Suyla çıktı kozasından

Kelebek / tuzla yoğurdu kumu

deniz ve aktı sesini dalgaya

oynak cilveli

durudu muydu raksa

şenlik kıyamet

Söyledi söylenmeyeni / sonra şarkılar ve rüzgâr

Sevinç biziz / hüzün de

Kim el sürebilir çilemize

ezeriz buğdayımızı / Un ederiz ellerimizle

Açıp suyunu narın

gideriz gelmek babında

Şarkı şakıyan ağzında

Göçmenkuştur

Yıkandım dedi

Sularınla / şiir döktü ağzıma

Ağzından

Çırpıp kanatlarını kondu / ağacım ben

Yorgun olunca / coşkun / taşkın ya da hüzünlü

Gel çiçek döşedim dallarıma

Dönüyorum yüzümü sana / morsarıya

Aya suya / geceye

alıcıkuş

Ellerin ah

Sırtımda dağ.

Çıkbeni / rüzgârım ol / sesinle insin gök

Suya.

Aç zambağını

Senden sonra çocuklar.

Gülersin / Açılır zambağın

Alı köpürtür yaz sarıyı moru

Gün serinler sende / sözlerin belleğidir

Zamanın / hasadın / helâl südü ananın ve

Şarbabı üzümün / şiirindir / Dökün

Sularında yunayım

gidince yazıya

Alnıma / Güzel günleri yazayım

Adını / serabı ve aşkı

Elini ellerime dokundurmadan / serinsin

Samanyolundan / karanlığında gecenin /

Ovadır gözlerin

buğdaya başak tarlalarca

geçer turnalar sesinle ömrümden

senden sonra ahh

aybatmaz hiç batmaz