KKTC ‘‘ yüce meclis ’’ inin iç tüzüğünde  vekiller canları keyifçikleri öyle istedi diye nisabı düşürme hakkına sahiptirler ve tepe tepe kullanırlar diye bir madde var mı.
Tam tersi var ve fakat sağcı olduklarını iddia edenler ile solcu olduklarını savlayan vekiller canları / keyifleri öyle istediği için, kimi zaman da protesto bahanesi ile nisabı düşürme tavrını paşa paşa kullanıyorlar.
Hop durun memleket bu halde iken bu neyin tatili, üstelikte çok elzemmiş gibi bir seçimin hemen ardından apar topar solcusuyla sağcısıyla tatile çıkıyor olmalarını meclis iç tüzüğü gereği diye sunma telaşındalar, sundular ve tatilciklerine de başladılar.
2000 yılını baz alarak yazıyorum ki o yıldan önce de aynı minval üzere idi sayın vekillerin ve partilerin hali pür melalleri.
2000 yılından beridir bir birlerine laf sokmayı hükümet olmak ya da muhalefet olmak diye sürdürüp gidiyorlar.
Şimdi soruyorum hem de Milli olan bakanlığın bakanına, sayın Milli Eğitim Bakanı bu yılın eğitim bütçesinde 20 adet kırık pencere camının yenilenmesi diye bir kalem var mı.
Gerekirse çadırlarda da eğitim yaparız yaptırırız çünkü biz KKTC’nin milli manevi değerlerine bağlı olarak gelecek nurlu ufuklara doğru bıkmadan usanmadan gecemizi gündüzümüze katarak öz veri ile halkın devletin hizmetindeyiz demek çok kolay.
Gecenizi gündüzünüze katmayın sayın bakan, gündüzlerinizin bir saatcığını KKTC okullarının acil ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların karşılanmasını düşünerek geçirseniz sorunun yarısı tamamlanmış olacak geri kalan yarısını yarım saatcık daha harcayarak halledebilirsiniz.
Hristodulis haddini aştı, aşmakla da kalmadı küstahlaştı demek çok kolay sayın Dışişleri Bakanı da Taksim sahasına uzanıp bakmak, sahaya inip iki top sektirmek çok mu zor.
Aylardır saha sizi bekliyor inip de iki top süresiniz diye.
Kendilerini sağcı ve hükümet olarak konumlandıranlar böyle de kendilerini muhalefet diye konumlandıranlar çok mu farklı.
Yıllar var ki federasyon da federasyon diye havanda su dövüp durmak, ve 18 / 24 vekil olsun da bizim olsun ha hükümet ha muhalefet anlayışı ile sorumluluk almaktan kaçmak çok kolay.
En iyi kendilerini solcu olarak konumlandıranlar bilir ki federasyonlar ancak ve yalnız eşit haklara sahip unusurlar arasında olasıdır. Bizim federasyoncularımız, Kıbrıs Türklerinin de Kıbrıs Elenlerinin sahip olduğu tüm haklara sahip olduğunu kabul ve ilan eden bir AKEL mi buldu da biz bilmiyoruz.
Bilinmeli ki eşit siyasal hak demek eşit siyasal hak demektir ki bu da Kıbrıs Elenlerinin kendilerini ifade etme hakları varda Kıbrıs Türklerinin de vardır, Kıbrıs Elenlerinin kendilerini savunma, kurumsal olarak savunma hakkı varsa, Kıbrıs Türklerinin de kendilerini savunma, kurumsal olarak savunma hakkı vardır demektir.
Bay Niyazi ile onun CTP içindeki bireyleri bilmiyorlar mı ki AKEL dahil Kıbrıs Elenlerinin kabul eder gibi göründükleri federasyon Kıbrıs Türklerinin eşit siyasal haklara sahip olduğunu teslim etmemektedir.
Hayır bu yanlıştır AKEL Kıbrıs Türklerinin de Kıbrıs Elenlerinin sahip olduğu tüm siyasal, kurumsal haklara sahip olduğunu kabul ediyor diyecek olan biri varsa, bir zahmet bunu söylemesini AKEL’den rica etsin.
Özetlersek devletin en üst düzey örgütü olan meclis vekilleri eli ile devletin halk indinde inandırıcılığını kaybetmesi için canla başla kendi keyifçiklerine bakıyorlar denebilir.