120 bin türk ve 500 bin elen ve maronitler, ermeniler, yaklaşık verdiğim bu rakamlar da gösteriyor ki Kıbrıs adasını gerilime, çatışmaya ve sonunda düpedüz savaşa sürükleyen olayların eylemli, silahlı olarak başladığı 1950 li yıllarda ada nüfusu 700 bin dolayındadır.
İngiltere, Fransa, Türkiye gibi ülkelerde bir mahalle nüfusu çoğu zaman 700 bin ve üzeridir. Bu kadar az nüfuslu bir ülkede, ülkenin en güçlü ve etkili partisi, kendini komunist olarak tanımlıyorsa ve bu gerilim çatışma ve savaş hali 70 yıldır sürüyorsa tanımlamada, bir yanlışlık vardır.
Gel gör ki ortada gerçek anlamda bir yanlışlık değil ama fakat düpedüz ve büyük bir yalan vardır.
AKEL bir komunist partisi değildir, yalan söylemiştir, söylüyor ve belli ki söylemeye de devam edecektir.
‘EOKA’nın yurtsever üyelerinin ve ileri gelenlerinin sömürgeciye karşı giriştikleri faaliyetlerde, ölümü hiçe sayarak ölümsüzlüğü hak ettikleri bir gerçektir. Şeref ve onurun her türlüsünü hak ediyorlar’ Dimitris Hristofyas SESSİZLEŞTİRİLEN TARİH. sayfa 13-14. Heterotopia yayınları. Çeviren, Yusuf Mustafa- Vula Harana. Yayına hazırlayan, Niyazi Kızılyürek.
Evet sorumuz basit, EOKA hangi yurdu seviyordu ki, onların üyelerine yurtsever diyebiliyor bay Hristofyas, 2016 yılında bile. Biliyoruz ki EOKA nın tek ve kendilerince kutsal amacı Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamak idi. 
1950 li yılların atmosferinde bütün kıbrıs elenleri için ENOSİS emeli, en azından benim için anlaşılabilir, komunist olan ya da komunist olduğunu iddia eden elenler hariç olmak üzre.
1946 doğumlu olan bay Hristofyas,  çocukluk ve ergenlik yaşlarında kendini enosis emeline kaptırmış olabilirdi ve fakat 2016 yılında yazdığı kitabında, EOKA cılara ‘ölümsüzlük’ payesi veriyor olmakla yetinmeyip bir de üstüne ‘şeref ve onurun her türlüsünü eklemesi, yaşı 70 i geçmiş, ikbalin her türlüsünü, Ezekias Papayuannu tarafından İŞARETLENMİŞ olması dolayısı ile yaşamış olan bu zatın da, tıpkı kendinden önceki AKEL Genel Sekreteri olan ve kendini de,her halde aynı akılda ve yüreksizlikte olduğu için işaretleyen Ezekias Papayuannu gibi, önce has, ari bir ELEN ve ondan sonra da tanrısı ne kadar izin verirse o kadar komunist olabilen bir siyasi bezirgan olarak damgalamaktadır tarih, kendi yazdıklarıyla.
Diyelim ki; birinin akıllı olduğunu iddia edeceksiniz ya da kuvvetli.  Ne dersiniz,  Misal Einstein kadar akıllı, fil gibi kuvvetli dersiniz. Yok hayır Einstein bunun kadar akıllıdır ya da fil şunun kadar kuvvetlidir diyeni, yazanı gördünüz mü. Hayır görmediniz, söylenmez böyle bişey, yazılmaz asla. İdealize ettiğinizi örnek alır, söyler ve yazarsınız.
AKEL Genel Sekreteri Hristofyas şöyle yazıyor kitabının 25. Sayfasının son paragrafında,  ‘çocuk yaştan itibaren solun yurtsever bir güç olduğuna, EOKA savaşçıları gibi anti emperyalist bir güç olduğuna inanmıştım. Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesi yolunda ikimiz de ayni mücadeleyi veriyorduk. Grivas’ın solu mücadele dışında bırakmak istemesi ayrı tabii.’
Fikri neyse Hristofyas’ın, zikri de odur. Çocukluğunun üstünden yıllar geçmesine karşın çocukluğunda idealize ettiği şeyi 2016 yılında da idealize ediyor ve komunist bir aklı ve yüreği, diğer anti emperyalist, yurtsever akıl ve yüreklere örnek vermeyip tam tersi Grivas gibi bir anti komunisti ve onun önderliğiyle onur duyan EOKA  yı, komunist ve yurtsever akıl ve yüreklere örnek göstermeye çalışıyor.
Hiç şaşırmadım. Hristofyas bir komunist olmadığı gibi partisi AKEL  de tarihi boyunca komunist olamamış, Makarios ve Grivas’tan, haliyle biraz farklı ellenist parti olmuştur ve  bu ellenistik sıffatı da, Ezekias Papayuannu ve onun işareti ile Genel Sekreter olan Hristofyas sayesinde hak etmiştir.