Son denilen şeylerin aslında son olmadığı kısa süre sonra anlaşılır. Gazete “son baskı” dediğinde en son yayınlanan sayısını anlatır. Fakat daha sonra son baskısının üzerine sayısız baskı yapılır.
Medya “son dakika” dediğinde baskıya girdiği anı anlatır. Ama aradan geçen zamanda var olan gelişmeler, son dakika denilen anı eskitecek son dakikalarla devam eder.
Yani çoğu zaman son denilen şeyin daha sonrasında gelişmeler olmakta ve son olduğu sanılanın aslında son olmadığı anlaşılmaktadır.
Son diyerek rahatlayanlar bir bakıma yeni sonlara başlangıç yaparlar.
Son denilen şeyden bir süre sonra yeni sonla karşılaşmaları muhakkak olmaktadır.
*
BM Genel Sekreteri Kofi Annan’ın, Kıbrıs’ta çözümü amaçlayan planın son halini taraflara sunulduğu zaman da son şans ve fırsat olduğu belirtilmişti.
İlk sunulduğu tarihten sonra dört kez değişikliğe uğrayan plan referanduma sunulurken son fırsat olduğu belirtilmişti.
Referandumlardan sonra başlatılan müzakere süreci duraklayarak kesilerek şimdi ortak açıklama sonrası tekrar başlıyor.
Bu kez de medyada “son şans, son fırsat” değerlendirmeleri yapılıyor.
Taraflar ortak açıklama sonrası müzakerelerde bulunacaktır. Belki de müzakerelerde son olarak görülen birçok husus değişecektir.
Halbuki 1960’ta anlaşmaya varıldığı zaman da soruna son verildiği söylenmişti. O zaman da şansın sonu kullanılmıştı...
Fakat bu sonlardan sonra 3 yıl sonra başka bir son gördük. Kurulan ortaklık cumhuriyetinin sonunu gördük. Soykırım girişimini, barbarlığın hortlayışını gördük.
*
Şimdi de son denilen şeyin arkasından gelecek yeni sonlar var mı?
Son denilen şeyin arkasında insanımızın evinden barkından yerinden sökülmesi var mı?
Son denilen şeyin arkasında yeni göçler var mı?
Son denilen şeyin arkasında devlet çalışanlarının işini kaybetmesi var mı?
Son denilen şeyin arkasında garantörlüğün ortadan kaldırılması var mı?
Son denilen şeyin arkasında iki kesimliliğin sulandırılması ve fiilen ortadan kaldırılması var mı?
Son denilen şeyin arkasında adadaki huzurun ve barışın sonunu getirmek var mı?
*
Her son denilen şey, yeni başlangıçlara yol açarken yeni sonları da beraberinde getirir.
Önemli olan, son denilerek rahatlanılacağının sanılmasının yeni felaketlere yol açmamasıdır. Toplumumuzun sonunun hazırlanmasına imkan vermemesidir. Son denilirken, bu topraklardan Türk mührünün sökülmesine imkan verilmemesidir.
Ben iyi ve güzel sonlar diliyorum. Bir daha Rum zulmünün yaşandığı kötü, karanlık günlere dönülmeyecek sonlar.