Gelmeden önce de yazmıştım: Görev süresi bitmek üzere olan BM Genel Sekreteri Gutteres’in Kıbrıs’a gelişi bende hiçbir etki yapmamış; gelişi dolayısıyla bir bardak suda fırtına koparılmasını anlamamış; çokça duyduğum gibi sihirli ya da tepeden inen çok güçlü bir elin mucizesine inanmadığımı belirtmiş ve onun gelişinden önemli bir şey çıkacağı yönünde beklentim olmadığını yazmıştım.
Gutteres, beklendiği gibi Kıbrıs’a geldi, görüşmeler yaptı, bir şeyler söyledi ve gitti. Bu geliş gidişten, Kıbrıs sorununda, özellikle de sorunun “öz”ünde değişiklik oldu mu acaba? Hayır, olmadı.
Peki ama hiç mi işe yaramadı Gutteres’in gelişi? İşin “öz”ü anlamında, evet hiçbir işe yaramadı ama diplomatik hareketlilik, algı, mesajlar verme bağlamında olumluluk yaşanmadı değil.
Her şeyden önce, olası bir “5+1” konferansı için çizdiği yol haritasında, büyük oranda Cumhurbaşkanı Erhürman’ın söylediklerini yineledi Gutteres! Bu yönüyle onun (yani Kıbrıs Türk Halkı’nın) çizgisine prim vermiş oldu ki bunu Sayın Erhürman’ın başarısı olarak kabul etmek gerekir. Sayın Erhürman’ın sabırla anlata anlata tutumunu BM’ye kabul ettirmesini küçümsemenin anlamı yok. Hem unutmayalım ki uzun süredir sesimizi duyan bile yoktu.
Buna karşılık, olasılık olarak da olsa ortaya çıkan “5+1” konferansı, bir anlamda Hristodulis’in müzakere süreci sürüyor söylemine/hedefine/aldatmacasına prim anlamı taşır.
Yani ağırlığı bizden yana görünen bir denge ortaya koydu Gutteres! Benim algılamam öyle!
Değinmek istediğim diğer bir konu, Gutteres’in “bizden bir şey beklemeyin, çözümü siz Kıbrıslılar bulacaksınız” söylemidir. Güzel, doğru söyledi ama bir yandan da “halt etti” Gutteres. Ne demek “Kıbrıslılar!” Bırakın bizim “iki halk” vurgumuzu, BM literatüründe çokça yer alan “iki toplum” vurgusu olmayan, bu adada tek halk algısını yaratan bu söylemi niye kullandı Gutteres? Bu dil de, Hristodulidis’e gösterilen mavi boncuk gibi duruyor.
Gutteres’in Kıbrıs ziyareti sürecinde benim en dikkatimi çeken hususlardan biri, Erhürman’ın mülkiyet konusunda vurguladığı “mütekabiliyet/karşılıklılık” konusu yüzünden ona yöneltilen acımasız eleştirilerdir. Sayın Cumhurbaşkanının söylediklerini birkaç kez dinledim. Yapalım demiyor ve yapılmasına karşıyım derken, bir gerçekliliği dile getirerek olabilirliğini vurguluyor. Eeeee ne var bunda?
Sonuç olarak Gutteres’in “ön koşullu” “5+1” konferansı gerçekleşir mi, bilemem ama dilerim, diplomasi ya da sünnetçi korkutmaları, KKTC ile TC’ye tarihsel hata yaptırtmaz çünkü tarih şahittir ki şu ya da bu nedenle, şöyle ya da böyle atılan/yenilen tarihi kazıklarından kurtulmak çok da kolay olmuyor.
Gündem
Güney
3.Sayfa
Dünya
Türkiye
Spor
Gutteres’in Ardından…
İsmail BOZKURT
Yorumlar