Kemal Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkan olduğu dönemde CHP’den zaman zaman şöyle bir ses yükselmekteydi:
- Saray Yargısı.
Kemal Bey’e göre Türk yargısı bir Saray Yargısı idi.
Bunun anlamı açıktır.
Bu söyleme göre Türk yargısı Tayyip Bey’in emrindedir.
Mahkemeler Tayyip Bey’den aldıkları talimata göre hükmetmektedirler.
Yani efendim, Türkiye’de adalet yoktur, adaletsizlik vardır.
Türk mahkemeleri adalet değil, adaletsizlik üretmektedir.
Kemal Bey dün bu görüşteydi.

***
Bugün ise şöyle demektedir:
-Mahkeme kararına uyalım.
Kemal Bey’in sözcüleri de aynı nakaratı şöyle tekrarlamaktadır:
-Yargı kararlarına saygılı olmak gerekir.
***
Dün “Türkiye’de adalet yok” diyor ve yargıdan çıkan kararlar için “tanımıyoruz” açıklaması yapıyorlardı.
Bugün ise “yargı şampiyonu” kesildiler.
Adaletsizlik ürettiğini söyledikleri bir mahkemeden çıkan karara herkesi saygılı olmaya davet ediyorlar.
Bundan da anlaşılacağı gibi Kemal Bey’in fikri ve zikri şudur:
-Yargıdan benim beğenmediğim bir karar çıkarsa tu-kaka’dır, ama benim lehime bir karar çıkarsa adaletsiz olsa bile adil bir hükümdür.
Kafa bu…
Zihniyet bu…
Demokrasi anlayışı bu…
Siyasal ahlâkı bu seviyede…
Siyasal dürüstlüğü bu seviyede.
Dün tükürdüklerinin hepsini teker teker yaladı.
Yalamaya da devam ediyor.
Merak ediyorum…
Bu kadar çirkin bir çelişkiler yumağına sarılmaktan acaba hiç mi kızarmıyor yüzü?
Keşke yanında olsam ve suratını görebilseydim.
***
Adalet değil, adaletsizlik ürettiğini söylediği bir yargıdan çıkan karara yaslanmış, o karara istinaden her gün icraat yapmakta, CHP’nin meşru organ ve kişilerini bertaraf etmeye yeltenmektedir.
Daha önce de yazdığım gibi 58 yıllık bir hukukçu olarak Özgür Özel’i Genel Başkan yapan kurultay kararında mutlak butlanı gerektirecek derecede ağır bir hukuki sakatlık olduğu görüşünde değilim.
Amma velâkin söz konusu karar gerçekten mutlak butlanla malûl olsa bile bu karar CHP kurultayının toplanmasına ve Genel Başkan seçmesine engel değildir.
Sadece mutlak butlan hükmü değil, mahkemece üretilen tetbir kararı da kurultayın yetkilerini kullanmasına engel teşkil etmemektedir.
Buna rağmen Kemal Kılıçdaroğlu hukukla asla bağdaşmayan ve inandırıcı olmayan bazı uyduruk gerekçelerle kurultaydan kaçmayı marifet saymaktadır, yani hukuk devletine zerre kadar saygısı yoktur.
Bunun nedeni ise bellidir.
***
Kılıçdaroğlu’nun kurultayı savsaklamasının tek bir nedeni vardır.
Kurultay toplanırsa Özgür Özel’i ezici bir çoğunlukla Genel Başkan yapacağı ve Kılıçdaroğlu’nun Türk siyasal tarihinde görülmemiş bir hezimete uğrayacağı aşikârdır.
Bunu da en iyi bilen adam Kılıçdaroğlu’nun bizzat kendisidir.
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Türk siyasal yaşamındaki payı kapkara bir sayfa olacaktır