Biz Türklerin çok sevdiği bir şey var.
Manasını kavrayamamış olmamıza karşın eleştiri yapmayı seviyoruz çok seviyoruz ve hep yapıyoruz.
Evet eleştirinin anlamını kavrayamadığımız içindir ki yapıcı eleştiri ya da yıkıcı eleştiri diye iki saçma sapan lakırdı pelesenk olmuş dilimize yapışmış kalemimize.
Yıkıcı eleştiri dediğiniz şeyin adı yergi olsa gerek yapıcı eleştiri dediğiniz şey de övgü.
Oysa eleştiri irdelemektir.
Bir yazıyı, bir davranışı bir sözü eleştirmek demek o yazının o davranışın derinlemesine düşünülerek değerlendirilmesi yanılışını doğrusunu, özrünü eksiğini ortaya koymak ve daha iyi olabilmesi için ufuklar aramaktır.
Biz Türklerin hiç sevmediği hatta aklına hayaline getirmediği şeylerin başında gelenlerden biri ise öz eleştiridir.
Öz eleştiri yapmazsınız.
Bu güne kadar söylediğini, yazdığını, yaptığını, davranışını eylediğini eylemi sırasında veya sonrasında kendi aklının süzgecinden geçirerek bir dahaki sözüne yazısına yaptığına davranışına eylemine kadar akıl süzgecinden geçirerek öz eleştirisini yaparak yenilenmiş bir kafa yapısı ile meydana çıkan yoktur aranızda.
Hal böyle olunca da tıkanıp kalıyoruz.
Hiçbir söz, yazı, düşünce davranış eylem yenilenmiyor ve fakat sürekli olarak yineleniyor.
Yeni ile yine arasındaki derin uçurumu fark etmediğiniz içindir ki yenilenemiyorsunuz sürekli olarak yineleniyorsunuz.
Sağdaysanız bayrağı hem de en saygısızca bir şekilde yineleyip ziyaret ettiğiniz köye göre ‘‘ vatan millet bayrak Gaziveran / Güzelyurt / Mehmetçik ’’ diyorsunuz.
Soldaysanız da ‘‘ doğadaki toplumdaki her şey değişir, değişmeyen tek şey vardır 40 yıl önce ağzımdan / ağzımızdan çıkan söz ’’ dersiniz ve hiç sıkılmadan da tekrarlarsınız ‘‘ inadına ’’ diye.
Oysa inat bir nevi körlüktür bakar körlük / uyur gezerlik.
Kıbrıs Türk halkı için ve elbette Türkiye halkları için de en acil ve hayati ihtiyaç öz eleştiridir.
Bir düşünün ve görün ki kırk yıl önce 20 - 30 yaşlarında toy bir gençtiniz ve kırk yıl sonra 60 – 70 yaşlarında olgun bir kişilik / olgunlaşmış bir tüzel kişilik olabilirdiniz olamadınız / olmadınız.
Kişilerde ve tüzel kişiliklerde öz eleştiri gelişmezse kendinizi inatla yinelemenin buzlu sularında donuk kalacaksınız kırk yıl sonra da.