Bileylerdik öfkemizi, sevdamızı.
Bileyi taşı insan hayatında önemli yeri olan bir taştır.
Sarayönü’ndeki dikilitaş öfkemizin bileyi taşıydı ve öfkemiz sevdamızdan ayrı düşmedi hiç

Öfkesi olmayan bir insanın sevdası da olamaz.
Öfkenin akılla yoğrulmasının bir diğer adı da bilinç olabilir mi.
İnsan olmanın gerekliliklerinden mahrum bırakılmak değil midir öfkenin temel sebebi ve öfkenin akıl süzgecinden geçirilmiş halinin bir diğer adı da umut değil midir.

Sömürgede yaşadığını fark ettiği gün öfkelenmeye başlamıştı insanlar.
Ve öfkelerini söze dökmek için toplanıyorlardı nerde.
Sarayın önünde.
Nerde dikilitaş da.

Espri gelir öfkenin arkasından. Bilince dönmüş öfkenin bir adı da mizahtır.
Anlat derdini dikilitaşa, sömürge idaresine karşı bileylenmiş öfkenin sömürge valisi ile taşı birebir eşlemesinin sonucu değil miydi.
Ve neden insanların öfkelerini anlatmak için toplandıkları meydanın adı Sarayönü oldu.

Öfkenin bitmesini kim beklerse yanılır çünkü öfkesi bitmiş insanın kavgası da olmaz.
Bileylerdi öfkemizi sömürge döneminden sonra başkaları da
Ve şiirler döktük yollara

Dikilitaşın karşısındaki sarı taş binaya dair şiirler dikilitaşa denk olan taşlardan da söz ettik şiirlerde.
Şiirsiz ve öfkesiz ve mizahsız olmuyor
Olmuyor ama öfkemizin bileyi taşını kırdı birileri. Öfkelenemiyoruz artık.

Mizaha vuralım salt mizaha
Ülkemizde kene vardır
Evet doğrudur
Vardır

Ve
Dal deyince
Kökler
Kökler deyince su
Su ki çekirdektir şiire
Şiir kime söylenmekte
Neyi söylemekte