Kavramlar yerinde doğru ve özenle kullanılmalıdır. İsimleri de öyle.
Misal : Kıbrıs bir isimdir ve coğrafi bir isimdir.
Kıbrıs dediğinizde eğer arkadaş arasında gündelik sohbette Kıbrıs demişseniz sorun yok ve fakat siyaset ve diplomasi dilinde Kıbrıs diyerek Kıbrıs Cumhuriyetini anlatamazsınız.
Diplomasi ve siyaset dili Kıbrıs Cumhuriyeti demenizi gerektirir aksi halde çok yanlış anlamalara ve bile isteye yanlış anlatmalara yol açabilir.
Yine Misal : Kıbrıs ortak vatanımız demeyi alışkanlık ve hatta tiryakilik haline getiren kurnaz bir parti var ki Kıbrıs ortak vatanımız dediğinde demek istediği ve hatta dediği şey KIBRIS CUMHURİYETİ’dir.
Bu kurnaz parti ne yaptığını çok iyi bilirken ne yazık ki biz öncelikle ve özellikle kavramları ve isimleri keyfimizin istediği gibi kullanarak hem kavramları isimleri kirlettik ve eskittik ve hem de meramımızın ne olduğunu hem unuttuk hem de unutturduk.
Kıbrıs dendiğinde saf bir şekilde Kıbrıs Cumhuriyeti’ni anlar ve anlatır olduk bu nedenle de çok farklı diller olan diplomatik dille gündelik dili birlerine karıştırarak ve birini diğeri yerine ikame ederek Kıbrıs Cumhuriyetini ziyaret eden değişik ülkelerden diplomatlara meramımızı anlatamadık, nları kavram kargaşası içinde dumura uğrattık.
Diplomatların dumura uğramasını önemsemesek bile kendi kendimize ne yaptığımızı artık görelim.
Kim suçlu kim haklı bu yazının konusu değil.
Kıbrıs sorunu için ortaya atılan ilk kavram ANLAŞMA idi.
Nasıl bir anlaşma derken sorunun tarafları ‘‘ FEDRASYON ’’ kavramı üzerinde uzlaştı ve fakat bir tarafın federasyonu ile öbür tarafın federasyonu aynı federasyon değildi ve hatta tarafların biri kendi içinde de federasyon kavramına farklı ve keyfince anlamlar yükledi.
İsviçre tipi federasyondan tutun da Yugoslavya tipi vs vs gırla idi, uzun uzun bi zonal ve bi comünal bölgeliliği tartıştık.
Derken 77 / 79 doruk anlaşmaları bir anlamda ortak kararımız gibi göründü ve fakat asla ortak karar de uzlaşmadık biz.
Türk tarafı Kıbrıs sorunun çözüm müzakereleri sürecinde çok kısa sürede anlaşma yerine federasyon kavramını ikame ederek neredeyse kendi manevra alanlarını kendi eliyle yok etti.
Biz federasyon dediğimizde gerçek anlamı ile bir anlaşma ve gidecek barışı anlamlandırırken anlaşma kavramından fena halde korkar olduk ve nerdeyse elimizde keskin nişancı tüfeğiyle federasyondan başka her hangi bir kavramı dillendiren bizimkilere ateş eder olduk.
Beri yandan sorunun diğer tarafı içinse federasyon kavramı bütün içeriğiyle müzakere müzakere yine müzakere anlamında oldu hep.
Nitekim Anastasiedes yıllar süren uzun bir müzakere sürecinin sonunda Türk Cumhurbaşkanına kategorik olarak karşıyım diyerek bir başka müzakere sürecine / masasına kadar masayı devirip Kıbrıs’a dönmedi Kıbrıs cumhuriyetine döndü.
Biz çözüm ve barış istiyoruz Hristodulis’te billurlaşan Elen siyaseti hegemonya peşinde.