Yılların ünlü cerrahı ve siyaset adamı Dr. Yüksel Tüccaroğlu da, maalesef koronavirüse kurban gitti.  Virüs kaptıktan sonra yaklaşık iki üç hafta yoğun bakımda kalmış, sonra da bu dünyadan göçmüştür.

            Çok yazık oldu Dr. Yüksel Tüccaroğlu’na.  Ne kadar iyi ve mükemmel insandı...

            Uzun yıllar kendisi ve eşi İnci Tüccaroğlu ile komşuluk etmiş, çok güzel zamanlar geçirmiştik.  Hatta memlekete ilk geldiğinde, Fellahlar Sokağı’ndaki kliniğinde oğlum Dr. Mustafa Güvenir’i de o sünnet etmişti.  Yıllar bir su gibi akıp giderken, bu kez de oğlum Mustafa onun göz ameliyatını yapmış ve çok da mutlu olmuştu.  Tabii ki o geçen yıllar, sadece albümlerde kalan anı resimleridir.

            Dr. Yüksel’in siyasi hayatı bayağı inişli çıkışlıdır.   Anımsadığım kadarı ile ilk millletvekilliğini, rahmetlik Alper Orhon’un Halk Partisi’nden seçilmişti.  Daha sonra UBP saflarına katılan Dr. Yüksel, bu partiden de yine milletvekili seçilmiş ve yandaşlarını çok mutlu etmişti.  Esasında toplum tarafından çok sevilen bir kişiydi Dr. Yüksel.  Özellikle karma oylardan çok oy alırdı.  Çünkü insanların rengine bakmaksızın çok hizmetler vermişti.

            Eşi İnci Tüccaroğlu da UBP saflarında Kadın Kolları Başkanlığı yapmış ve çok aktif görevler üstlenmişti.  Daha sonra parti içindeki klik, hem İnci Tüccaroğlu’na, hem de Dr. Yüksel Tüccaroğlu’na kancayı takmıştı.  Halbuki bu insanlar partiye çok oy getiriyorlardı.

            Hatırlıyorum...  Dr. Yüksel, son aday adaylığında yine bu göreve talip olmuş ama parti genel başkanı Dr. Derviş Eroğlu tarafından adaylığı veto edilmişti.

            Zaman zaman düşünmüşümdür...  Şu Eroğlu kimlerin kimlerin siyasi hayatını bitirmedi?  Kimlerin canını yakmadı?  Ve soruyorum!

            “Allah onu affedecek mi?”

            Esasında Dr. Yüksel ve onun gibi harcanmış nice değerler, sanırım asla onu affetmediler ve affetmiyeceklerdir de.  Yani bundan  sonra Eroğlu’nun nesabı Allah’la olacak.

            Yüksel’le her buluşmamızda bana kahırlarından ve kendisine yapılan haksızlıklardan söz ederdi.  Kim kaybederdi böyle bir durumda?  Elbette ki toplum kaybederdi Dr. Yüksel ve onun gibi değerlerin siyaset sahnesinden yoksun bırakılmasından.

            Dr. Yüksel Tüccaroğlu siyaset defterini kapatınca, kendini çiçeklerine ve sağlığına vermişti.  Bahçesine ekmiş olduğu güller, hala daha gözlerimin önündedir.  Kendisi ile uzun sohbetlerimiz olurdu.  Hatta zaman zaman bana Denktaş’a olan hayranlığını dile getirirdi.

            Anımsadığım kadarı ile dört veya beş kardeştiler...  Tümünün de kalp sorunları vardı.  Eczacı olan kardeşi Ersel Tüccaroğlu, Allah ömür versin hala hayattadır.  Ama ötekiler bu dünyadan göçmüşlerdir. O kardeşlerden ikisinin mezarı yan yana kazılmıştı Dikmen Tepelerinde.

            Yüksel kardeşimin de epeyce sağlık sorunları vardı.  Kalp sorunu, şeker ve daha bazı rahatsızlıklar...  Tabii ki vücutta virüsü tetikleyen başka hastalıklar olunca, maalesef insanlar hayatlarını kaybederler. Yüksel’in ölümü de sanırım uzun zamandan beri süregelen rahatsıklıklarına dayanır.

            Baf kökenli olan Dr. Yüsel Tüccaroğlu ve kardeşleri, Baf’ın kök ailelerindendi.   Hatta annesi ile babası Baf’tan göçmen geldiklerinde, bizzat kendim ilgilenerek, Güzelyurt’taki evlerinin tahsisini sağlamıştım.  Tıpkı birçok insana elimizi uzattığımız gibi.

            Göçmenlik birçok insanın hayatını bitirdi.  Güneyde kalan mallar, kuzeyden alamadıkları karşılıkları ve acılar...

            Dr. Yüksel de o mağdurlardan birisiydi.

            Onu her zaman o mütevazi kişiliği ve saygın duruşu ile hatırlayacağız.  Hatta bahçesindeki güller, artık onsuz açacak, onsun renklenecek.

            Hayat ne kadar acımasızdır...  İnsan hayatı sanıldığı kadar çok uzun değildir.  Lakin kabullenemediğimiz hayat gerçeğinde ölüm her zaman vardır ve olacaktır da.  O nedenle her dakikamızı ve her saniyemizi iyi değerlendirmek zorundayız.

            Bütün bunları düşünürken ve kafamdan geçirirken, gidenler kervanına katılan çok değerli dostum, kardeşim ve can yoldağım Dr. Yüksel Tüccaroğlu’na Allah’tan gani gani rahmet, yaslı ailesine ve tüm sevenlerime en derin taziyelerimi sunarım.