Kıbrıs Cumhuriyeti 1960 anayasası

MADDE 5

 ‘‘ Elen Cemaatı Yunan millî bayramlarını ve Türk Cemaatı Türk millî bayramlarını tesit etmek hakkını haizdirler.’’

  Dünya devletlerinin milli bayramları o devletler için bir anlamda egemeniliğin göstergesidir.

 Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin kurulma süreci oldukça uzun sürmüş olup adada yaşayan iki belirleyici halkın yanı sıra bu iki halkın ( Elenler – Türkler ) anavatan diye bildikleri ve gönüllü olarak gönül bağları ile bağlı oldukları Türkiye ve Yunanistan da fiilen ve hukuken bu sürecin içinde yer almıştır.

  İnce elenip sık dokunarak hazırlanan ve nerdeyse dünyanın en ayrıntılı anayasasına sahip olan ( onu yazan ) Kıbrıs halklarının ve Yunanistan ile Türkiye’nin halklar adına temsilcisi olan Anayasa yazıcılarının üzerinde uzlaşı ve uyum sağladıkları milli bayramlar,  her iki halkın da Kıbrıs Cumhuriyeti devletini milli devletleri görmeyeceği endişesi ile,  Türk ve Yunan milli bayramlarını her iki halkın da ayrı ayrı kendi bayramları olarak kabul edeceği ve gönülden kutlayacağı Yunan ve Türk milli bayramları olarak Elenler için Yunan milli bayramlarını ve Türkler için de Türk milli bayramlarını kutlamak hakkına sahiptirler diye formüle etmiştirler.

  Bu konuda ne kadar haklı ve doğru bir tespit yapıldığının çarpıcı kanıtlarından biri de Glafkos Klerides’in şu veciz sözüdür ‘ dünyanın en şanslı / şansız bayrağı Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağıdır çünkü uğruna savaşacak ölecek hiç kimse yoktur’’

Glafkos Kleridis gibi kurt bir siyasetçiye, yeminli bir ENOSİSçiye ve Kıbrıs sorununun özünü anlamak isteyenlere çok net olarak anlatan ünlü AKRİTAS PLANI yazıcılarından biri olarak yukarda alıntıladığım sözü söyleten şey Klerides’in Kıbrıs Cumhuriyeti devletini o günün koşullarında zoraki olarak kabul etmesine / etmelerine rağmen bu devlete bağlılığının olmadığı, Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin değil de Yunanistan’ın egemenliğini tanıdığı gerçeğidir, ne var ki bu gerçek çift egemenlik ( Türk ve Elen halklarının egemenliği ) olarak tezahür etmiştir.

  Nitekim Kıbrıs Cumhuriyeti devletini ortadan kaldırıp Yunanistan’a bağlamak planı olan Akritas Planında bu niyet ‘ 1958 / 1959 koşullarında bu anayasayı kabul etmek zorunda kaldık ve ne alâ ki milli liderlik büyük bir öngörü ve cesaretle 1960 Anayasasını halkın / halkların onayına sunmayarak, bu anayasayı zor altında kabul ettiğimizi öne sürerek, milli hedefe ulaşabilme yolunda ( ENOSİS) bize önemli bir kapı açmıştır. Şimdi artık hedefimiz 1960 Anayasasından kurtulmaktır diye açık ve net olarak milli hedefi gösterirken şunu da eklemektedir ‘ hedefimize adım adım ulaşacağız ve attığımız her adım zafere ulaşmadan bir sonraki adımı asla açıklamayacağız.

  İlk hedefimiz 1960 anayasasından kurtulmaktır diyen bu zihniyete karşı eşitliğimizi ve egemenlikteki eşit ortaklığımızı tartışmaya açarak Kıbrıs Elenlerine attıkları ilk adım olan Anayasadan bu anayasanın nerdeyse her maddesine sinmiş olan Türk ve Elenlerin kurumsal eşitliğinden, hak eşitliğinden, egemen eşitliğinden, ayrı seçimler ve ayrı seçmen listelerinden kurtulma şansını ve olanağını sunmak ancak ve yalnız basiretsizlikle dirayetsizlikle ve öngörüsüzlükle izah edilebir.

Uluslar arası hukukun sözüm ona bekçisi ve beşiği olan AB Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasının ayrı seçmen kütükleri ayrı aday listeleri ve aynı gün fakat ayrı seçimler amir hükmüne rağmen ortak listeli bir seçimi yasal saymış ve Kıbrıs Rumları ile Anavatanları olan Yunanistan’ın Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasından kurtulma ilk hedefine rüzgar basmış o değirmene su taşımıştır.

Kıbrıs Cumhuriyeti 1960 anayasasında sabitlenen tescillenen kabul ve ilan edilen eşit egemenliğimizi, siyasal eşitliğimizi o anayasayı referans göstererek Anastasiades’in oyununu bozabilir ve AB nin hakikati görmesine yardımcı olabiliriz.