Kesmişler yiasu demeyi kesmişler sayın profesöre.
Kendisi anlatıyor .
Türkçe’nin AB resmi lisanları arasına girmesi için çok mücadele verdiğini ve bu mücadelede yalnız bırakıldığını, AB komisyonundaki UBP ve CTP temsilcilerinin ama en çok da KKTC cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın kendisini desteklemediğini yalnız bıraktığını yazıyor.
Biz Kıbrıs Türkleri gereksiz ve gereğinden çok çok kibar olduğumuz için kimse bu sayına sormadı, iyi de Türkçe AB lisanı olsun diye sen yırtınırken, listesinden seçildiğin ve dahi üyesi olduğunu varsaydığım AKEL’in AB vekilleri ve Kıbrıs için barış meleği melaikesi ilân ettiğiniz ( sen ve partin ) AKEL ne yapıyordu Türkçenin AB lisanları arasına girmesi için.
Ve Bayım, Sayın Bayım, Kıbrıs adasında taa 1912 Limasol olaylarından beri ( bak yine kibarlığım üstümde Limasol katliamı değil olayları dedim ) Kıbrıs adasında yaşayan Kıbrıs Rumları ile Kıbrıs Türkleri karşılıklı olarak cinayetler katliamlar ve hatta savaş suçu sayılacak kabahatler suçlar işledik ve sen ya da partin AKEL, kısa süre önce Kıbrıs’ta savaş kurbanları!! anıtı TEK YANLI KURBANLAR ararını alırken ne yaptınız, yoksa o sıralarda dut mu yemiştiniz de sesiniz çıkmadı
Sayın Bay, bize demek istiyorsan ki AKEL’den aday oldum ama sorun bakayım niye oldum ve biz daha sormadan diyorsan ki ‘‘ Truva atı ’’ ( bak bu benim iddiam değil o yazıdan edindiğim intibadır) yok canım sen asla Kıbrıs Türk halkının haklarını AB çatısı altında çaktırmadan savunmak için , yok sayın eski vekil bu konuda inandırıcı olman olası değil çünkü sen bunca mürekkep yalamışlığa karşı demokrasiyi kelle hesabı ile ölçüp % 82 ile % 18 asla ve kat’a hak eşitliğine sahip olamaz diyen AKEL ekolünün vekiliydin ve AKEL, senin Kıbrıs Türklerinin haklarını laf ola bile olsa dillendireceğine dair şu kadarcık şüphe duysaydı seni aralarında barındırmazlardı.
Bu sizin iç meseleniz de; hiç olmazsa bir dizi konferans düzenleyerek ATLILAR MURATAĞA katliamlarını Belçika gündemine taşıyabilir miydin ya da bir dizi yazı ile Kıbrıs adasında olup bitenleri, diz bağı nisanı sahibi bir yazıcı olarak Fransız basınında kayda geçirebilirdin .
Sayın Bay, Makarios’un Ruhani ve Grivas’ın askeri komutası altında Kıbrıs Cumhuriyeti Ordusunun, Yunan Alayı ( EDİK ), Rum Milli Muhafız Alayının ve EOKA ( ki bu Eoka örgütünün A’sı B’si arasında zerre fark yoktur) çetecilerinin 1964 yılında Dilirga – Mansura ( Erenköy ) bölgesine yaptıkları saldırıda Türkiye’nin kısmi müdahalesi ile tam bir ‘‘ zafere ’’ ulaşamamalırI ve azımsanmayacak kayıplar vermeleri üzerine AKEL Merkez Yönetim Kurulu ( Komünist jargona göre POLİT BÜRO) üyesinin ‘‘ Bu gün kahraman evlatlarımızın Yunanlı kardeşleri ile birlikte verdikleri kutsal savaşta dökülen kanları bir birine karışmış oldu, bu da bizim nasıl ayrılmaz kardeşler olduğumuzu bir kez daha tüm dünyaya gösterdiğimiz yüce bir gün olmuştur ’’ mealindeki açıklaması olduğunu da senin yazılarından birinden öğrenmiştik.
Sayın Bay yukardaki alıntıladığımız AKEL görüşünü bile bile AKEL’e üye olup aday gösterildin ve Dünya ve Kıbrıs’taki gelişmeleri, olup bitenleri etraflıca bilmeden ezberlerinde var olan Komünist sempatizanlığı ile sandığa gidip kazanasın, belki ‘ Müslümanca !! / Türkçe gonuşan Kıbrıslılar için iyi olabilir zehabıyla sana verdikleri oylarla seçilmiştin.
Türkçenin AB lisanları arasında yer alabilmesi için şans doğdu diyorsun da kim doğurdu o şansı.
İki gün önce yazdığın ve yayımlanan yazıda Türkçe için uğraştım da Tufan Erhürman bana destek çıkmadı diyorsun. Da
Da Sayın Bay, sen 2024 yılında yapılan seçimleri ‘‘ Kıbrıs Türklerinin bu sıcakta koşa koşa bana oy vermeye geldiler ’’ saptamana karşın AKEL üyelerinin seni tercih etmemeleri, sana oy vermemeleri üzerine seçimi ikinci kez kazanamadın, kaybettin ve yazında en azından benim anlamakta zorlandığım bir yaklaşımla Türkçenin AB resmi lisanı olması için bir fırsat var derken , bu fırsatı kullanmaları için niye Andros Kiprianu ya da Stefanos Stefanu’ya değil de Anastasiedes ile Hristodulis’e, sanki de çat kapı gibi gidip, bu fırsatı değerlendirmelerini istedin de sana ne demekse ‘‘ Manoli ’’ ile konuşmak gerek dediler.
Ha sayın bay
KKTC Cmhurbaşkanı Tufan Erhürman 2025 yılında seçildi sen 2024 seçimlerini kaybetmiştin.
Bir anlat kendine bakalım Tufan Erhürman’ın seni desteklemediğini nasıl ve niye söylüyorsun.
Ve aslında bir türlü anlamadığın şey, sana YİASU demeyi neden kestikleri değil niye Yiasu demeye başladıklarıydı, hesaplarına göre senden dolayı alacakları oylarla bir fazla vekil çıkaracaklardı, öyle de oldu.
Sonrası mı, sonrası Allah kerim Kerim’in kuyusu derin