Sadece sevgi midir insani ilişkilerin sağlıklı devamı için gerekli ve yeterli olan duygu ve insanı mutlu eden?
Kuşkusuz karşılıklı sevgi çok müstesna bir duygudur ve eşler arasında ön koşuldur aynı zamanda. Yaşamı alternatifsiz bir seçenek yapan duygudur sevgi, öncelikli olarak. Sanırım herkes hemfikirdir bu hususta.
Ancak zaman denilen bir gerçek var ki o süreç içerisinde neler getirebileceği asla önceden bilinemez; tahmini bile neredeyse imkânsızdır. Yaşadıkça insan, çok soru işaretli bu yaşamda neler olur neler...
Bazen çok düzgün giderken işler, bir bakarsınız tahminler hilafına ters dönmeye başlar her şey; ardından afallarsınız aniden. “Olmamalıydı bu denli aksilikler” dersiniz. Hâlbuki hiç bitmeyecek gibiydi yaşanılan aşk dolu, neşe dolu, heyecan dolu mutlu günler...
Hani eski insanlar bu tür durumlarda bir şeytan parmağı olduğunu savlayıp mistik çareler önerirler? Ya da göze gelinmiş olabileceğinden söz ederler... Bunlar hep uydurma, safsata derler buna.
Bozulan insani ilişkileri düzeltmenin yolu aklıselime başvurmaktır sadece. Doğada nedensellik denilen çok önemli bir ilke var; sebep-sonuç ilişkisi denir kısaca. Hatta eski insanlar bakın ne der: “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.”
O hâlde dumanı yok etmek için ortadan, ateşin nerede olduğunu bulup söndürmek gerek. Bırakın hacıyı hocayı, nazarı... Allah her derde çare bulacak bir akıl verdi insana. Neler çözülmedi ki dünlerden bugünlere kadar, aklı kullanmayı tercih ederek...
Bir de “sevgi her şeye kadirdir” diyerek aldanmamalı insan. Saygı kalkarsa ortadan, salt sevgi ile insani ilişkiler uzun ömürlü olmaz.
Karşılıklı saygıyı elden bırakmamak gerek.