Güney Kıbrıs’ta ulusal konseyin Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis başkanlığında dün toplandığı haber verildi.
Alithia gazetesi “Kıbrıs Sorunu Merkezde” başlığıyla yer verdiği haberinde, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorunuyla ilgili kişisel temsilcisinin atanmasının ve ileri sürülen “Türk ihlallerinin” dünkü toplantının gündeminde olduğunu yazdı.
Haberde Ulusal Konsey üyelerinin, müzakerelerin yeniden başlamasıyla ilgili senaryolar yanı sıra Kıbrıslı Türklerle ilgili Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) ve kurulması planlanan Kıbrıs grubu konusunu ele aldıkları da belirtildi.

Rum yönetimi iki toplumlu güneş parkı konusunda “tek taraflı iyi niyet olmasını istemiyor” Rum yönetimi iki toplumlu güneş parkı konusunda “tek taraflı iyi niyet olmasını istemiyor”

-Letimbiotis
Gazeteye göre toplantının ardından açıklamada bulunan Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, toplantıda, Rum kesiminin müzakerelerin, "ΒΜ Güvenlik Konseyinin ilgili kararları tarafından öngörüldüğü üzere, üzerinde hem fikir olunan çözüm temeline uygun olarak, kaldığı yerden yeniden başlaması için önkoşullar meydana getirilmesine yönelik" daha da yapıcı olan tutumunun ele alındığını ifade etti.
BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorunuyla ilgili temsilcisinin Kıbrıs’a ne zaman geleceğiyle ilgili bir soru üzerine ise Letimbiotis, temsilcinin gelişi ve ziyaretleriyle ilgili program konusunda bilgilendirme beklediklerini ifade etti.
Kıbrıslı Türklerle ilgili önlemler paketi konusunda ise Letimbiotis, önlemlerin hazırlandığını, bunların çok somut olduğunu ve nihai listenin de hazırlandığını dile getirdi.
Letimbiotis, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in önlemlerin açıklanmasının en yararlı ve en yapıcı anı olduğuna karar verdiğinde, en uygun zamanda bunları açıklayacağını ifade etti.
Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in “gerçekleşen Türk faaliyetleriyle birlikte ara bölgede ciddi bir krizden” söz ettiğinin kendisine sorulması üzerine ise Letimbiotis, Pile ve “Agios Dometios” (Metehan) bölgesinde gerçekleşen “kabul edilemez olaylara” atıfta bulunarak, Rum hükümetinin bunları hiçbir durumda küçümsemesinin söz konusu olmadığını söyledi.
Barış Gücüyle sürekli iletişim halinde olduklarını ifade eden Letimbiotis, Barış Gücünün görev ve yetkilerinin, BM Güvenlik Konseyinin ilgili kararlarından ortaya çıktığı üzere ara bölgenin statüsünün güvenceye alınmasını öngördüğünü ekledi.

-Partilerin açıklamaları
Habere göre Rum siyasi parti başkanları da toplantının ardından açıklamalarda bulundu.
Gazeteye göre DİSİ Partisi Başkanı Annita Dimitriyu, ulusal konsey toplantısının ardından yaptığı açıklamada ciddiyet ve dikkatli icraatlarda bulunulması gerektiğini ifade ederken, hiçbir fırsatın kaybolmasına izin vermemeleri gerektiğine işaret etti.
Dimitriyu, her yeni perspektifi azami ölçüde değerlendirmekle yükümlü olduklarını da söyledi.
Gazeteye göre AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu ise açıklamasında, Kıbrıs sorununun 2017 yılından bu yana şimdiye kadarki en uzun çıkmazda bulunduğunu dile getirirken “Türk tarafının üzerinde hem fikir olunan iki kesimli iki toplumlu federasyon çözümü temelinden iki devlet çözümüne intikal etmesi ışığında, Rum tarafının her fırsatta BM’nin ilgili kararlarında tarif edildiği üzere, siyasi eşitliğe sahip iki kesimli iki toplumlu federasyon çözümünü savunmaya devam etmesi gerektiğini” savundu.
DİKO Başkanı Nikolas Papadopulos ise yaptığı açıklamada, gelişmelerin doğru yönde olduğunu söylerken, uzun bir durgunluk döneminin ardından doğru gidişata yönelik bir hareketlilik kayda geçirildiğini söyledi.
Papadopulos, müzakerelerin temelinin değişmesini kabul etmemeleri gerektiğini de ifade etti.
ELAM Başkanı Geadis Geadi ise açıklamasında, Rum kesiminin Kıbrıs sorunuyla ilgili tutumundaki değişiklikten söz ederken, Kıbrıs sorunundaki gelişmeler ile BM Genel Sekreterinin raporunun açıkça Kıbrıs sorununun bir “kimlik krizinden” muzdarip olduğunu ortaya koyduğunu öne sürdü.
Dikkatli icraatlarda bulunulması gerektiğini ifade eden EDEK Başkanı Marinos Sizopulos ise açıklamasında, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorunuyla ilgili yeni temsilcisinin, sahip olduğu misyonun gereksinimlerini karşılayacağını umduğunu dile getirdi.
DİPA Başkanı Marios Karoyan ise Maria Angela Holguin Cuellar’ın atanmasının Kıbrıs sorunuyla ilgili zor bir zamanda meydana gelen olumlu bir gelişme olduğunu belirtirken, bunun olumlu bir gelişme olduğunu, ancak yolun sonu olmadığını sözlerine ekledi.
Haravgi gazetesi konuyla ilgili haberinde, Hükümet Sözcüsü Letimbiotis’in açıklamalarına dayanarak, Hükümetin BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorunuyla ilgili kişisel temsilcisi olarak atanan Maria Angela Holguin Cuellar’ın yoğun ve yapıcı temaslarda bulunmasını umduğunu yazdı.
Toplantıda, kurulacak olan Kıbrıs grubu konusunun da ele alındığını dile getiren Letimbiotis, Hristodulidis’in toplantıda Kıbrıs grubuna katılım konusunda önerilerde bulunmamış olan siyasi partilerin önümüzdeki günlerde bunu yapmasını istediğini söyledi.
Gazete “elde ettiği bilgilere” dayanarak, dünkü toplantıdan herhangi bir somut sonuç çıkmadığını belirtirken, AKEL’in ise dünkü toplantıda, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorunuyla ilgili kişisel temsilcisi olarak atanan Maria Angela Holguin Cuellar’ın adaya gelişi ışığında, Kıbrıs sorunuyla ilgili kritik olgularla ilgili öneriler sunduğunu yazdı.
Gazete AKEL’in 4 noktadan oluşan bilindik önerilerini yeniden Hristodulidis’e yazılı olarak gönderme niyetinde olduğunu ekledi.

-Dört Türk senaryosu iddiası
Politis gazetesi ise “Dünkü Ulusal Konsey Toplantısında Bilgilendirme ve Fikir Alışverişi- Dört Türk Senaryosu Masada” başlıklarıyla yer verdiği haberinde, Güney Kıbrıs’ın iki büyük partisi olan DİSİ ve AKEL’in Rum kesimiyle ilgili zaman limitlerinin tehlikeli bir şekilde daraldığına dair uyarılarını yineleyerek, Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakerelerin yeniden başlamasına ilişkin çabaların somut ve net inisiyatifler alınarak yoğunlaştırılması gerektiğine işaret ettiklerini yazdı.
Gazete “elde ettiği bilgilere” dayanarak Hristodulidis’in dünkü toplantıda partileri, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorunuyla ilgili kişisel temsilcisinin atanması ve kurmayı planladığı Kıbrıs sorunuyla ilgili grup haricinde, Türk tarafının müzakerelerin yeniden başlamasıyla ilgili olarak üzerinde çalıştığı “görülen” 4 senaryo hakkında da bilgilendirdiğini ve partilerden bu senaryolardan herhangi birinin Rum kesimi tarafından kabul edilip edilmeyeceğine dair görüşlerini ortaya koymalarını istediğine de işaret etti.
Gazete “elde ettiği bilgilere dayanarak” bu senaryoların;
“1. Kıbrıslı Türklerin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü konusunda ısrar edilmesi, 2. Ersin Tatar’ın önerdiği ve egemen eşitliğin kabul edilmesi unsurlarını içeren Güven Yaratıcı Önlemler (GYÖ) ileriye götürülmesi, 3. Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili yeni bir ortak bildirge imzalanması, 4. Müzakerelerin önceden belirlenmiş bir sona erme takvimi ve süresi ile devam etmesi, ancak sonuç alınamaması durumunda Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılmasının ele alınması” olduğunu iddia etti.
Fileleftheros gazetesi de “Kıbrıs Sorunu İkinci Planda” başlığıyla yer verdiği haberinde, Hristodulidis’in dün kabinede değişikliğe gitmesinin ulusal konsey toplantısına gölge düşürdüğü yorumunda bulundu.
Toplantıda dikkatlerin BM Genel Sekreterinin Kıbrıs sorunuyla ilgili kişisel temsilcisi olarak atanan Maria Angela Holguin Cuellar’a çevrildiğini ve Cuellar’ın temsilci olarak atanmasıyla Kıbrıs’a yapacağı ilk ziyarete hazırlandığını yazan gazete, Cuellar’ın ocak ayı sonundan önce Kıbrıs’a gelmesinin beklenmemesi gerektiğini, çünkü Cuellar’ın BM Güvenlik Konseyindeki görüşmelerin tamamlanmasını bekleyeceğini ekledi.

Editör: Mehmet Kasimoglu