Konuşurken kendimle kişnersin apansız içimde
Uyandırıp atımı sürerim sesinle
Karanlığın zalımın
Üstüne
Ah kafdağına seninle

Yüzündür öncesi sonrasız düşlerimin
Yürü dağlar şenlensin ovalar sular
Ayaklansın cevherlerinle
Gece güne bülbül güle erişsin
Adını açsın cümle ağaçlar
Çiçek niyetine

Tuzuyla dalgası kumuyla deniz
Rüzgarı yağmuruyla hava ovası dağıyla deresi ağacıyla
İlk defa duyuyorum hayatı
Öyle güzelsin ki

Su tanığımdır
akıp giden kendi denizine çağımın sanığı ben
iki kere doğar insan
aşık olunca sonsuz olan
lâle söyle zambak söyle gül ve dur
dokuz düşün sonra konuşma
öp suyu çekirdeği uçmayı meleği ayı gölgeyi ışığı
ebem kuşağını
ince boyunludur yine de toprağı kendi yırtar lâle
su istemez kimseden 
alır ve açar
çocukların yakasına
nazlanmaz verir kendini güne geceye kuşluk ve ikindiye
yarin ağzına
bengisu
dökülür göğsünden
şelale
can kayıpsız
zelzele

Uçurumlar iniyoruz
Elele
Köpüren dalgasıyla denizin
Tuzsun sen
Alnımın terine
Suyun ben susayan
Dudaklarına
Ah yakıp ateşi
Yangınız
Uçurumlar inen
Elele
Açılır şeftali
Anlatır
Dokuduğu kilim
Ermişin mısradan
Çıkardığı yangın
İndirdiği
Dağdan Ferhatın
Şiirinim ben
Derin SU