Yazdığı yazacağı ders değilse kalemi eline alan ( bu eskidendi ) klavye ya da ekran başına geçen herkes bilirim iddiasındadır
Bilmek de başka pek çok şey gibi derece derecedir
Yemek pişirmesini bilen çok iyi bilen annenin yemek pişirme bilgisinin başarıyla sergilenmesi biraz da çiftçilerin yetiştirdikleri fasulye pancar soğan ve daha nice şeyin kalitesine de bağlıdır ( sizi göreyim ha fasulye ile pancar ne alâka deyin, öyle dedinse ey okuyan bil ki yazının sonunda bir tabak güzel pişmiş ya da berbat ötesi bir fasulye tabağı konmayacak önüne bu yazılar belki düşünmeye katı olur siye yazılıyor )
Ne kadar köfte o kadar ekmek derler ya hesap o hesap işte.
Her sabah klavyenin başına mikrofonun arkasına ya da kameraların karşısına geçmek de tıpkı aday adaylığı adaylık vekillik ve dahi bakanlık talep eden edecek olanlar gibi ben iyi bilirim hatta en iyi ben bilirim gibi bir edadır.
Edası ile meydana çıkacak olan önce endam aynasında kendini bir tartmalı değil mi
Nerde gezer takyanos vur başına kazmayı denmiştir ya ve eklenmiştir söze söz domatesin çekirdeği kırmızı, kırmızı domatesim çekirdeği kırmızı.
Sigortadır atar asvalyadır yanar
Yazıcı tayfası ve her ne demekse araştırmacı yazıcı tayfası böbür böbür böbürlenme hastalığından muzdariptir de nereye kadar biraderler
Bar bar bağırdı çırpındı has yazarlar bu 367 kuralı demokrasinin emniyet kilididir yapmayın etmeyin diye.
Ve başını sonrada yetmez ama evetçiler adını alacak olan GÜRUH ( evet güruh diyorum çünkü Türkân Saylan’ın tutuklanmasıı savunmak ne idüğü belli bir gürühun üyesi olmaktır
Altangillerin tosuncukları tıpkı babalarının Adnan Menderes ve arkadaşları için ‘‘ ne yani asmaylım da besleyelim mi ’’ ve dedelerinin de ben bir hatun kişiyim ne işim olabilir askerlikle diye karşısında kadın kadın duran Anadolu’nun yoksul köylü kadınlarından birini İstiklâl mahkemesinin asker hakimlerinden biri olarak ‘‘ önümüzdeki belgeye göre sen hatun kişi değil er kişisin ve asker kaçağısın ’’ diyerek idama mahkum etmesindeki o aymazlık o snob tavırla alkış tutmuşlardı Türkân Saylan’ın saçma sapan iddialarla tutuklanmasına.
Nerden nereye atlıyorum yine.
İki lafının üçü yazarlara sanatçılara bilim adamlarına bilim kadınlarına özgürlük olup da ömrü hayatlarında bir tek defa bile inşaat işçilerinin, fırıncı çıraklarının, pamuk toplayıcılarının bulaşıkçıların maden işçilerinin sanayi sektörün de çalışanların da özgürlük diye bir ihtiyaçlarının olabileceğini aklına bile getirdikleri görülmemiştir.
Ne yani Allahın köylüsü, ahmet mehmet altan biraderlerden iyi mi bilecek diyen bu snopluk pamuk çapasını pamuk işçisinden daha iyi bildiğini söylüyor ya.
Baylar bayanlar elektrik gibi teknik bir konuda araştırmalara yıllarını verenler elektrik konularını elbette ki Cumhur’dan iyi bilecektir tıpkı Cumhur’un şiiri onlardan vekillerden bakanlardan medya unsurlarından daha iyi bildiği gibi