Şairler uçabilir, ressamların ayakları yere basmayabilir iş siyaset erbabına gelince onların ayakları ille de ve mutlaka yere basmalıdır.
Şair ağaçlarla ilgili şiir döktürdüğünde ağaçları suladığını budadığını bakımını yaptığını var sayabilir ama siyasetçi ve onun partisi ne yapıp etmeli ve Esentepe’ye kayısı, Lefke’ye ceviz hurma, Güzelyurt, Aydınköy, Gaziveren’e narenciye ekilmesini ve ekilenlerin sulanmasını sağlamak için canla başla çabalamalıdır.
Lefkoşa’da Kâzım’ın, Efe’nin kahvesinde, Mağusa’da cümbezin altında, Girne’de DTB, TOL lokallerinde, Karaoğlanoğlu Tamani kahvesinde atıp tutabilir her insan, kahvelerde barlarda maç seyrederken atıp tutabilir herkes hatta siyaset erbabı da ve fakat iş halkın dertlerine sorunlarına ve çözüm yollarına gelince ahali atıp tutsa da siyaseti meslek edinenlerin atıp tutma hakkı yoktur olmamalıdır.
Siyaset erbabının ayakları yere basmalı aklı da başında olmalıdır.
Sağdan sağdan kükreyen, iki devlet diye kükreyen aslan parçaları yönetimine seçimle memur edildikleri devleti her geçen günde daha da geriye doğru sürüklerlerken nasıl olacak ta iki devletliliği dünyaya kabul ettireceklerini kendi kendilerine bir sormalıdırlar.
İki devletlilik pilavından dönenin kaşığı kırılsın diye lafazanlıkla olmaz bu işler, bu türden lafazanlıklar onları delege indinde itibar sahibi yapabilir ve fakat bu itibar 20 öğrencili sınıflarda öğrenim gören çocuklar indindeki itibar gibi gerçek bir itibar olmaz.
Kırk yıldır yönetiminde bulundukları KKTC de öğrenciler tıkış tıkış 60 – 70 öğrencili sınıflarda ders yapıyorlarsa ve teneffüse çıktıklarında okul çeşmelerinden akan suları içemiyorlarsa, 80 öğrenciye bir tuvalet düşüyorsa ve sabahın köründe köylerinde ilkokul olmadığı için şehirlerdeki sözüm ona modern eğitim veren merkezi okullara gitmek için, neredeyse hurdaya çıkarılması gereken öğrenci servis otobüslerinde ve öğrenci taşıma ehliyetine haiz olmayan şoförlerin yönetiminde taşınıyorlarsa,  o itibar neyin itibarı ve devlet de bal gibi yarım buçuk devlet haline düşümüş olmaz mı sayenizde.
Bize ambargo uyguluyor AB diye Türke Türkçe propaganda yapmak kolay da eğer hükümetseniz,  KKTC’nin üretebildiği emtiaların Türkiye pazarlarına rekabet edebilir bir şekilde ulaşması için hangi çabanın gösterildiğini ve başarıldığını söyler misiniz. KKTC’inde üretilenleri Türkiye pazarlarına ihraç etmek sizin değil de benim mi görevim.
KKTC  devletinin sağladığı olanaklar ile topraklarımızda kumarhaneleri ile tonla para kazanan otellerde KKTC vatandaşı olarak istihdam edilen insan sayısı kaç kişi.
Gençlerimizin hiç olmazsa Türkiye bölgesel amatör liglerinde, KIBRIS SPOR adı altında  kadın erkek  çeşitli branşlarda spor yapmalarını sağlayabilmek sizin üstesinden gelemeyeceğiniz kadar zor mu.
Kolayı herkes yapar da siz niye yapamıyorsunuz en kolay olması gerekenleri bile.
İki devletliliği aslanlar gibi savunanlar mışş gibi yapmayı bırakın, size kendiniz bile inanmıyor.