Geçmişinde soykırım suçlusu olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Ekim ayında yapılacak olan İnsan Hakları Konseyi seçimlerine adaylığını koymak niyetinde.
Bunun içinde Rum Yönetimi sözde Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, bu konuda görüşmeler yapmak ve zemin hazırlamak için Pazar günü ABD’ye gitti.
Adaylıkları için ileriye sürdükleri iddiaları da Gazze kıyılarında ABD’nin kendi çıkarları doğrultusunda kurmuş olduğu prefabrik limanın, -sözde- diğer ucunun Limasol’da olması ve iki liman arasında insani yardım koridorunun kurulması.
Unutturmaya çalıştıkları, 60 yıldır BM kayıtlarında yer alan ve Kıbrıs Türklerine uyguladıkları soykırımın belgesini hazırlayan A. Ortega Başkanlığındaki Birleşmiş Milletler Heyetinin Kıbrıs’ta yaptığı incelemeden sonra hazırladığı ve yayınladığı ORTEGA Raporu.
(Ortega Raporu, çok resim ve belge içerdiği için büyük hafıza boyutunda olması nedeni ile 4 kısım halinde   https://www.ataatun.org/ortega-report  adresinden indirilebilir.)
Kıbrıs Rumlarının, Kıbrıs Türklere 1963-1974 yılları arasında uyguladıkları soykırım, tam bir insanlık suçu ve insanlığın yüz karası olmasına rağmen Rum Yönetimi sanki hiçbir olmamış gibi yüzleri bile kızarmadan İnsan Hakları Konseyi’ne üye olmaya çabalıyorlar.
Ortega Raporu neydi, hatırlayalım; 21 Aralık 1963 günü Kıbrıs adasını ele geçirmek ve Kıbrıs Türklerini adadan yok etmek için Makarios hükümetinin hazırlattığı Kıbrıs Türklerini imha planı olan AKRİTAS içeriğince Rum Yönetiminin desteği ve koruması altında silahlı Rumların başlattığı saldırıları ve soykırımı BM’nin adaya gönderdiği araştırma komisyonu belgeledi.
1964 yılı baharında BM’nin Kıbrıs adasına gönderdiği A. Ortega başkanlığındaki BM Heyetinin haftalar süren araştırmasından sonra resmi olarak yayınladıkları 580 sayfalık “ORTEGA RAPORU”, Rumların katliamlarını, yakıp yıktıkları Türk köylerini, yağmaladıkları Türk mallarını ve yaptıkları soykırımı resmi belgeler ile gözler önüne serdi. Raporun büyük bölümünde yakılan-yıkılan camilerimiz, okullarımız, türbelerimiz, çiftliklerimiz, konutlarımız, işyerlerimiz, yağmalanan evlerimiz, köylerimiz, hayvanlarımız ve zahirelerimiz resimlendi. Kıbrıs Türklerine verilen zararın ve yıkımın maddi bilânçosu da raporda yer aldı.
Bu nedenle, Rumlar ve Yunanlılar bu rapor gündeme getirilmesin, kendileri suçlanmasın diye ortadan kaldırmak ve gözlerden ırak tutmak için elden geleni yaptılar.
Başarılı oldular da.
Günümüzde Rumlar, Yunanlılar ve içimizdeki Rum hayranları yaşadığımız soykırımı ve BM’nin yayınladığı Ortega Raporunu unutturmak için elden geleni yapıyorlar. BM’nin arşivlerinde ancak iğne ile kuyu kazarsanız belki bulabilirsiniz soykırımın belgesi olan bu ünlü ORTEGA RAPORU’nu.
Utanmadan, sıkılmadan, Kıbrıs Türklerine uyguladıkları soykırımın unutulduğunu zannederek, Gazze’de yaşanan soykırıma sözde yardım amaçlı kurulan insani yardım koridorunun bir ucunun Limasol’da olduğu iddiası ile olan İnsan Hakları Konseyi seçimlerine aday olmak niyetindeler.
Birileri unutsa da, unutturulsa da, unutturulduğunu sansa da biz unutmadık, unutturmayacağız.
Birilerinin iddia ettiği gibi “barış düşmanı” değil, adada sürekli barış isteyenlerden olduğumuz için unutturmayacağız.