Sabit olmasa öğrencinin ( sınıfta dememek için ) derslikteki yeri.
İşe bak ancak da 76 yaşından gün almaya başladığımda aklıma düşüverdi çocukların, evlatlarımızın bir şeyler, yeni bir şey / bir şeyler öğrenebilmek uğruna tıkış sıkış yığıldıkları odalara sınıf adını koymuş olmamızın kapitalist kadim kültürün bir sebebi ve sonucu olduğu.
Derslik diyeceğim de ; az kalsın unutuyordum hangi kuyuya kendi ipimle ama nasıl ineceğimi
Hep yaptığını yapmak kaderse eğer, insanlık / Havva oğulları için bu kederdir de aynı zamanda
Yeni bir şeyden kaçınmak diye bir kadere tutunursak kederlere düşmek kaderin tam da kendisi gibi olur.
X sokağındaki bir evden her sabah çıkıp y mahallesindeki z okuluna giden bir öğrencinin, 5 öğretim yılı boyunca hep aynı kapıları hep aynı pencereleri görerek, hep aynı sokaklardan geçmesi yeniye kapalı olmanın bir ilk sebebi olabilir mi acaba
Her sabah okulda aynı ritüel, zil çalacak ( modernleştik ya Hababam sınıfı çağrışımı mekanik bir ses, vallahi de billahi de eski çan tipi ziller daha sıcaktı, hiç kimse o çan zillerini aynı şekilde sallayamaz iyi bir kulak seslerdeki farkı anlardı ) zil çaldıktan sonra SIRAYA girilip SINIFIN yolu tutulacak, sınıflar doldurulacak,
Haftanın bazı günleri müdür bey ya da müdüranım bazan da muavin konuşma yapsın, sonra dersliğe gir ve her gün aynı dersleri önce beş yıl sonra iki tane üç olmak üzere 6 okul yılı maruz kal, çekilir karın ağrısı değil ve fakat çekildiği içindir ki seçmen olur, reşit olunca insanlar kaybedip insanlıklarını.
Sonrası da benzerdir ve ne yazık ki Havva oğulları ve kızları değişmemeyi hatta hiç değişmemeyi matah bir marifet sanır.
Elbette ki 5 yaşında okula başlayan ile 17 yaşında orta öğretimi yirmili yaşlarda da üniversite adı ile andığımız öğretim kurumlarını bitiren insanda fiziksel bir takım değişiklikler olur, olmasına olur da yıllarca birbirini görmeyen ilkokul tanışları ‘‘ hiç değişmemişsin ’’ palavrasını duymaktan anlaşılmaz bir şekilde haz alırlar.
Şimdi bir de ihtiyarlık karşıtı tavır gelişiyor ve insanlar önce kendilerini sonra da cümle alemi inandırmaya çalışıyorlar ki insan ömrü üç bölüme ayrılır.
Çocukluk, gençlik ve orta yaşlılık.
Aslında bu orta yaş, orta doğu gibi bir şey batı değil doğu da olamaz ama batıya göre bir tehlike, Hristiyan beyaz olmayanların doğuda ve doğulu olmaması onun için orta doğu deyip çıktılar işin içinden.
Orta yaş da öyle, genç değilsin ama korkma ihtiyar da değilsin halbuki ihtiyarlık güzeldir, bırakın bu yaşlanmadın bir yaş daha hatta yeni yaş aldın safsatalarını.
Yaşlanmak ihtiyarlamak ve bunu kabullenmek keyifle kabullenmek çok güzeldir ve ihtiyar insanlara kulak verirseniz; onlardan biri diyor ki öğrenciler her gün aynı dersliğe girip de aynı öğretmenden ders almasın, her gün bir başka derslik ve bir başka anlatı..
Yepyeni ufuklar açar öğrenciye coğrafya dersini tarih fizik aritmetik dersini aynı perspektiften değil farklı perspektiften, Salı gün Ali öğretmenden Çarşamba gün Çiğdem öğretmenden dinlemek ufuk açar ve değişim önce okuldan, önce çocukla başlar
Gündem
3.Sayfa
Türkiye
Spor
Güney
Dünya
Kültür-Sanat
İhtiyarlık Evrimin Kültürel Evrimin Sebebidir
Cumhur Deliceırmak
Yorumlar