Mutlak Butlan kararından beri deyim yerindeyse şimdi iki CHP var, biri Özgür Özel’in CHP’si, diğeri de Kemal Bey’in CHP’si.
Ya da iki başlı bir CHP var, biri seçilmiş Genel Başkan olarak Özgür Özel, diğeri de bizzat Kemal Bey’in deyimiyle adalet olmayan bir ülkede yargı kararıyla partinin Genel Merkezi’ne kapıları kırdırarak polis zoruyla giren Kemal Kılıçdaroğlu.
Eğer bir partide böyle bir manzara varsa çözüm nedir, çözüm yeri neresidir?
Demokrat olan, demokrasiye inanan her adamın buna vereceği cevap bellidir:
-Çözüm yeri kurultaydır, çözüm yetkisi de kurultaydadır.
Çünkü demokrasilerde her partinin en yüksek karar organı tabandır, yani parti üyelerinin seçtiği delegelerdir.

***
Kemal Bey demokrat bir adam olsaydı hiçbir talep olmasa bile derhal kurultay çağrısı yapması, kurultay kararı alması gerekirdi.
Oysa tam tersini yapmakta, kurultaydan yani milli iradeden kaçmak için akla gelebilecek her türlü bahaneyi üretmekle meşguldür.
Çünkü demokratlıkla ve demokrasiyle en küçük bir ilişkisi kalmamıştır.

***
Kemal Bey kurultaydan kaçmak için mutlak butlana hükmeden mahkemenin ihtiyati tedbir kararına sığınmakta ve “tedbir kararı var, tedbir kararı kurultayın toplanmasına engeldir, dolayısıyla istesek bile kurultayı toplayamayız” demektedir.
Bu söylediği tamamen gerçek dışıdır.
O mutlak butlan kararında ve/veya tedbir kararında kurultayı önleyici nitelikte tek bir söz bir yana bir nokta ve virgül bile yoktur.
Kurultayı önlemek için Kemal Bey’in ürettiği bütün bahane ve gerekçeler gerçek dışı ve uydurmadır.
Bunu Kemal Kılıçdaroğlu ve avukatları da bilmektedir.
Bir hukukçunun mutlak butlan ve/veya ihtiyati tedbir kararının kurultayı önlemediğini bilmemesi mümkün değildir.
Kemal Bey kurultaydan kaçmaktadır, çünkü tekrar etmeliyim ki demokrat bir şahsiyet olmaktan uzak bulunduğu artık açıkça ortaya çıkmıştır ve de Kemal Bey olası bir kurultayda kesin ve eşi görülmemiş bir hezimete uğrayacağını gayet iyi bilmektedir.
Kemal Bey kurultayda feci bir Osmanlı tokadı yemekten kurtulmak için kurultaydan kaçmaktadır.
Kurultaydan kaçmak için uydurduğu bahane ise insanı utandıracak derecede gerçeklikten yoksundur.
Ben sorarım:
-O mutlak butlan ve/veya ihtiyati tedbir kararında kurultayı önleyecek tek bir kelime bile var mıdır, varsa gösterin de biz de görelim.
Gösteremezler, çünkü yoktur.

***
İhtiyati tedbir kararında söylenen özetle şudur:
Özgür Özel ve onun dönemindeki parti organları görevden alınmış, Kemal Kılıçdaroğlu ve onun dönemindeki parti organları göreve iade edilmiştir.
Hangi organlardır görevden alınan ve göreve iade edilenler?
Tabii ki kurultay ve parti meclisi.
Başka bir ifadeyle Kemal Kılıçdaroğlu dönemindeki kurultay üyeleri ve parti meclisi üyeleri göreve iade edilmiştir.
Üstelik göreve iade edilen kurultay delegeleri ve parti meclisi üyeleri Kılıçdaroğlu döneminde seçilmiş kişilerdir.
Yani göreve iade edilen bu organların herhangi bir karar almasında, meselâ kurultayın toplanması kararının verilmesinde önlerinde herhangi bir hukuki engel yoktur.
Böyle bir engel olmadığı içindir ki Kemal Kılıçdaroğlu koltuğa oturur oturmaz partide çalışan emekçileri hem de bayrama bir gün kala yani arife günü işten çıkarmıştır.
Öyle bir engel olmadığı içindir ki Kemal Bey’in avukatları mahkemelerde Kemal Bey’i temsilen işlem yapmaktadırlar.
Öyle bir engel olmadığı içindir ki Kemal Bey koltuğa yapışır yapışmaz CHP’nin namus erbabı hukukçularını bile işten atmıştır.

***
Kemal Bey Genel Merkez’de her istediğini yapıyor, Kemal Bey’e göre tedbir kararı buna engel değil.
Bir zamanlar emekçi geçinen emek şampiyonu Kemal Bey 1998’den beri partide çalışan emekçileri hem de bir bayram günü insafsızca kapı önüne koyabiliyor, Kemal Bey’e göre tedbir kararı buna da engel değil.
Kemal Bey parti meclisini toplantıya çağırıyor, Kemal Bey’e göre tedbir kararı buna da engel değil.
Kemal Bey meclis grubunda konuşmak istiyor, Kemal Bey’e göre tedbir kararı buna da engel değil.
Ama Kemal Bey’e göre tedbir kararının önlediği bir tek şey var, o da kurultayın toplanıp Genel Başkan seçmesi.
Yemezler Kemal Bey yemezler.
Sen kimi kandırıyorsun?
Milleti aptal yerine koymaktan vazgeç.
Hiç mi yüzün kızarmıyor bu bahaneleri uydururken ve de milli iradeden kaçarken?