Ömrü güllerle birlikte geçmekte iken bülbülün,
En güzel serenatları sadece güller için...
Ötüşleri doğuşundan beriyeteneğiydi onun.
Ve o da farkındaydı bunun.
Ancak sevmek gerekliydi bu kadar güzel besteleri bu kadar mükemmellikle icra etmek için.
Mutlaka sevgi olmalı yaratabilmek için...
Tanrı bile sevgisiz yaratamazdı bunca güzellikleri.
Aşk olmasa, güzelliklerin anlatılmasında sonsuz katkılar sağlayan bunca sanatçı insan olabilir mi aşksız, sevgisiz ve heyecansız?
Yaratılabilir mi sanat yapıtları ruhsuz ve ilhamsız?
Belli ki bülbülün bile ilhamı olmalı sevgili güllerini mest etmek için.
Anmaya çalıştığımız bülbülün yüreği asla sevgiden yoksun değil.
Fakat bir gün olağanüstü bir gülle karşılaştırınca onu kader, bülbülümüz dut yemiş bülbüle döner.
Suskunluğa mahkûm olduğunda bir gün, hayran olduğu güle aşkını sunmak için,
Suskun geçen günlerinde aklına bir beyan takılıverir.
Sanki gaipten bir ses ona bir yol gösterir.
Yaratılışından bu yana demişler ki ona:
"Sen bugüne kadar güllerin tümüne hitap ettin, onları şarkılarınla mest ettin.
Ama kalktın tek bir güle gönlünü kaptırmaya meylettin.
Yaratılışının nedeni, mesainin tümünü özel dediğin bir güle ayırmak değilse senin.
Senin gerçek yaşam nedenin, belirli bir güle âşık olmak yerine, sadece şarkılarınla tüm gülleri mest etmektir senin."
3.Sayfa
Gündem
Türkiye
Dünya
Güney
Spor
Yaşam
Kültür-Sanat
Ekonomi
Gül Bülbül Efsanesi
Teoman Ersöz
Yorumlar