Her zaman canlıların yanındadır doğa... Öylesine açık, öylesine seçik ki bu savı kanıtlamaya gerek yok. Çünkü en derin anlamda tümüyle candır doğa.
Bu nedenle ölüm-kalım savaşında tarafsız kalamaz doğa. İlle de yaşamdan yana yer almayı önemser.
Düşünce tarihinde eşyanın ruhu da denir doğaya, hatta cana...
Bir organizma düşününüz. Bir hasta... Orada organizma, tüm savaş güçleriyle mikrop ve virüs dediğimiz dış güçlerle savaşmaktadır. Kavganın amacı yaşamdır.
Bu savaşta iki olasılık vardır: Ya yaşam devam edecek ve canlı varlığını sürdürecek ya da bunun tersi olacaktır.
Yaşamla ölümün duygusal hikâyeleri ise apayrı olaylardır. Objektif anlamda anlatmak gerekirse, yine iki olasılık vardır:
Ya organizmaya saldıran düşman güçleri, yani mikroplar, muzaffer olacak ve organizma işgal edilerek yok olacaktır.
Ya da organizmanın savunma güçleri, yabancı unsurları organizmadan uzaklaştırarak yaşam hakkını koruyacaktır.
Savaş, duygularımızdan bağımsız olarak doğal bir gerçekliği ifade etmektedir sadece...
Yaşam ve ölümle ilgili tüm duygusal değerlendirmeler bir yana, doğa kendi kanunlarıyla varlığını sürdürmektedir.
Çünkü doğanın tek amacı, canlının yaşamını sürdürmesi ve çoğalarak neslin devam etmesidir.
Gündem
Kültür-Sanat
3.Sayfa
Güney
Spor
Türkiye
BİLİM-TEK
Dünya
Doğa Ve Hislerin Çelişkisi
Teoman Ersöz
Yorumlar