Oralardan bakıldığında görünmüyor olsa da / bile isteye müstakil, görmüyor olsanız da haysiyet diye bir şey vardır.
Camdır kumun haysiyeti ve taş camın haysiyeti
Yelesi koşması atın
Kanat çırpınca albatros haysiyettir o
Doruk dağların
Ve tuz köpük dalga denizin
Ya insanın
İnsandır insanın
Ve karşı koymak karanlığa zulme
Direnmek zalime ve şarkı türkü
Dün gün yarın
Sevdası lisanı
Aşk demesi dolu dolu ve
Bakması ufka
Uslu göründüğüne kanmayın çağlamaktır ve şelale suyun haysiyeti
Başı dumanlanır ya dağların bulut haysiyetidir ve orman rüzgâr
Gecenin haysiyeti karanlık ve
Ay vurur güzel yüzüne o işte haysiyetidir dağ başlarında çatılmış Köroğlu’nun
Ya Bolu beyinin mi
YOKTUR haysiyeti bir beydir işte
ezen altındakileri ve el pençe divan üstündekilere.
Biz biz idik orda burda enklavlarda
Haysiyetimizdi lisanımız
Ve lisanımızın haysiyeti iki kelimeydi yılları dolduran kelâm
Sev ve diren
İnsanı sev zorbaya diren
İnsanlıkla yürü sarp pusulu yolları ve ‘‘ yürü bre hızır paşa senin de bir gün çarkın kırılır ’’
O dur soyumuz Yunus’u bi çaremiz Pir’imiz Sultan’ımız
Dadaloğlu’m bir gün kavga kurulur
Ferman kiminse olsun
Haysiyet bizim
Dağlar bizim
Dilimde bir türkü
‘‘ Gün gördüm günler gördüm
Seni gördüm şad oldum ’’