Yaşam için ille de gerekli olan, dahası insanın insanla özdeşleşmesi için adı aşk olarak isimlendirilen müstesna duygu yoğunluğu; insani bilimlerce problem alanı çerçevesinde, edebiyat türlerinde, hatta felsefede çok fazla merak konusu olmuştur.

Hâlâ aşk denilen bu yoğun duygu konusu nihai çözüme ulaşamamıştır.

Sosyolojik açıdan sevgi ile ilgili bir hususu göz ardı edemeyiz.

Hayatta en çok amaç dışında kullanılan duygu kuşkusuz sevgiden başkası değildir.

Realist bir değerlendirme gereğince sevginin en çok da çıkar aracı olarak kullanılmakta olduğu malumdur. Ve bu noktada herkes mutabıktır.

Çünkü insani ilişkilerin çeşitli deneyimlerinde sevgisizliğin hiçbir getirisi olmadığı açıkça bilinmektedir.

Bu nedenle kuşku duymamalı gerçekçi sevdalılar.

Eğer sabırla, emekle; gelip geçici hevesleri gidermeye yönelik değilse, sahip oldukları sevginin adı gerçek aşktır...

Ve ille de böylesine bir aşkın geriye dönüşü mutlaka vardır.