Bana göre takdir edilecek bir misyon yüklenen gazeteci Sefa Karahasan’ın Güney’imizle ilgili haber ve saptamaları ilginç! “Rum Liderden Çarpıcı Kıbrıs Mesajları / Kıbrıs Sorununun Çözümü Tamamen Adil Olmayacak!” başlıklı sosyal medya paylaşımı da ilginç!
İlk anda, Christodulides’in Kathimeri’ni gazetesine söyledikleri insana olumlu/makul gibi gelebilir. Hatta genellikle olumsuz ve bağnaz bir Elen milliyetçisi olarak algılandığı için (en azından bendeki algısı böyle) “başına taş mı düştü” diye geçebilir aklınızdan! Gerçekten de “bugün içinde bulunduğumuz durum ne sürdürülebilir ne de Kıbrıs Rumlarının ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin geleceğini güvence altına almaktadır’’ diyebilmesi ve Gazze’de yaşanan soykırımı da işaret ederek Kıbrıs’ta bir çözümün olması gerektiğini vurgulaması şaşırtıcıdır.
Bir de, Annan Planı’nın en belirgin özelliklerinden biri olan “yapıcı belirsizlik” anlayışına karşı çıkışı ilginçtir: “Hiçbir şekilde yapıcı belirsizlik yok. Kıbrıs sorununda yapıcı belirsizlik tehlikelidir. Örneğin güvenlik ve garantiler konusunda ya Türkiye Kıbrıs’ta garantör haklarına devam edecek ya da etmeyecek. Orta yol veya yapıcı belirsizlik yoktur. Ne sürece gireceğiz ne de en ufak belirsizlik içeren bir sonuca varacağız.” Doğru söze ne denir?
Bunun dışında söylediklerinin, özde daha önce söylediklerinden pek farkı yoktur, fikri neyse zikri de odur niteliğindedir.
***
Christodulides diyor ki, “Kıbrıs sorununun çözümü tamamen adil olmayacak, çünkü tamamen adil bir çözüm 1974 öncesi duruma geri dönmeyi gerektirir. Önemli olan vardığımız ve çözümün işlevsel ve sürdürülebilir olmasıdır.”
Yani demek istiyor ki, Zürih-Londra sistemi, eşitliği ve Türk garantisini getirmişti, yeni düzende bu olamaz. 1963’te başlayıp günümüze kadar tek adım gerilemeyip ısrarla sürdürdükleri gibi, eşitlik ve garantörlük olmayacak.
Daha ilk günden 1960 sisteminin işlevsel ve sürdürülebilir olmadığını iddia ediyordu Rum liderliği! Christodulides de öyle diyor: “Önemli olan vardığımız çözümün işlevsel ve sürdürülebilir olmasıdır.” (Vay be!)
***
Kıbrıs sorunun çözülmesinin, Türkiye, Kıbrıslı Türkler ve Rumlara fayda sağlayacağını ve Kıbrıs konusunda Türkiye’nin öneminin asla göz ardı edilmemesi ve “Türkiye’nin Kıbrıs konusunun çözümünde mutlaka bir fayda görmesi gerektiğini’’ söylemiş Rum lider. Ağzındaki baklayı da çıkarmış: “Türkiye’ye faydalar sunabilecek tek aktör Avrupa Birliği’dir. Vize serbestisi, AB-Türkiye Gümrük Birliğinin güncellenmesi ve AB ile genel iş birliği Ankara için son derece önemlidir. Türkiye şu ana kadar hiçbir şey almadı’’ ifadelerini kullanmış.
Bildiğimiz havuç politikası! Her zamanki gibi Kıbrıs Türklerini devreden çıkararak Türkiye ile anlaşma politikası! Cevizcinin çuvalından (AB’den) Türkiye’ye, sus payı olarak istenildiği anda geri çekilecek cevizler verilecek ve Türkiye bunları yutup istediklerini verecek! (Vay be!)
***
Başka şeyler de söylüyor Rum lider ama önemli olanın, özde ve bütünsel olarak değişen bir şey olmamasıdır. Yani başına taş düşmüş değil Christodulides’in! Benim değerlendirmem öyle!