Yaşamak, olabildiğince hem de dopdolu olarak zaman boşluklarını boş bırakmadan...
Akıp giden yaşamın önümüzden geçerek gitmesine fırsat tanımadan...
Bilinçli olarak yaşamak, hem de gıdım gıdım, her bölmenin hakkını vererek fakat kimseleri incitmeden...
Böyle olmalı yaşamak; bilerek ve isteyerek, dıkı dıkına, fakat sık nefes olmadan, yorulmadan ama bıkmadan.
Kim karşı çıkar ki böylesi bir yaşam tarzına?
Koşullar öyle diye mazeret yaratmadan... İkide birde...
Anlamam, mazeret çoğu kez, çoğu uydurma...
Yoksa ne gerek var buna...
Öncelik olmalı daima yaşamak... Yaşamak doya doya...
Hem de dolu dizgin, şahlanan...
Atçasına...