İpek
Çünkü çiçeği ovaların her dem taze teninde akar yüzünün dereleri hiç durmaz derinimde
İpek
Çünkü ten içre tenin bir can var can içre sende
İnersin çıkılmadık dağlarından evrenin ve esersin esrikliğin amentüsüyle
İpek bir rüzgardır çünkü esen ruhundan ömrüme
Yağmur
Yağan sesindir.
Ben ıslak aşktan şarkından.
Herbir yanım sen açıyor çiçeklenince dallarım.
Ağacım toprağına hükümlü.
İpek ,
Çünkü yırtılınca gece dala dalar yaprakları ağzından akar bir suyla yıkanır gelir
İlkyazdır adın sonsuzluğunda şiirin.
İpek
Çünkü alır beni benden sürer hüzün ki serçe yavrusudur ıslanmış aşkın yağmurunda yüzün
Derim ki demdir dövüp demiri tavında çıkarım yasak dağlarına şarkımla inerim suyuna.
İpek
Çünkü ellerin bir değse ah değse elime yıldızlar iner gözlerinden nar bahçeme
Neyin sesidir ki su aya benzer su ah bir ah bir kuştur
Hiç kalkmaz içimdeki çocuğun omzunda oturur
Sözlerin akınca
Ağzından
Mevsimi der ve
Yaprağa durur ağaç
Her bir yaprağı saçlarında incidir
Ve sahici ipek
Tenindir günle gecenin
Bıçak sırtı sınırı
Aşarım ah benim yaram
Kanayan derininde
***
Beni sen
Kırlardan topladın kıraçlardan, gecenin karasından, hiç olmayacakmış gibi duran sabahın kıyısından, tuzdan bir de bakırdan demirden tunçtan
Kurumuş kurutulmuş dallarımdan
Ah bir ağaçtım
Geçmiş kendinden vakti ölüme ayarlı.
Beni sen kendinden yarattın
Belli belirsiz dudak kıyısı gülümsemenden ve hiç söylenmemiş senden öce sözlerinden
güz yağmurları yağdırdın toprağıma.
Beni sen
açtın
Çıplaklığında şiirin