Seçildiniz.
Ne zaman anlayacaksınız ki seçilince, seçilmek istediğinizi söylemek yapmak değildir, sizi seçenler çok ayırdında olmasalar da seçilmiş olmak seçileni kraliçe ya da kral, imparatoriçe ya da imparator, çariçe ya da çar, padişah ya da sultan yapmaz.
Seçilen, seçilenler halkın dertleri ülkenin sorunları ile ilgilenmek, işleri organize ederek sorunların çözümüne katkı yapmak asli görevi ile yükümlenir.
Seçilen bey efendiler ya da hanım efendiler seçilmiş olmalarını artık benim devrim başladı, sorunların ne olduğunu da nasıl çözüleceğine de benim paşa gönlüm, sultan keyfim karar verecek ve ahali de bana boyun eğip benim keyifciğime göre gülüp ağlayacak eğilimine girerse sonuç son yirmi yıldaki Türkiye, Stalin dönemi SSCB ve son yirmi yıldaki KKTC olur ki buna demokrasi denmez seçilenlerin hastalığı demek daha münasip olur.
Kaprisli olmak serbesttir isteyen olur olmaz kapris yapma serbestliğini tepe tepe kullanabilir ve lâkin seçilmiş olan beyler ve hanımlar kaprislerini ikide birde halkın, partisinin, meclisin önüne koyma hakkına sahip değildir olmamalıdır.
Seçilmişlerin evvel emirde tevazu sahibi olmaları diye bir boyun borçları vardır. Seçilmezden önceki özel yaşamlarında tevazu nedir diye bir bilgi merak sahibi olmasalar da seçilince bu onlar için bir boyun borcu durumuna gelir.
Aksi durumda koyun eti misali veren nebati gibi kasap etiketlerinden habersiz ahkâm kesmek gibi bir pozisyona düşüverirsiniz.
Demokrasi ya da demokrasi olmasa da bizdeki gibi partili ve meclisli seçimli düzenlerde seçilmişler, onları seçenlerin sorunlarını dertlerini kendilerine göre sorun zannetiklerinin önünde, öncesinde değerlendirmelidirler.
Ben seçildim ve parıldak fikirlerim var beni seçenler benim parıldak fikirlerime boyun eğmek zorundadırlar, eğer boyun eğmezlerse, bir sonraki seçimlerde başka partinin başkan adayına oy vermek, verilmesi için kendi partimin aleyhine çalışmak da dahil olmak üzere her şeyi yapma serbestisine sahibim küstahlığına kadar sürüklenebilirler.
Daha vahim olmak üzere, nasıl olmasa benim dokunulmazlığım var ve bu dokunulmazlık zırhını sırtıma geçirip partimin elli yıllık kazanımlarını bile kaprisim uğruna yakarım da diyebilirler.
Tuttukları yol tam da budur.
Kaf Dağında Burun
Cumhur Deliceırmak
Yorumlar