Ne kadar çok kafa yordu insan, bugüne kadar mutluluğun ne olduğunu, nasıl oluştuğunu, nasıl sürdürülebildiğini anlamak adına...
Ya mutluluk yoksa eğer, sadece bir hayalden ibaretse...
Sadece bir umuttan başka bir şey değilse... Ve de yaşamda bir amaç bile değilse, insan neden yaşar, ne için katılır yaşam savaşına ölesiye...
Belki de mutluluk avuç içinde bir sabun gibi kaygan bir şey.
Belki de masallar gibi, bir var bir yok bir duygu; tutunamıyor bir yerde...
Ama ille de insan, yaşar olduğu sürece hep merak edecek mutluluğu, aklın yarattığı bu güzelim duyguyu... Sürekli yaşamasa bile...
Fakat sürekli olarak soracaktır bu soruyu kendi kendine:
Niçin yaratıldım diye?