Huzur, mutluluğun neredeyse eş anlamlı kavramıdır. Belki pratik kullanımda ince ayrımlarla az farklı kullanımları olabilir. Çok ince ayrımlarının olması da olasıdır. Ancak pragmatik kullanımında eş anlamlı oldukları kesindir. Amaçları da hemen aynıdır: Doğanın katı kurallarını yumuşatarak yaşamı yaşanır hâlde korumak.
Deprem olur ara ara; koca bir ülkeyi yakar, yıkar. Altından çıkılması zor yaralar bırakır geride. Bir de tahribatların en önemlisi, bu feci yarayı telafi edecek olan geride kalan acılı insanların ruhsal durumudur.
Evet, barınma ve gıda destekleri yapılmaktadır garip depremzedelere. Ama ne kadar kaldı ki moralleri geçirdikleri felaketlerden sonra...
Şimdi artık omuz omuza gelerek ve zaman sınırını aşarak iyileştirmeye uğraşsınlar bu yaraları, yüzde yüz telafisinin olmadığını bilmelerine rağmen.
Zor ama insan, depremi deprem alanlarından yok edecek bir güce sahip olamaz. Doğaya hükmedemez suçlu arayarak.
Zaman süreci çok önemli. Zaman, didişme ve ayrışma zamanı değil; bir olma, birlik olma zamanıdır. Bilinsin ki süreç arttıkça zayiat da artar.
Geride binlerce yıkık barınak, binlerce acil bakım bekleyen hasta ve yaralılar var. Tek bir koşul kalır geride: Halka moral vermek ve kolları sıvayarak işbaşı yapmak.
Bence tek gündem bu olmalıdır deprem nedeniyle ağır yaralar almış bir ülkede: Yeni bir kurtuluş savaşı başlatmak ve Allah’ın izniyle bu savaşı da zaferle bitirmek.
Hepinize moral ve sabır; ayrıca yüce Tanrı’dan müşfik yardımlarını esirgememesini dilerim.
El birliği, gönül birliği ve bölünmeden, parçalanmadan, sevginin esrarengiz gücü sayesinde bu savaşın zaferle sonuçlanacağına eminim.
Gazamız Mübarek Ola
Teoman Ersöz
Yorumlar