgisini çocuğun hak ettiği şekilde ve hak ettiği oranda verebilir.
Düşüp de dizini inciten çocuklar için en kesin acı dindirici annesinin kucağı ve öpüşleri okşayışları sarıp sarmalaması değil midir.
Beri yandan da hiç tartışmıyoruz değil mi kapitalizmin kadınları doğal uğraşlarından koparıp da ucuz emek olarak üretim bandına çağırıyor olmasına.
Ah biz erkekler üretim bandında ya da hizmet sektöründe günde sekiz saat çalışmaktan insanlığımızı azar azar kaybetmiyormuşuz gibi yanımızda yer açma çalışıyoruz kadınlara da gelin buyurun hizmet sektörü ve üretim bandı sizibekliyor diye.
Bana sormayın, sorarsanız söylerim çalışmak ücret karşılığı çalışmak canlıların tabiatına aykırıdır.
Sağlıklı ve keyifli bir yaşam herkesin hakkı
İnsanlık Haklarına Aykırıdır
Cumhur Deliceırmak
Yorumlar