Bileyi taşıdır yanılmak. Aklın, bilginin öğrenmenin anlamanın bileyi taşı.

Yanılmaya övgü değildir bu, yanılmanın kaçınılmazlığı ve aklın yanılmaktan ders çıkara çıkara yuvarlandığı.

Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

Ve yanılmam ben hiç diyen bireyden, örgütten de pastan yosundan başka bir şey olmaz.

Yanılmak için Newton olmamıştı Newton, yanıla yanıla Newton olunur.

İnançlı biri için dinler kronolojisi,  YÜCE  Tanrı’nın en az üç kere yanıldığını ilân etmesi değil midir Zebur’dan sonra Tevrat, Tevrat’tan sonra İncil, İncil’den sonra Kuran’ın insanlığa gönderilmesi.

Ateistler, deistler için de her bir bilim adamı ve kadını kendinden önceki mutlak doğruların yanlış olabileceği şüphesi üzerine, yeni ve yeni olduğu kadar da eskitilmeye açık tezlerin anti tezlerin sentezlerin keşif ve icatların insanları değiller miydi.

Doğa kendini sürekli yenileyen ve asla yinelemeyen muhteşem bir yaşama alanıdır, kendini yenileyip geliştirirken canlılar için de olanaklar yaratan bir ortamdır ve bu ortam içinde kendini diğer bütün canlılardan daha önemli olduğuna inandıran insanoğlu / kızı, sosyal toplumsal yaşam içinde bir çok karmaşık ilişkiyi geliştirirken, insanlığın gelişimini olumsuz etkileyebilecek şeyler de yaratmış ve zaman zaman yarattığı o davranışların / kavramların esiri olarak tutuculaşmış,  kendi yarattığı putların esiri olmuştur.

Hitler’in yanılmazlığına inanmış olması ve Almanya toplumunun da buna inanması,  yanılmazlık psikozunun insanlığı nerelere sürükleyebileceğinin kanıtlarından sadece biridir.

Emin olmak diye bir şey var ki çok dikkat edilmesi gereken bir kavramdır. USA atom bombasının gücünü biliyordu, emin olmak istediği içindir ki; teslim olmak üzere olan Japonya’ya birincisi Hiroşima, ikincisi de Nagazaki şehrinde olmak üzere denedi atom bombasının gücünü ve emin oldu.

Kendi gücünden emin olmak psikozu ABD’ni tarihin bu güne kadar gördüğü en dehşet verici SOY KIRIMIN suçlusu haline getirdi. Bu cümle burada bitmez bu günah da burada bitmez. ABD  atom bombasının gücü hakkında yanılmadığını, insanlar üzerinde deneyerek kendinden emin olurken, onun özellikle ve öncelikle batı dünyasında HİÇ YANILMAYAN ve KARŞI ÇIKILMAMASI GEREKEN / KARŞI ÇIKILMAYAN / ÇIKILAMAYACAĞINA Katolik nikahına inanılır gibi İNANILMASINA YOL AÇAN VE BAŞARILI OLAN BİR CANAVAR HALİNE DE GETİRMİŞTİR.

Yanılmam ben, hiç yanılmam diyen bireyin ve tüzel kişilik olarak yanılmadığına,  yanılmayacağına ve en kötüsü olarak da yanılamayacağına inanılan örgütlerin, partilerin varlığı insanlığın önündeki başlıca dertlerden birisidir.

Uzaklarda aramayalım, KKTC meclisinde yanılmadıklarına asla yanılmadıklarına yanılmayacaklarına inanan beş parti var.

Ve memleketin hal i pür melâli ortada